BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nasreddin Hoca

Nasreddin Hoca



Bizim iller, bizim iller Bir gün Sivrihisar’dan, Hocaya biri gelir, O da bunu evinde, Gece eder misafir. Hoca, fakir olsa da, Zengindir gönlü ama, Elinden geldiğince, İkram eder adama. Allah ne verdi ise, Sofraya koyuverir, Sonra da yatacağı, Yeri ona gösterir. Lâkin adam arsızdır, Yatmaya gitmez hemen, Zira o, yatamazmış, Meğer üzüm yemeden. Söylemekten çekinir, Bunu da açık açık, Bir türkü makamında, Bildirir bunu artık. Şöyle bir iç geçirip, Der ki “Ah bizim iller, Her gün yatmadan önce, Muhakkak üzüm yerler.” Bu arsızlık, Hocanın, Tak etmiştir canına, Evinde üzüm vardır, Ama çıkarmaz ona. Hemen aynı makamdan, Türküyü devam eder, “Bizde öyle adet yok, Saklayıp güzün yerler.” Bir gün de yangın çıkar, Hocanın hanesinde, Ve lakin kimse yoktur, O an evin içinde. Derhal Hoca merhuma, Bunu haber verirler, “Yetiş Hoca efendi, Evin yanıyor” derler. Bu haber, tesir etmez, Lâkin Hoca merhuma, Der ki: Siz bu haberi, Verin bizim hanıma. Çünki biz, aramızda, Taksim ettik işleri, Onu ilgilendirir, O evin iç işleri.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT