BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şimdi ne olacak?..

Şimdi ne olacak?..

Seçim sandığından koalisyon çıktı. İşin ucunda ölüm yok.



Seçim sandığından koalisyon çıktı. İşin ucunda ölüm yok.Türkiye, hem tek partili, hem de koalisyon dönemleri gördü. Tek partili iktidarların başarısı, ancak programları ve bir şeyler yapmaya hevesleri varsa mümkün oluyor. Takım yoksa, bürokratlar ayak sürüyorsa, hükümetler hiçbir şey yapamıyor... Türkiye’de köprünün altından çok su aktı. Şartlar da değişti, oyunun kuralı da... İktidar, kamuoyunun istemediğini asla yapamıyor... Ne yapacaksa, vatandaşın desteğini alıp, öyle yapıyor. Onun için de, önce kamuoyu oluşturuyor. Kamuoyuna rağmen yapmak isterse, üç gün içinde tepetaklak düşüyor. Bunların örneğini çok gördük. Peki, kamuoyu nasıl oluşturuluyor?. İşte incelik burada!. Hükümet, bir şey yapacaksa, gönüllü kuruluşları devreye sokuyor, medyayı kullanıyor. Onların desteğiyle kamuoyu oluşturuyor. Esasında, seçilmiş siyasiler vekilse; gönüllü kuruluşlar vatandaşın sesi, soluğu. Türkiye’de gönüllü kuruluş deyince, mesleki oda ve birlik gibi sivil toplum örgütleri akla geliyor. Maalesef, Türkiye’de esas gönüllü kuruluşların çok ama çok zayıf olduğu gibi, geriye dönüp bakıldığında, mesleki kuruluşların ise, ekseriyetle tarafgir davrandığı görülüyor. ÖNCE MENFAAT Gönüllü kuruluşların başına geçen kişiler, meslektaşlarını temsil, onların menfaatini takip etmek yerine, genellikle kendi menfaatlerini öne çıkarıyor. Yani gövde değil, baş önemli oluyor. Türkiye’de baş olmak isteyen, başka başlarla işbirliği yapıyor. İşbirliği yapılacak en sağlam baş ise, daima, siyasetçi oluyor. Böyle bir yapılanma sonucu, siyasi otorite ile sivil toplum örgütünün başındaki bir avuç insan hemen organize olup, menfaat birliği içine giriyor. Şayet, sivil toplum örgütünün başı, iktidar sofrasında yer bulamamışsa, muhalefet partileri ile flörte başlıyor. Onun derdi de, yarına hazırlık yapmak oluyor. Bürokrasi ancak ve ancak, güçlü hükümetlere boyun eğer, iş yapar. Hükümetlerin otoritesi azaldıkça, bürokrasi, alternatif otoriteye kuyruk sallamaya başlar.. Demek ki, bürokrasinin işleyebilmesi için güçlü hükümetlere ihtiyaç var. Kamuoyu, bir noktaya odaklanırsa önünde engel duramaz. Koçbaşı gibi vurduğu kapıyı devirir, tosladığı duvarı yıkar. Seçim öncesi, özelleştirmede biri, ‘ben alacağım’ dedi; diğeri ‘sana yedirtmem’, diyerek etrafına çamur attı. Hükümet ise, ‘ona değil de buna vereyim’, telaşına düştü. Sonuç ne oldu?.. Sistem tıkandı ve erken seçime gidildi. Şimdi kurulacak olan hükümetin bu olaya dikkat etmesi lâzım. Oda, birlik gibi mesleki kuruluşların ve sendikaların başındakileri siyasete karıştırmaması ve onları hepten de sinek gibi küçük görmemesi gerekiyor. Kendisi de vatandaşı yanıltmamalı, gönüllü kuruluşların yanıltmasına fırsat da vermemeli. Eğer bu denge iyi kurulmazsa, siyasi arena toz-duman içinde kalır ve sapla saman birbirine karışır. Kavgalar tekrar başlar, ülkede hır çıkar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT