BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tantan’dan sonrası

Tantan’dan sonrası

Sadettin Tantan konusu bir kaç gün sonra Türkiye gündeminden düşer. İyi ve yetenekli polis olan Tantan, politikaya intibak edemedi. Politikaya intibak edemiyen, hiçbir demokraside politikada kalamaz.



Sadettin Tantan konusu bir kaç gün sonra Türkiye gündeminden düşer. İyi ve yetenekli polis olan Tantan, politikaya intibak edemedi. Politikaya intibak edemiyen, hiçbir demokraside politikada kalamaz. Siyaset gerçeğinin katı kurallarını hatırlatmamız, Tantan’ı sevenleri üzebilir. Bize göre, Gümrük Bakanlığını reddederek büyük hata yaptı. Gümrükler -bilhassa Türkiye’de- tam polisiye sahadır. Tantan, mafyayı ayakta tutan uyuşturucu trafiğini de önliyebilir, şöhretini uluslararasına taşıyabilirdi. Şansını ayaklar altına aldı. Büyük sözler söyliyerek istifa etti. Şahsı ve çok sevdiği memleketi için iyi olmadı. Hayâsızlık boyutunu yırtıp geçen soygun düzeni, Türkiye’yi perişan etti. İnsanımız, çok haklı olarak, soygunculara diş biliyor. Böyle bir ortamda, yolsuzlukla mücadelede en küçük gevşeme vuku bulursa, Tantan, efsane isim hâline gelebilir. Tantan’ı aşan bir Tantan imajı ortaya çıkar. Binaenaleyh koalisyon, yolsuzluk ve terörle mücadelesini âzamîye çıkartmaya mecburdur. Zaten her hükûmetin başta gelen görevidir. En küçük ihmal, büyük eleştiri alır. Bu misyonun, demokratik ilkeler çerçevesinde işlemesi lazım. Aksi takdirde polis devleti ithamları başlar. Telefon dinleme, şiddet içermiyen suçların sanıklarını kelepçeleme, medyaya önceden haber uçurup şov yapma gibi rezaletler sona ermeli. Hortumlanan, çalınan paraların mutlaka hazineye iadesini sağlıyan bir çalışma başlamalı. Cezalandırma, ikinci derecededir. Sonunda hiçbir neticeye varmıyan operasyonlar, büyük çaptaki faili meçhul suçların aydınlatıldığı şeklinde reklam edilmemeli. Savcı ve yargı asla konuşmamalı, bunları yapabiliyor muyuz? Yoksa hukuk devleti söylev ve söylemleriyle vakit mi geçiriyoruz? Tantan, Cumhurbaşkanı Demirel’in siyaset üstatlarına has maharetli bir tavrı neticesinde İçişleri Bakanı olmuştu. Kendisine ne kadar ümit bağlandığını gösterir. Şimdi, Mesut Yılmaz’ın bu bakanlık için o zamanki adayı Rüştü Kâzım Yücelen, İçişleri Bakanıdır. İcraatı ve her davranışı bu bakımdan da dikkatle izlenecek ve Mesut Yılmaz’ı bağlıyacaktır. Ve Sayın Yılmaz, bütün bu hây ve hûy arasında, gerçek ve en büyük misyonunun Avrupa Birliği olduğunu unutmıyacaktır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT