BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayat-memat meselesi

Hayat-memat meselesi

Bazılarına göre belki de bağnaz ve ilkel bir bakış açısı ama ben ötedenberi, yaradanın işine, bilim adamlarının, laboratuarlarda karışımlarının yanlış olacağına, faydadan fazla zarar vereceğine ve ucubeler oluşturabileceğine inanmışımdır.



Bazılarına göre belki de bağnaz ve ilkel bir bakış açısı ama ben ötedenberi, yaradanın işine, bilim adamlarının, laboratuarlarda karışımlarının yanlış olacağına, faydadan fazla zarar vereceğine ve ucubeler oluşturabileceğine inanmışımdır. Koyunlar kopyalandıktan sonra insanların da kopyalanması yolunun açılması beni dehşete düşürür. Nitekim bir çok ülkelerde, ağır cezalarla yasaklanmıştır. Gene de sorumsuz bir bilim adamının, tıpkı ünlü filmlerde, Dr. Moro’nun adası ve Dr. Frankenştayn öykülerinde olduğu gibi, ıssız bir ada veya gizli laboratuarında bunu yapmaya kalkışması ihtimali ve tehlikesı var. İnsan kopyalamanın, kopyalanan insan ucube olmasa bile, ruhunun ve kişiliğinin nasıl olacağından başlayarak türlü dini, felsefi, ahlaki ve toplumsal sorunlara yol açacağı muhakkak. Faydalar-mahzurlar Ancak laboratuarlarda hücreler ve DNA konusunda yeni teknik ve imkanlar ortaya çıktıkça bu mesele tekdüze ve yalınkat olmaktan çıkıyor. Tehlike ve faydalar çatışıyor. Kısacası laboratuarlarda hücreler, ceninler üzerinde yapılan çalışmalarla bazı ölümcül hastalıkların engellenmesi veya tedavisi imkanları ortaya çıktıkça! Bu konuda daha yakın ve büyük bir tehlike -veya bakış açısına göre- imkan şimdi de Avustralya’dan çıktı. Söylendiğine bakılırsa, Avustralya’da Dr Orly Lacham-Kaplan adlı bir bilginin, sperm olmadan tek kadın veya erkek hücresinden çocuk yapmayı başarmış. Böylelikle kısır erkekler veya kadınlar çocuk sahibi olacaklar ve kadınlar da arada babaya gerek olmadan çocuk yapabilecekler. Bu buluşun bilimsel ayrıntılarına girmeyeceğim ama, bazı faydaları yanında muhtemel toplumsal ve ahlaki zararları hemen aklıma geliyor. Özellikle aile mefhumunun ortadan kalkması ve eşcinselliğin teşviki gibi... Kök hücreler Diğer taraftan, son zamanlarda Amerika’da siyasi boyutları olan bir “Kök Hücreler” sorunu var. Bütün dünyada zaten, kürtajın, yani ana rahmindeki ceninin “alınması ve öldürülmesinin”, serbest bırakılıp bırakılmaması büyük bir siyasi, sosyal, ahlaki ve dini tartışma konusu idi. “Hayat” taraftarı olan muhafazakârlarla serbest hatta devlet tarafından desteklenecek Kürtaj taraftarları arasında. Bu tartışmanın önemli, temel unsuru “hayatın” ne zaman başladığı sorusu idi. Muhafazakârlara göre hayat ana rahmine düşen cenin (embriyo) ile başlamıştır ve katli, önemli bir sebep olmadıkça -doğum hayati bir tehlike arzetmiyorsa- caiz değildir. Şimdi bazı bilim adamları ve yazarlar, zaten haliyle ıskartaya çıkan ceninlerdeki “kök hücreler”den önemli hastalıkların Parkinson, alzheimer, diyabet ve bazı kalp hastalıklarının tedavisinde kullanılabilecekleri için, istifade edilmesi gerektiğini söylüyorlar ve “Hayat” taraftarı muhafazakârlarla çatışıyorlar. Vatikan da, çoğu din adamları da bu tecrübe ve işlemlere şiddetle itiraz ediyor ama Avrupalılar bu konuda genellikle daha “liberaller.” Ancak, Amerika’da konu çok çetin bir tartışma konusu ve kürtaja karşı olan yeni, ABD başkanı Bush siyasi ve ahlaki bir açmaz içinde: Bir taraftan muhafazakârların ve vicdanının baskısı diğer taraftan bilimin ilerlemesine ve önemli ölümcül hastalıklara çare bulunmasına engel olabileceği için.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86266
    % 0.23
  • 6.0494
    % -0.41
  • 6.7731
    % -0.51
  • 7.6703
    % -0.67
  • 250.241
    % -0.41
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT