BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sıradışı anılar

Sıradışı anılar

Yılların gazetecisi Orhan Karaveli, “Görgü Tanığı” isimli kitabında ülkemizin yakın tarihine ışık tutarken, yaşanan birçok siyasî olayın perde arkasını da anlatıyor.



Bu sayfanın okuyucuları Orhan Karaveli’yi “Bir Ankara Ailesi’nin Öyküsü” isimli kitabıyla tanımıştı, fakat O, “Kişiler ve Köşeler” isimli röportaj, “46-99” isimli şiir kitaplarıyla da seslenmişti okuyucularına... Bir kuyumcu titizliğiyle oluşturduğu eserlerinde dilin gücü, gazeteciliğin sezgileri ve yorumları ile farklı bir portre çizen Karaveli, “Görgü Tanığı-Bir Gazetecinin Sıradışı Anıları” (Pergamon) isimli eseriyle bu özelliğini fazlasıyla isbat ediyor. Kitap, basit bir anılar demeti değil. Türkiye’nin son yarım asırlık tarihindeki önemli dönüm noktalarını kişiler çerçevesinde ele alması yönünden de dikkat çekici. Yıllarca aktif gazetecilik yapan, birçok devlet adamı ile uzun süreli seyahatlere çıkan, onlarla önemli “sır”ları paylaşan Karaveli, kütüphanelere girmesi gereken eseriyle daha da konuşulacak gibi... Yarına hazırlanmak “Bu olayların hepsini kendi hayatımda yaşadım ben. Bizzat görgü tanığı olduğum olayları bir arada toplamak istedim” diyen Karaveli, “Görgü Tanığı”nı niçin yazdığını şöyle anlatıyor: “Ucuz dizilerden, bol televoleli düzeysizliklerden, sözde tartışma programlarından geçilmeyen, ulusal ve yerel yüzlerce TV, binlerce radyo var ülkede. İnternet kafelerin bolluğuna ise diyecek yok. Peki, insanlarımız ve özellikle genç kuşaklar nasıl öğrenecek hiç olmazsa yakın geçmişte yaşanan olayları? Bunları bilmeden ülkenin bugününü nasıl değerlendirecekler? Yarınlara nasıl hazırlanacaklar? Bilim adamları ve büyüklerimiz (!) acaba ne tür çözümler düşünüyor bu duruma? Onlar düşünedursun ben, kimi bir hayli sıradışı; kimi belki biraz eğlenceli ama düşündürücü gazetecilik anılarımdan bir demet sunuyorum.” 71 yaşın isyanı Orhan Karaveli, 71 yaşın isyanıyla bu kitabı yazdığını söylüyor. “Bir isyan” diyor, çünkü, ülkemiz giderek dününü bile unutacak bir hale gelmiş durumda. Türkiye’nin bugüne nasıl geldiğini, kimlerle yönetildiğini, dış politikasında ne tür açıklar verdiğini ve hangi zaferlere imza attığını, dünkü gazeteciliğin hangi risklerle yapıldığını ve nasıl başarılı olunduğunu çarpıcı bir üslupla sunuyor. Bütün bunları yazarken 1940’lı yıllarda Türkiye’deki kayak sporunu, bir karikatür yüzünden Galatasaray’dan kovulmasını, Kıbrıs’la tanışmasını, otomobiliyle Hindistan Başbakanı Nehru’nun önünü nasıl kestiğini, Ahmet Emin Yalman’ın cezaevi günlerini, Küba’daki ilk Batılı gazetecinin kim olduğunu, Menderes’le yapılan 10 bin kilometrelik yolda neler konuşulduğunu da anlatıyor. Geliri, TSK Mehmetçik Vakfı’na bağışlanan kitap, yakın tarihimize tutulan farklı bir ayna olarak dikkat çekiyor. (0 212 526 25 13) Şair ve gazeteci 1930, Ankara doğumlu olan Orhan Karaveli, Galatasaray Lisesi’ni bitirdikten sonra İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi ve Londra Politeknik Okulu’nda öğrenim gördü. 1950 yılında Yeni İstanbul’da başladığı gazetecilik hayatını Milliyet, Vatan ve Cumhuriyet’te sürdürdü. Nazım Hikmet’le 1960 yılında Moskova’da; Adnan Menderes’le 27 Mayıs’tan önce ABD’de yaptığı röportaj Koza Yayınları arasında “Kişiler ve Köşeler” ismiyle kitaplaştırıldı. “Bir Ankara Ailesi’nin Öyküsü” ve “46-99” isimli bir şiir kitabı da bulunan ve uzun yıllar yurtdışında gazetecilik yapan Karaveli, “Basın Şeref Kartı” taşıyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT