BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yöneticimiz uyuyor mu?

Yöneticimiz uyuyor mu?

Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun Hagi’ye verdiği 6 maçlık ceza; hakem camiasını da kızdırdı. “Bu ceza yeterli mi?” diye birkaç hakeme sorduk.



Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’nun Hagi’ye verdiği 6 maçlık ceza; hakem camiasını da kızdırdı. “Bu ceza yeterli mi?” diye birkaç hakeme sorduk. Aldığımız yanıtlar, hiç de içaçıcı değildi! Bir oyuncunun dakikalarca hakemin peşinde koşturduğu, ayağına basıp tükürdüğü bir olaya böylesine “ucuz” bir fatura kesilmesini “şaşırtıcı” bulduklarını söyleyen hakemler, PFDK’yı eleştirirken, Genel Başkan Metin Tokat’ı da “sessiz” kalmakla suçluyor. “Verilen ceza çok komik” yorumu yapılırken, Hagi’nin davranışlarının uluslararası üne sahip bir futbolcuya “yakışmadığını” belirten hakemler; “Bu ceza; yeni olaylara davetiye çıkarmaktır. Ceza caydırıcı olmayınca, olayların önü alınamaz. Bundan sonra hakemlere yapılacak bir saldırının sorumlusu kim olacak?” sorusunu soruyorlar. Camia olarak fazla konuşma haklarının olmadığını ve kendilerini savunması gereken kurumların da “pasif” davrandığını öne süren hakemler, MHK Başkanı Bülent Yavuz ve Genel Başkan Metin Tokat’ın daha “aktif” rol almasını istiyor. “Metin Tokat’ın başkanlığını yaptığı Türkiye Hakem ve Gözlemciler Derneği Genel Merkez Yönetimi, Hagi olayında sınıfta kaldı. Medyanın büyük bölümü bile bu cezanın hafifliğini eleştirirken, bizde ‘tık’ yok! Bu dernek kimin derneği? Neden korkuyorlar, kimden çekiniyorlar, anlamak mümkün değil... Böyle bir olayın arkasından çıkıp gerekli tepkiyi gösteremeyen Tokat, hakemlerin sahipsiz bir toplum olduğu imajını veriyor. Camia rencide ediliyor. Acaba konuşursam maç alamam korkusu mu onun böyle sessiz kalmasına neden oluyor?” diyen bir hakemimiz, uzun süredir zaten etkili bir faaliyeti olmayan, hakemlere yapılan saldırılar karşısında dahi sadece bir kınama yazısıyla durumu “idare” eden Tokat ve ekibinin “kimseyle kötü olmayayım” politikası güttüğünü ifade ediyor. Suçlamalar ağır! Metin hocaya duyurulur!.. KISA... KISA...KISA... KISA...KISA... Bülent’e gösterdiği kırmızı kartın altında “ezilen” ve “gülünç” bir penaltı kararı veren Cem Tosyalı, kendini de ateşe attı!.. Bu sezon gösterdiği yüksek performans nedeniyle bir büyük takım maçına atanan ve “vitrin maçların hakemi” olma şansını yakalayan Tosyalı, ne yazık ki; bu fırsatı iyi değerlendiremedi. Liglere verilen bir haftalık ara, hakemlerin de işine yaradı. Tatil, son haftalarda camia üzerinde oluşan baskının yıprattığı sinirlere iyi gelecek, hakemler hiç olmazsa bir müddet maçsız günlerin tadını çıkaracak!.. MHK, önümüzdeki hafta oynanacak G.Saray-Beşiktaş maçına hakem arıyor. “Tansiyonun” zirveye ulaştığı şu günlerde maçın önemini de gözönünde bulunduran Bülent Yavuz ve arkadaşları, zor bir seçim yapacak. Dev maç için Orhan Erdemir, Bülent Uzun ve Muhittin Boşat’ın ismi geçiyor. İki takım arasındaki ilk maçı yöneten Mustafa Çulcu’nun ise şansı az. Ancak Metin Tokat’ı da unutmamak gerekiyor!.. Kötü bir maç yönettiği için “yerin dibine sokulan” Erol Ersoy’a gerekli moral; UEFA’dan geldi!.. O, “malum” maçtan sonra büyük bir çöküntü içine giren ve hakemliği bırakma noktasına kadar gelen İzmirli hakem, dileriz Avrupa’dan kafasını “olaylardan” arındırmış olarak döner. Talihsiz açıklamalar!.. MHK Başkanı olduğu dönemlerde “devrim” niteliğinde uygulamalara imza atan, yepyeni bir yönetici “imajı” çizerek bir devre “damgasını” vuran Ahmet Güvener, uzun süren sessizliğini geçtiğimiz hafta içinde bozdu. Arka arkaya çıktığı TV programlarında bir döneme “ışık tutan” Güvener, bazı ifşaatlarda da bulundu! Futbolun “en gergin” günlerini yaşadığı bir ortamda, teşvik priminin konu edildiği bir programda geçmiş defterleri karıştırarak olaylara “çanak” tutmak ne derece doğru bilinmez ama Ahmet Güvener’in bu “reyting tuzağına” düşmesi gerçekten çok yadırgandı. Hakemler üzerine yapılan spekülasyonlar henüz tazeliğini korurken, yıllar önce düdüğünü duvara asan Serdar Çakman hakkında ortaya atılan iddialar, kafaları karıştırdı! Güvener, belki de G.Saraylı olduğunu açıkladığı için başına gelenleri haketmediğini düşünerek, “Bakın ben G.Saray’ı bile kollamadım” örneğini vermek için bu olayı masaya taşıdı ama bizce doğruyu yapmadı. Adeta yangına “körükle” gitti!.. Camia içinde yaşanan problemlerin çözüleceği yer, TV ekranları olmamalıydı. Olay eski de olsa, müessesenin saygınlığı ön planda tutulup, kendi içlerinde bu konuyu çözmeleri daha uygun olurdu. Hassas bir kurumun “yönetici sorumluluğu” bunu gerektirmez miydi? Görev yaptığı dönemde son derece başarılı işlere imza atan, dürüstlüğünden asla şüphe etmediğimiz Ahmet Güvener, doğruları yapmanın rahatlığıyla bu mevzuları açmada bir sakınca görmemiş olabilir. Ancak yine bu programdan “hasarlı” çıkan Türk hakemliği oldu. İnsanlar ister istemez, “Daha önce böyle yapıldıysa, şimdi de yapılıyordur?” düşüncesiyle hakem kurumuna gerekli “güveni” göstermez, her karara “şüpheyle” bakar! Bundan da hakem camiası yara alır. Türk sporu yara alır. “Düşürelim” gayesiyle uğraşıldığı söylenen “tansiyon” daha da yukarılara çekilir!.. Bilmem yanlış mı düşünüyoruz?
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86072
    % 1.74
  • 6.0742
    % -0.37
  • 6.8075
    % -0.15
  • 7.7293
    % 0.17
  • 251.383
    % -0.09
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT