BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bahar sizi yormasın!

Bahar sizi yormasın!

Depresyon, yorgunluk, halsizlik, boğaz ve baş ağrıları, işe gitmeme isteği gibi belirtilerle kendini gösteren bahar yorgunluğunun çaresi bol sıvı gıda, vitamin ve egzersiz...



Baharın güneşli ve sıcak günlerini yaşamaya başladığımız bugünlerde birçok insan halsizlik, yorgunluk, isteksizlik, eklem ve baş ağrıları, aşırı uyku isteği gibi ortak problemlerden yakınıyor. Uzmanlara göre bu yakınmaların çoğu bahar yorgunluğu ile bağlantılı. Bahar yorgunluğunun, vücudun yeni bir mevsime adapte olmaya çalısmasından kaynaklandığını da belirten uzmanlar, bu yorgunluğa bağlı olarak kalp ve romatizma hastalarında yakınmaların arttığını belirtiyor. Tedbir alınmazsa, bahar yorgunluğu kronik yorgunluk sendromuna da dönüşebiliyor. Bahar mevsiminde havadaki elektrik yükünün artması, insanları olumsuz etkiliyor. Bu yükün iyonlar aracılığıyla insanlara taşındığını vurgulayan uzmanlar şöyle konuşuyor: “Pozitif ve negatif değerde iki tür iyondan pozitif olanlar arttıkça vücuda zindelik getirir. Negatif yüklü iyonların artması ise yorgunluk, halsizlik ve gerginliklere neden olur. Havadaki elektrik yükü şehirlerde daha fazladır. Taşıtların havayı kirletmesi, sanayi atıkları, trafik keşmekeşi elektrik yükünü daha çok artırır.” Elektrik yükünün yoğunluğu, bahar mevsiminde sinir gerginliğini ve stresi de tırmandırıyor. Bu durum, damarlardaki büzülmeyi artırıyor. Damarlardaki büzülme midede olursa ülsere bile yolaçabiliyor. Bu tür rahatsızlığı olanların sıkıntıları ise daha da artırıyor. Bol su ve vitamin Uzmanlar, bahar mevsiminde sebze ve meyvenin yanısıra bol sulu gıdaları da soframızdan eksik etmememiz gerektiğini söylüyorlar; çünkü meteorolojik değişiklikler yüzünden vücuttaki su oranında bozukluklar görülebiliyor. Bahar yorgunluğunun etkilerinden kurtulmak mümkün. Ancak yakınmalar süreklilik kazanmışsa ve kendinizi her zaman halsiz ve bitkin hissediyorsanız, kronik yorgunluk ile karşı karşıyasınız demektir. Kronik yorgunluk sendromu açısından bazı insanlar daha fazla risk altında bulunuyor. Bunların başında da A tipi insanlar var. Yani eğer, yönetici kadrosunda çalışan sorumluluğu fazla olan biriyseniz, halsizlik, kırıklık, boğaz ve baş ağrılarıyla gelişen kronik yorgunluk sendromu sizin de kapınızı her an çalabilir. Uzmanlar, kronik yorgunluk sendromunun belirtileri ve seyri konusunda da şunları söylüyorlar: “Kronik yorgunluk sendromu olan kişi, gözlerinin önünde beneklerin uçtuğunu, devamlı baş ağrısı ile birlikte sanki kerpetenle ensesinin sıkıldığı hissine kapıldığını söyler. Eklem ağrılarından yakınır. Bu kişilerin işteki konsantrasyonları bozulur. Eklem ağrıları, ruhsal sıkıntılar yakalarını bırakmaz.” Alternatif reçeteler Halsizliği ve yorgunluğu atlatmak için aşağıdaki reçetelerdan de yararlanabilirsiniz: ¥ Yarım litre suya, 2 kahve kaşığı havlıcan ve aynı ölçüde zencefil konup bir süre kaynatılır. Soğuduktan sonra bir kaba konur. Günde iki defa bu sudan 1çay bardağı alınarak üzerine 1 kahve kaşığı süzme bal ilâve edilir. İyice karıştırıldıktan sonra içilir. Ardından 1çorba kaşığı kadar antepfıstığı yenir. ¥ 1 kaseye; yarım litre su, 2 çorba kaşığı süzme bal ve 2 çorba kaşığı sirke konur. Tamamı bir kerede içilir. ¥ Önce, 1 kahve fincanı dolusu badem yenir. Üzerine de, 1 su bardağı şekerli inek sütü içilir. ¥ Her gün bol bol meyve-sebze yenir ve bol bol su içilir. Mutsuzluk yorgunluğu! Bahar yorgunluğu ve kronik yorgunluk dışında bir de “mutsuzluk yorgunluğu” denilen bir yorgunluk türü var. Kendini sürekli mutsuz, üzgün, halsiz, isteksiz, yorgun hissedenler bu gruba giriyor. Uzmanlar, söz konusu kişilerin yorgunluk hisleriyle mutsuzlukları arasında bağlantı olduğunu belirtiyor ve sözlerini şöyle sürdürüyorlar: “Mutsuzluk yorgunluğu, insanın psikolojisiyle çok yakından ilgilidir. Bu sıkıntıdan kurtulmak için öncelikle hayatı sevmek, mutsuzlukların, hayal kırıklıklarının gelip geçici olduğuna inanmak gerekir. Söz konusu gruba giren kişilerde şikayetler bedensel bir rahatsızlıktan değil de, psikolojik problemlerden kaynaklandığı için hastaların psikolojik tedavi görmesi de gerekebilir.” Bu sendromu kolay aşmak için... Bahar yorgunluğunun gerçek sebebini araştırın. Eğer sorun basit bir iş yoğunluğu ise çalışma temponuzu düşürün. * Baharda vücut, B ve C vitaminleri ile potasyum başta olmak üzere daha çok vitamin ve minerale ihtiyaç duyar. B ve C vitaminleri sebze ve meyvelerde, potasyum ise domates, patates ve kayısıda bol miktarda bulunur. * Sofranızdan meyve ve sebzeyi eksik etmeyin. Sevmeseniz de mevsimin özelliğini taşıyan meyve ve sebzelerin bütün çeşitlerinden bol miktarda yiyin. * Uyku düzeninize dikkat edin. Rahat bir uyku için yatağa girmeden önce günlük bütün stres nedenlerinizi aklınızdan uzaklaştırın. Hoşunuza giden konuları düşünün veya hoşlandığınız bir film seyredin. * Her sabah 10-15 dakika aç karnına cimnastik yapın. Ama vücudunuzu aşırı yormaktan da kaçının. Cimnastik yapacağınız odayı ciğerlerinize bol oksijen girmesi için bir süre havalandırmayı unutmayın. * Günde 3 litre su için. Yemek yemeden ve yatmadan önce azar azar içerek vücudunuza ihtiyacı olan suyu sağlayın. *Her gün sabahları aç karnına en az 5 dakika yürüyüş yapın. Ancak bu yürüyüşleri güneşli günlerde yapmaya özen gösterin. * Yorgunluğa karşı en iyi ilaç tatile çıkmaktır. Mümkünse birkaç gün tatil yapın. Güneş ışınından bol bol istifade etmeye çalışın. Bu kısa tatiller size nefes aldıracaktır. * Alkolden uzak durun. Çünkü yorgunluktan kurtulmak için alkole sarılmak, çözümü zor problemleri ortaya çıkarabilir. Hastalıklar ve çareleri Çarpıntıya karşı anason çayı Tıp dilinde “palpitasyon” denilen çarpıntının sebepleri çeşitlidir. Bir kalp hastalığı söz konusu değilse; fazla sigara, alkol, yorgunluk, sinirlenmek, kansızlık, hazımsızlık, fazla çay, kahve içmekten veya zehirlenmelerden kaynaklanabilir. Tedavi için gerçek sebebin iyi belirlenmesi gerekmektedir. Yorgunluk, sinirlilik veya kötü alışkanlıklardan kaynaklanan çarpıntılarda aşağıdaki reçeteler kullanılabilir. ¥ 2 bardak kaynak suya, 1 çorba kaşığı nane konur. 20 dakika bekletilip, süzülür. Çarpıntı hallerinde, 1 çay bardağı içilir. ¥ Bir çay bardağı kaynak suyun içine bir kahve kaşığı anason konur. 10 dakika bekledikten sonra süzülür. Çarpıntı halinde bu su bir defada içilir. ¥ Yarım litre suya 50 gram kadar söğüt yaprağı konup kaynatılır. Süzüldükten sonra bir şişeye konarak saklanır. Çarpıntı halinde, 2 çorba kaşığı içilir. İçilirken tatlandırmak için bal kullanılabilir. Egzamaya kına ve kudret narı Halk arasında mayasıl diye bilinen egzama, derinin kaşıntı ile birlikte sulanması şeklinde meydana gelen bir tür iltihaptır. Tıp dilinde “Erythema pernio” denir. Kaşıntı ve kızartı ile ortaya çıkar. Egzama farklı sebeplerle ortaya çıkabilir. Bu sebepler. ruhsal olabileceği gibi alerjik tepkiler veya deriyi tahriş eden maddeler de olabilir. Bazı kimselerde ise irsidir. Egzama, vücudun hemen hemen her yerinde görülebilir ve bulundukları yere göre isimlendirilirler. Tedavinin ilk şartı strese girmemek ve egzamalı olan yerleri kaşımamaktır. Ayrıca, su ve sabunlu sudan olduğu kadar uzak kalmak gerektiği de öne sürülmektedir. Su yerine permanganatlı su veya rivanollu su kullanılması tavsiye edilmektedir. Bu arada perhizi de ihmal etmemek gerekmektedir. Acılı, baharatlı ve yağlı kızartma gibi yiyeceklerden uzak durulmalıdır. Ayrıca, tedaviye yardımcı olmak maksadı ile aşağıdaki reçetelerden de istifade edilebilir: ¥ 1 kahve fincanı sirkeye batırılan kuru erikler egzamalı yerlere sürülür. ¥ 2 çorba kaşığı tuzsuz tereyağına 2 tatlı kaşığı kına konur. Merhem haline gelinceye kadar karıştırılır. Günde bir defa egzamalı yerlere sürülür. ¥ Yarım litre suyun içine 5 tutam mayasılotu konur. 15 dakika kaynatılıp süzülür. Günde bir çay bardağı içilir. Aynı uygulamaya bir hafta devam edilir. ¥ Bir su bardağı zeytinyağına, 3 çorba kaşığı kudret narı çekirdeği konur. Güneş gören bir yerde eriyinceye kadar bekletilir. Kullanmadan önce iyice karıştırılıp, egzamalı yerlere sürülür.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT