BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İmam-ı a’zam Ebu Hanife “rahmetullahi aleyh” -8-

İmam-ı a’zam Ebu Hanife “rahmetullahi aleyh” -8-

Allaha inanmıyan, var idi ki bir dehri, Fikrini yaymak için, dolaşırdı her yeri. “Bu dünya, böyle gelmiş, böyle gider” diyordu, Hâşâ “Allah yok” diye, iddia ediyordu.



Allaha inanmıyan, var idi ki bir dehri, Fikrini yaymak için, dolaşırdı her yeri. “Bu dünya, böyle gelmiş, böyle gider” diyordu, Hâşâ “Allah yok” diye, iddia ediyordu. Bu kâfir, dolaşırken geldi Kûfe şehrine, Bunu yaymak istedi, o yer ahalisine. Lâkin halk, bu kişinin bir kâfir olduğunu, Anlayıp, rezil etmek istediler hep onu. Dediler ki; (Burada, bir âlim kimse vardır, Yaşı küçük ise de, ilimde bir deryadır. Sen bu saçmalarını, söyle ki ona önce, Bakalım ne diyecek, o seni dinleyince.) Yaşı küçük o âlim “Nu’man bin Sabit” idi, On yaşındaydı, fakat, ilimde pek derindi. Dehri “Olur” diyerek, halkın bu teklifine, Dedi; (Münazaraya hazırım onun ile.) Bunun için bir yer ve zaman tayin ettiler, Sonra küçük Nu’mana, bir haber ilettiler. O gün dehri gelerek, başladı beklemeğe, Lâkin Nu’man, bilerek az geç geldi o yere. Dehri kızıp dedi ki; (Benim gibi bir bilgin, Böyle bekletilir mi, söyle, niçin geciktin?) Dedi ki; (Gelecektim bir köprüden geçerek, Sel yıkmış o köprüyü, geldim az gecikerek.) Dehri dedi; (Ey çocuk, köprü yıkılmış dedin, Köprü yıkık olunca, peki sen nasıl geldin?) Dedi; (Bazı ağaçlar, kendi kendilerine, Biçilip yontularak, eklendi birbirine. Sonra kendi kendine, oldu güzel bir kayık, Nehri onunla geçtim ve geciktim azıcık.) Dehri dedi; (Ey çocuk, sen neler söylüyorsun, Ağaçlar hiç ustasız kayık oldu diyorsun. Senin bu söylediğin sözlere güler herkes, Ve senin bu iddian, ne mantıksız ve abes. Buna, olmaz dünyada bir kimse inanacak, Aklı noksan olanlar, inanır buna ancak.) Numan bin Sabit ise, dedi ki o dehriye; (Şu koskoca kâinat, senin aklına göre, Öyle, kendi kendine, ustasız oluyor da, Bizim kayık ne için olmasın, ne var bunda?) Dehri çok şaşırarak dedi ki; (Madem öyle, Allah vardır diyorsun, nerdedir, haydi söyle.) Nu’mân ordakilerden bir bardak süt istedi, Dehriye göstererek; (Bunda yağ var mı?) dedi. (Elbette var) deyince, dedi ki; (Öyle ise, Bu sütün içindeki şu yağı göster bize.) Dehri mahcub bir halde, başını eğdi öne, “Şehadet”i getirip, girdi İslâm dinine...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT