BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özleyen adam

Özleyen adam

TATİL bitti.Yazmaya, kızmaya, dellenmeğe alışmış bizim gibi haşarı dilliler için her tatil samutluğu da yanında getiriyor. Bugün yazıya ilk başlamış gençler misali heyecandayım. Konuları seçmek kadar sıralamak da zor.



TATİL bitti.Yazmaya, kızmaya, dellenmeğe alışmış bizim gibi haşarı dilliler için her tatil samutluğu da yanında getiriyor. Bugün yazıya ilk başlamış gençler misali heyecandayım. Konuları seçmek kadar sıralamak da zor. Acep, Turgutreis’deki günlük gezintilerimi, ter içinde kalışlarımı mı anlatsam? (Lüzumsuz) Âdem Usta’nın mis kokulu pidelerini, Aybey Pastanesi’nin keşküller üstündeki nazlı hem de sakızlı dondurmalarını mı? (Lüzumsuz) Hanımın, “Gene nerelere kayboldun?” sızlanmalarını mı? (Gereksiz) ¥¥¥ Peki, lüzumlu olan ne? Kabak tadı vermeyen hangi buruşuk gündemi eşelersem sizce lüzumludur? IMF-Türkiye münasebetleri, paramızı Euro’ya eşitleme hazırlıkları, seçim barajının yüzde 5’e inmesi, Bor madenleri, Emlâkbank meselesi, enflasyonun yavaşlaması... Trafik kazâları, ölümler, kalımlar? Sâhi bu tip, alışılmış (haberimtrak) havadisler çok mu önemli?.. Vazgeçin. Ben bugün otomobillerden bahsedeceğim. ¥¥¥ Otuz küsur yıl önce ilk arabam altı silindirli ve tabii oldukça sür’atli bir Studebaker idi. Adını “Ejderha” koymuştuk. Birkaç sene geçince “Beyaz Âfet”imiz oldu, 64 Opel Rekord... Sonra bir kaplumbağamız, yani “Yeşil Canavar”ımız çıkageldi. Yeşil Canavar ile kız istemelere, gelin almalara bile koşturup durduk. Şimdi ise, külrengi gülüşlü bir Toyota’mız var. Üç dört yıldır onunla dere-tepe, geçinip gidiyoruz. ¥¥¥ Teknik geliştikçe otomobiller hem alımlı hem de güvenli oluyor. Fren ve direksiyon sistemleri dijitalleşiyor, sarsılma âdeta sıfıra iniyor. (İşte tam bu saniye Şeytan işe karışıyor) Acep, hükûmetler de işleyişlerini tıpkı otomotiv sanayiinde olduğu gibi yenileyemez mi? Yönetimi hava yastıklı yapamaz, muhtemel tatsızlıkları önceden engelleyemez mi? Sâhi... Otomobiller daima bizden daha akıllı mı olacak? ¥¥¥ İlk arabayı aldığımda ortalık kış kıyametti. İstanbul-Denizli seferi yapacaktık. Hanım, o iri Ejderha’ya baktı baktı... “Eğer bu otomobil Denizli’ye kadar gider ve dönerse, ben bunun burnundan öperim” dedi. Haftasına sâlimen İstanbul’a döndüğümüzde dediğini de yaptı. Varıp Ejderha’nın karlara bürünük kırmızı burnundan şappadanak öptü. Ne dersiniz, bizler hangi gün 5 yılını tamamlamış başarılı bir hükûmet göreceğiz, “Ohh” diyeceğiz de, Başbakan’ın burnundan (Affedersiniz) alnından öpeceğiz? ¥¥¥ - Tık tık tık!.. Açın kapınızı, ben geldim. Gürbüz Azak... Yani, sizi otuz gündür özleyen adam.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT