BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Suçu komiklik!

Suçu komiklik!

Abdullah Şahin, nâm-ı diğer ‘Nokta’, hatıralarını topladığı ikinci kitabı “Vesikalı Komik”te, Türkiye gerçeklerini kendi mizah penceresinden yansıtıyor.



Sadece TRT’nin olduğu dönemlerde siyah-beyaz televizyonlarımızda bizleri güldüren bir ikili vardı: Nokta ile Virgül... Onlar, Türkiye’yi en çok güldüren adamlardı. Bir süre sonra yolları ayrıldı ama Nokta, enerjisini hiç yitirmedi; parodiler, diziler ve tiyatro derken şimdi de yazarlara taş çıkartırcasına bir kitap yazdı. İkinci kitabı olarak kaleme aldığı “Vesikalı Komik” (Güven Kitap, 0 212 512 12 70), tamamıyla başından geçenlerin yer aldığı bir eser. Hepsi gerçek, hepsi yaşanmış. Öylesine akıcı ki, elinize aldınız mı bitirmeden bırakamıyorsunuz. Bölüm bölüm olduğu için de sıkmıyor. Özellikle “Şarkıcı İso” bölümünü okurken gülmekten çenesi kilitleniyor insanın. Kitap bittiğinde geriye dönüp, en çok güldüklerinizi tekrar gözden geçirmeden edemiyorsunuz. Sıcak karşılama Nokta’yı, Tarabya’daki evinde ziyaret ediyoruz. İlk gördüğümüzde kitabında yazdığı komik anılarından biri geliyor aklımıza; kısa boyundan dolayı ilk kız arkadaşının ona “Aaa, sen otururken bir şeye benziyordun. Amma kısaymışsın ha! Yerinden hiç kalkma otur” deyip aynı gün onu terk etmesi ve ardından Nokta’nın hayatında tekrar ayağa kalkmamak üzere tekerlekli iskemle almak için para biriktirme hikayesini... Oldukça sıcak karşılıyor bizi, belki de yaşının verdiği bir ağırlıkla bir komedyen havasını sezemiyoruz. Eski TRT yıllarından bahsediyor, çok popüler olduğu dönemlerde başından geçenler, gazino programları, özellikle TRT’deki Bizden-Size programı için hazırladıkları parodilerde yaşadığı çok komik olaylar bizleri çok güldürüyor. Komiklikte sanık “Vesikalı Komik ismini nereden buldunuz” sorusuna Nokta’nın verdiği cevap oldukça ilginç: “Bir zamanlar kıymetli, değerli, bulunamayan metalar vesika ile verilir ya da dağıtılırmış. Savaşlar, kıtlıklar, kuyruklar devri bitmiş. Her şeyin tersi olacak ya; bu kez de değersizler vesikalandırılmaya başlanmış. Hamamcıya, konsomatrislere, meyhanecilere, komik ve benzerlerine vesikalı olma zorunluluğu getirmiş devlet baba... Gazinolarda komik olarak çalışırken, gittiğiniz her ilden vesika almak zorunluluğu vardı. Bir bölümünde suç hanesi yazılı idi: Karşılığında siz ne iş yapıyorsanız daktilo ile onu yazıyorlardı. Hani derler ya, komiklikte sanık”... Buza yazı yazmak Bu kitabı niçin yazdığını sorduğumuzda, bir komedyen edasından sıyrılıp, yıllanmış edebiyatçı havasına bürünüyor Abdullah Şahin, “Anadolu’nun ücra köşelerinde sayısız mutlu anılarım oldu, oradan ayrılınca hiçbir şey kalmıyor. Bizimkisi ‘Buza yazı yaz, eriyip gitsin’ türünden bir şey, ben de yaşadığım sayısız komik olayları yazdım, herhalde iyi de ettim” diyor. Söyleyişimizin devamında, “İnsan Maymunu” adındaki ilk kitabından bahsediyor bize, şimdiye kadar 15 bin sattığı öğreniyoruz: “Bu rakam benim için yeterince yüksek, ancak beni üzen tek şey sadece Necef Uğurlu dışında hiçbir meslektaşımın beni aramadı, hiç olmazsa eleştiri babında destek olmalarını beklerdim onlardan, ama ne yazık ki, hiçbiri aramadı, sanırım Türk tiyatrocusu kitap okumuyor.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT