BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Uluğbay, Reformlar yapılmalı

Uluğbay, Reformlar yapılmalı

Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay, Türkiye’nin her yıl en az 1 milyon 200 bin kişiye iş bulması gerektiğine dikkat çekerek, bu sebeple ekonominin her yıl yüzde 3-4.5 oranında büyümesi gerektiğini söyledi.



Başbakan Ekonomik İşler Yardımcısı, Devlet Bakanı Hikmet Uluğbay ile ekonominin genel durumu hakkında geniş bir sohbet yaptık. Kışlalı- IMF ile bazı temel konularda yaptığınız görüşmelerde mutabakata varılan hususlar neler? Dört önemli reformdan söz ediliyor. Uluğbay- Bu konuların, Türkiye’nin gereksinim duyduğu konuların IMF ile görüşmeler çerçevesinde ele alınmasını reddediyorum. Bunun sebebi de konuşulan konuların, Türkiye’nin ekonomik çıkarları ve vatandaşın daha iyi ekonomik ortamda yaşamasına hizmet edecek hususlar olmaları. Onun için bakış açısı içine IMF veya Dünya Bankası’nı sokmaya gerek kalmıyor. Kışlalı- Ekonominin çok yönlü oluşundan söz ediyorsunuz? Uluğbay- Ekonomi birçok bilinmeyenli bir denklem. Bunun bütün unsurlarını dikkate almazsanız kalıcı bir çözüm üretemezsiniz. Sonra bu konuyu tartışırken lisede okuduğumuz bileşik kaplar teorisini hatırlamalıyız. Bir yerde alınan karar bir başka yeri değişen dozajda etkiler. Onun için sadece bir iki nokta üzerinde durmamalısınız. İŞSİZLİK SORUNU Kışlalı- Ekonomide ana hedef nedir? Uluğbay- Türkiye her yıl en az 1 milyon 200 bin kişiye iş bulma durumundadır. Ekonomi konuşulurken bu gerçek gözardı edilmemeli. Ekonomi her yıl yüzde 3 ile 4.5 arasında büyütülmeli. Bir sene daha fazla bir sene daha az olmamalı. Bunu 10-15-20 sene sürdürmelisiniz. Bunu sağlamak da yatırım demektir. İşletme sermayesi demektir. Bunlar için kaynaklardan biri vergiden diğeri de halk tasarruflarından oluşur. Yeterli değilse başka yerden aranır. Dış kaynak aranır. Vergi geliri ulusal gelirin yüzde 15’i civarında kalmış yıllardır. Başka ülkelerde bunu misliyle geçiyor. Kışlalı- Vergi gelirini arttırmadınız mı? Vergi reformları yapıldı. Uluğbay- Önemli artmalar bu reformlarla sağlandı. Yıllardır kamu gelirini artıracak vergi reformunu hiçbir iktidar yapmadı. Kışlalı- Bundan sonra da zorunlu tasarruflarda yapılması gereken artırıcı önlemler var mı? Uluğbay- Var. Bir vergi yasası daha çıkarmak lazım. Kışlalı- Geçen vergi reformuna eklenmesi gereken bir şey var mı? Denetim konusunda özellikle. Uluğbay- Bir kere uygulamasını beklemek lazım. Denetim mekanizmasını da geliştirmek lazım. Kural koydunuz mu, denetleyebilmeniz lazım. Yeni vergi yasası, gelir beklentisini yüzde 19 civarına çıkarmayı hedefledi. Önemli bir kazanım bu. Vatandaş tasarrufu da azami noktada. Çünkü yüzde 30 reel faiz var. DIŞ KAYNAK İHTİYACI Kışlalı- Dış kaynak ihtiyacı da var herhalde? Uluğbay- Tabii. ABD bile geçen asırda bu durumdaymış. Aldığı dış borcu akıllıca yatırmış. Bugünün güçlü ekonomili ülkeleri geçen asırlarda hep borçlanan ülkelermiş. Türkiye’nin dış krediye ihtiyacı var. Rusya krizi dolayısıyla 7 milyar dolar çıktığı için bu faizler düzeyindeyiz. Kışlalı- İç borçlarda bazı yöntemler uygulanarak baskı hafifletilemez mi? Bazıları paralarını döviz hesaplarında tutuyorlar. Bankalar bunlara çok yüksek faizler ödeyip Türk Lirası’na çeviriyorlar. Bu hesapları direkt olarak Hazine çekse. Mümkün değil mi? Neden aracı olarak bankaları kullanıyorlar? Uluğbay- Pazar ekonomisine inanıyorsanız, onun kurallarına fazla müdahale etmeden kaynak gereksiniminizi sağlamalısınız. Hazine döviz cinsinden de borçlanıyor. Yatırımcıya yönelik de kağıt çıkarıyor. Ama piyasanın nabzını iyi tutmanız lazım. Eğer piyasada sizin çıkarınıza en uygun araca talep yoksa, çıkardığınızı satamazsınız. Hazine ulusal parasını da dikkate almak zorundadır. Kendi paranızı inkar ederek devlet olamazsınız. BANKALAR KANUNU Kışlalı- Bankalar Kanunu’na neden öncelik verdiniz? Uluğbay- Bankalar Kanunu’nun Anayasa Mahkemesi’nce iptal edilen kısmının Haziran’a kadar doldurulması gerek. Bankaları denetleyecek kuruluşun hükümetlerden soyutlanmış otonom kurumlar olması da gerekiyor. Bunu bütün Avrupa ülkeleri yapıyor. Size para gönderecek olanlar o piyasadakilere benzer kurumlar arıyorlar. Türkiye’ye bu kurumları kazandırmak zorundasınız. Bankalar, sermaye piyasası ekonomide kan dolaşım sistemleridir. Güvenilirliğinizi korumak zorundasınız. Böylece yatırımlar için ihtiyacınız olan dış kaynaklı parayı sağlarsınız. Bu kimin çıkarına IMF’nin mi? Kışlalı- Neden çıkmadı bu kanun? DYP’nin itirazlarını kabul etseydiniz. Kanun belki eksik çıkardı ama çıkardı. Siz de iktidara geldiğinizde tamamlardınız? Uluğbay- O da yapıldı. Bağımsız kurumun atanmasını 2000 yılı sonuna bırakabilirdik. Ona rağmen onların istediği gibi çıkarsaydık, siyasi otoritenin devamı tereddütleri arttırırdı. Ama esasta kanunun çıkmasını istemediler. EMEKLİLİK YAŞI Kışlalı- Sosyal Güvenlik Reformu’na da öncelik veriyorsunuz? Uluğbay- Temel noktalardan ikincisi bu reform. 60-65 yaşında bir baba ile 38-45 yaşında oğul düşünün. Emeklilik hakkı var oğulun. Emekli maaşı 60-70 milyon. Oğul bunu alıyor dışarıda başka işte çalışıyor. Babaya da aynı maaş veriliyor. Ama o iş bulup çalışamıyor. O parayla da geçinemiyor. Emeklilik yaşı yükseltilince babaya gereken maaş sağlanabilecek. Bozuk durum dış rekabeti de engelliyor. Kışlalı- Nasıl? Uluğbay- Mesela Almanya. Alman 60-65 yaşında emekli oluyor. Üretmeye devam ediyor. Bana ‘ömür beklentisi’ demeyin. Avrupa’da bu beklenti 77 yıl. Almanya’da emeklilik yaşı 65-67. Orada 10-15 yıl arasında emekliye bu sürede haysiyetle yaşayacak maaş veriliyor. Türkiye’de ortalama ömür beklentisi 69-70 yıl. Buna göre makul emeklilik yaşı 57-60 oluyor. Geçiş süreci üzerinde çalışma yapılır. Bugün ise başlayanlar bizim yaşımıza geldiklerinde ortalama yaşam beklentisi 77 yaşına çıkacak. Kışlalı- Haklısınız da bu emeklilik yaşını ileri alma konusu istismara çok müsait. Çıkarılabileceği kanısında mısınız? Uluğbay- Oturulur konuşulur. Türkiye’nin orta ve uzun vadedeki çıkarına göre çözüm bulunur. Senede 5-6 milyar doları bu şekilde israf ediyorsanız, ekonominizde rasyonel davrandığınızı nasıl iddia edersiniz? İstismarı siyasetçi yapıyor. Siyasetin hedefi nedir? Ülkenin ortak çıkarları değil mi? Bunu inkar eden nasıl siyaset yapar? Kışlalı- Milletvekillerinin büyük çoğunluğunun temel amacı gelecek seçimlerde daha fazla oy alarak seçilmek olmuyor mu? Zaman zaman sadece iktidarlar dediğiniz şeyleri düşünüyor. Muhalefet de onlara karşı duruyor. Popüler olacak davranışlarda bulunuyorlar. Bunları biliyoruz. Uluğbay- O zaman karşı koyanlar 65-70 yaşındaki insanları 70 milyon vererek insanca yaşattıklarını da savunsunlar bakalım. Bu politikaların sürdürülebilir olduğunu kanıtlasınlar. Bu kaynağı nereden bulacaklar? Kışlalı- Şimdiye kadar nasıl yapıldıysa? Uluğbay- Şimdiye kadar enflasyon vergisiyle. 0 70 milyonla emekliden vergi almadığınızı söylediniz. Yalan. Enflasyon vergisiyle enf fazla ezdiğiniz insan emekli. Ben bir siyasetçi olarak bütün bu doğruları söylüyorum. Vatandaşa doğruyu anlatmak siyaset olmalı. Diğerlerinden farkımız siyaset yapmanın doğruyu söylemek oluşu. TARIM REFORMU Kışlalı- Üçüncü reform konusu tarım idi? Uluğbay- Bugün Alman, Fransız ekonomisinde, diğer dünyanın önde gelen ekonomilerinde stoka üretim var mı? Hatalarımızı itiraf etmeliyiz. 3-4 senede bir tonlarca tütün yakılıyor. Türkiye ürettiği tütünü dünya pazarlarına satabildiği kadar üretmeli. Sadece tütün mü? Pamuk, şeker, fındık ve destekleme kapsamındaki bütün üründe stok var. Elimizde bize iki yıl yetecek kadar şeker var ama pancar ekim sahası boyuna genişliyor. Üreticiye ödenecek paralar şeker stokuna bağlanmış, ödemede şimdi sıkıntı çekiliyor. Biz şekerin tonunu 750 dolara mal ediyoruz. Bu dünyada 250 dolar. Kışlalı- Tarım yapanı güç duruma sokmadan ne yapılabilir? Uluğbay- Pazarlayabileceği bir ürün ekmesi teşvik edilir. Şimdiki ekimi yapmadığı için de bir tazminat ödenir. Daha ucuza gelir. Kışlalı- Özelleştirme de var değil mi önceliklerinizden? Uluğbay- Bunun önünde hukuk var. Yabancı özel şirket başka özel şirket ile anlaşma imzalarken aranızda çıkacak ihtilafların halli için Ankara mahkemelerini gösterebilirsiniz. Türk hukukuna göre diyebilirsiniz. Yatırımcınızla mutabakatınız varsa, şirket Amerikalıysa Amerikan hukukuna göre anlaşmazlık çözümlenebilir diyebilirsiniz. Anlaşmazlığı mutabakata vardığınız ülke hukukuna göre çözümleriz diyebilirsiniz. Kışlalı- Devletin de mi aynı şeyi yapması gerekiyor? Uluğbay- O zaman da uluslararası tahkime gidebilirsiniz. Onun için de haklarınızı savunacak sağlam bir yapıya sahip olmanız gerek. ‘Gelsin’ dediğiniz insanın gittiği yerlerde kendisine bu imkan veriliyor. Ekonominin kaynaklarını rasyonel olarak kullanma prensibi içindeki özelleştirmenin koşullarını hazırlamak için gereken yapılmalı. Kışlalı- Yapısal sorunların hangisine öncelik vermek gerek sizce? Uluğbay-Hepsine simultane olarak beraber girilmesi gerek. Peşpeşe bu reformlar en kısa zamanda yapılmalı. Bankacılık yasası Haziran itibariyle sıkışık bir durumda. Öncelikle o. Arkasından bütçe kanunu ve arkasından diğerleri. Bunlar çıkarılabilmeli ki Türkiye güvenle yatırım yapılabilir bir ülke olsun. Kışlalı- Türkiye’de politikacının yapması gerekeni yaptığı o kadar az görülüyor ki... Acaba siz bunları yapabilecek misiniz? Uluğbay- Hatasız insan olmaz. Önemli olan hatalarımızın boyutlarını küçültmek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT