BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sadettin Tantan’dan bir doğru, bir yanlış

Sadettin Tantan’dan bir doğru, bir yanlış

1960’lı yıllarda Sadettin Tantan, İstanbul’da görev yapan ve fırtına gibi esen bir polisti. Talebelik ve gazeteciliğe başladığım yıllarımdan hatırlıyorum; aşağı sarkan kalın bıyıkları, elinde hafif makinalı tüfeği, nerede gayrimeşru işler, baskına gidiyordu.



1960’lı yıllarda Sadettin Tantan, İstanbul’da görev yapan ve fırtına gibi esen bir polisti. Talebelik ve gazeteciliğe başladığım yıllarımdan hatırlıyorum; aşağı sarkan kalın bıyıkları, elinde hafif makinalı tüfeği, nerede gayrimeşru işler, baskına gidiyordu. Kirli ve çirkin yuvalar çökertiliyor, çözülüyordu. En fazla kumarhaneler, fuhuşhaneler, çeteler bu tasarruftan müştekiydi. Medyatik olmuştu Tantan. Halk sonsuz seviyordu. Ancak çeteler öyle değil. Toplanıp Ankara’ya gittiler, Sadettin Tantan oldu Turizm Polisi. Yandı mı keten helva? Dürüstlüğü dillere destandı. Zaten yaşama biçiminden de anlaşılıyordu. Kızak günlerini İstanbul Güreş İhtisas Kulübü’nde başkanlık yaparak geçirdi. Türkiye’ye altınlar gelmeye başladı minderden. Yıllar sonra yeniden gündeme geldi. İçimizden biriydi. Halkla örtüşmesini pekalâ biliyor, onlarla ‘küllük’te çay içmenin keyfini yaşıyordu. Giresun, Tekirdağ İl Emniyet Müdürlüğü, Teftiş Kurul İstanbul Başkanlığı falan derken halen İstanbul Milletvekili Sayın Mehmet Ali Şahin’den Fatih Belediye Başkanlığı’nı söktü aldı. İki dürüst insandan Tantan galip geldi. Anavatan bölgede çözülmeyi Tantan ile durdurdu kim ne derse desin. Dolayısıyla seçimlerde de ilk sırada girdi parlamentoya. İçişleri Bakanı olarak, Dünya Bankası’nın “rüşvette üstünüze yok” biçimindeki uyarısı (!), Başbakanlık Teftiş Kurulu’nun yolsuzluk katsayımızı % 65 olarak belirlemesi herkes gibi Tantan’ı da etkiledi. Ver elini operasyonlar! Geçen 25 Mayıs’ta başlayan ve sayısı 18’i bulan yolsuzluk operasyonlarında 637 kişi yakalandı. 278 kişi cezaevine gönderildi. Vurgunun; Paraşüt, Hayal, Matador, Bufalo, Sis, Puro, Serhat, Kartal, Balina, Hasat, Yeşil Vadi, Talan, Akrep, Fırtına, Kasırgalar, Egebank, Sümerbank Yurtbank ve Bank Ekspres operasyonlarıyla toplam 6 katrilyon olduğu ortaya çıktı. Gelgelelim Mavi Akım ve Telekulak gelişmeleri Tantan’ı sona yaklaştırdı. Nedeni başta partisine ve hükümete bilgi vermiyordu. Ayrıca polisi daha güçlü kılmak için yasal güvence ve teknik donanım ihtiyaçlarının giderilmesi çalışmalarına başladı. Dananın kuyruğu da koptu. Kemal Derviş’ten önce hükemette hep bir numaraydı. Derviş ile daha sonra bunu paylaştı. Çankaya bile geri vitese takılmıştı. Yargı ise ağır çalışıyor, bürokrasi hantal ve gerekeni yapmaktan ürktü. Yine şikayetler Ankara’ya yağmaya başladı. Tantan umursamadı. Yolunu doğru biliyordu. Fakat ayaklardan birinin çemberinde olduğunu farkedemedi. O’nun için Mesut Yılmaz “sürpriz değil” diyor. “Yorum yok” diyor. Hüsnü Doğan ve Sadi Somuncuoğlu gibi azledilmedi ama, sürdürseydi böyle bir netice alacağı da şüphesizdi. Peki Tantan hiç mi hata yapmadı? Yapmaz olur mu? Operasyonlar erken deşifre edildi, medyaya yansıtıldı. Mahkeme kararı beklenmedi. Hele işadamlarına kelepçe vurulup, başları sert ellerle öne itilerek araçlara bindirilmedi mi, işte o fotoğraflar bugünün habercisiydi. Bunlar birkaç örnek. Asıl basına sızması gereken; bu operasonların iktidar partilerinin gruplarındaki tartışmalarla, Bakanlar Kurulu’ndaki müzakereler olmalıydı. Değerlendirilmediyse, gerçekleştirilmesi istenmeliydi, Anavatan’dan ve 57. Hükümet’ten. Tantan, Gümrükten Sorumlu Devlet Bakanlığı’ndan istifa etmekte haklı, fakat partisinden ayrılması aynı düzlem içinde değil. Bir ikinci Hasan Celal Güzel Vakası oldu bana göre. Oysa bu insanlara öylesine ihtiyacı var ki ülkemizin ve insanımızın tasavvur edemezsiniz. Örnek memleketseverler, fakat o nisbette başarılı olamayan politikacılar. Siz, Tony Blair gibi politikacılarla mı siyaset yaptığınızı sanıyorsunuz Allah aşkına? Dün yapılan İngiliz seçimlerinde kamuoyu yoklamalarına göre % 45 oyu olan Blair, bu son seçimi olduğunu, daha sonra ailesinin ve işinin başına döneceğini açıklaması nasıl da şok etkisi yaptı? Ama burası Türkiye. Liderler barajı aşamıyor, partilerini çözüyor, ama “benim olsun, az olsun”dan vazgeçemiyorlar. Albümde bu hafta Hep belli kitapçılardan ve galerilerden haftanın kitabını, kasedini, CD’sini sorarsanız size sunacakları listede bir kesim var ki hiç görünmez. Oysa Ahmet Günbay Yıldız’ın romanları 30. baskıyı aştı. Asır Ajans’ın Fon Yapımı “Hep Kahır-Gurbet Şiirleri” kaseti yok satıyor. Yıldırım Gürses ve Çinuçen Tanrıkorur rahmetlilerin çalışmaları karaborsa, bulunmuyor. İşte bir dürüst müzik albümü. Haftanın en fazla ilgi görenleri. Çoğu şöhretsiz ama, sahalarında çalışmalarıyla ses getiriyorlar. Örnekleri mi? 1. Ömer Karaoğlu (İzler), 2. Abdurrahman Önül (Döne Döne 1 ve 2), 3. Taner Yüncüoğlu (Campare), 4. Reşit Muhtar (Kırık Mızrap), 5. Erkan Mutlu (Gönül Dili 1/2), 6. Orhan Hakalmaz (Türküler 1), 7. Hasan Aykut (Bir Güneş Doğuyor 1), 8. Hasan Dursun (Saldık Resulullah’a), 9 Mustafa Demirci (Aşka Dair), 10. M. Emin Ay (Pervane ve O’nun Güzel İsimleri) ve Ergün Ekşi (Sonsöz)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT