BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Cerrahın HALI aşkı

Cerrahın HALI aşkı

Prof.Dr. Ayan Gülgören aslında bir cerrah... Kendine ait koleksiyondan seçtiği halıları “17.-19. Yüzyıl Orta Anadolu Halıları” adı altında sergiliyor.



Yüzyıllar önce dokunmuş halı ve kilimleri yaşatma arzusu, onları ilk günkü gibi muhafaza etme aşkı, bozulanı, yok olanı düzeltmeye hayatını adayan birine, bir cerraha nasip olmuş. Prof.Dr. Ayan Gülgören, Türkiye’nin tek halı koleksiyoneri. Üstelik Türkiye’ye mikro cerrahiyi getiren ve geliştiren ilk kişi ve aynı zamanda Türk Cerrahisi Derneği’nin de başkanı... Gülgören’in sergisi Anıtlar ve Müzeler Müdürlüğü İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde ziyarete açıldı. Prof.Dr. Ayan Gülgören, halı ve kilimlere olan ilgisinden bahsederken öğrencilik yıllarına tekrar geri dönüyor: “Üniversite öğrenciliğim sırasında Kapalı Çarşı’da perşembe günleri halı mezatı olurdu. Ben de okul çıkışında hep uğrardım. Bu mezat, belediyenin halkı korumaya yönelik bir hizmeti idi aslında. Ailelerin elinde kalmış halı ve kilimlerin değerini bulacak şekilde belediyenin kontrolünde satılmasıydı. Burada Mezat-ı Muhammimi İsmail Bey isminde bir kimse vardı, o halılara değer biçer, böylelikle halkın elindeki halı ve kilimler değerini bulurdu. Ne yazık ki artık kapandı. Orası aslında çok güzel bir bedesten ve benim için bir okul vasifesini gördü uzun yıllar. Sonraları bir meraktan öteye tutku oluverdi içimde, işte o yıllardan beri de bu sevgi ve tutkumu asla yitirmedim.” Halı diyarı Konya Orta Anadolu öteden beri halı sanatının önemli bir merkezi olagelmıştir. Anadolu’daki en eski Türk halılarının Konya ve Beyşehir’deki camilerde bulunması ve o bölgelerde halı ticaretinin yoğun biçimde vesikalarıyle bulunması, Konya, Karaman ve Beyşehir bölgesini halı yönünden uzun yıllardan beri araştırmaya değer kılmıştır. Sergide yer alan halılar dar ve uzun olarak dokunmuş, desenleri ise, Selçuklu halılarının tipik sekizgenler, üçgenler, tam, yarım, çeyrek madalyonlar, düz veya diagonal çizgiler hakim. Eserlerin tamamı serbest çalışmayla dokunmuş, yani herhangi bir desene bakarak veya ona sadık kalınarak değil, yüzyıllar önceki köylü genç kızların zihinlerindeki desenlerin herhangi bir düzene bağlı kalmaksızın evlerinde dokuduğu halılar. Ticaret konusu yapılmadığı içinde ihraç edilmemiş, birçoğu evlerinde parçalanıncaya kadar kullanılmış. Ne desenlerinin bir örneği alınabilmiş ne de bir benzeri dokunamamış. İşte bu yüzden hiçbirinin eşi benzeri yok. Hem etnografik, hem de sanat değeri var. Halılar atkısı, çözgüsü, düğümü yün, hepsi doğal boyalarla boyanmış olduğu için asla solmuyor, canlılığını yitirmiyor. toplam 50 halının bulunduğu sergi, 22 Temmuz tarihine kadar ziyaret edilebilecek.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT