BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İstanbul emin ellerde

İstanbul emin ellerde

Bir kere şunu hemen belirtelim ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mahkûmiyeti kimsenin içine sinmedi.



Bir kere şunu hemen belirtelim ki, İstanbul Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın mahkûmiyeti kimsenin içine sinmedi. Halkın oylarıyla seçilmiş bir şahsiyeti fikir suçlusu addedip makamından alaşağı etmek ve onu kodese tıkamak, her şeyden önce demokrasimizin zafiyetini göstermektedir. 21. dönem parlamentomuzun ilk işleri arasında 312. maddeyi, yeniden ele alıp, muğlaklıktan kurtarmak olmalıdır. Dikkat edilecek olursa Fazilet Partisinin oyları genel seçimlerde gerilemesine rağmen, mahalli seçimlerde 1. parti olmayı başarmıştır. Bu başarı ve başarısızlıktaki yegane etken, bir önceki döneme ait yönetimlerdir. Yani, merkezi hükümetteki Refah Partisinin icraatı ile, mahalli idarelerdeki Refah Partililerin gösterdikleri performans ana etken olmuştur. Merkezi idaredeki Refah Partisi’nin tutum ve davranışları ayrı ve müstakil bir yazı konusudur. Biz esas itibariyle, bu yazımızda mahalli idarelerdeki başarılardan söz etmek istiyoruz. Her ne kadar Fazilet Partisi, Refah’ın devamı değiliz diyorlarsa da, her iki partinin hitab ettikleri seçmen kitlesi aynıdır. Fazilet Partisi, genel seçimlerde kaybettiği yüzde 6-6.5’lik oy kaybını sorgularken, mahalli seçimlerdeki başarısı ile mukayese edip değerlendirmelidir. Bir kere, mahalli yönetimlerde doğrudan, yani gerçek demokrasi vardır. Yönetenlerle yönetilenler arasında kalın bürokratik engeller yoktur. Onun için de halk, kendisi için yapılanları daha net görebiliyor ve değerlendirebiliyor. İstanbul, 1994 yılında CHP’den (Nurettin Sözen) devralınmıştı. Bir yıl sonra da genel seçimler yapıldı. İşte Refah Partili yönetimlerin, mahalli idarelerde gösterdikleri kaliteli ve süratli hizmet anlayışı, kimsenin beklemediği bir şekilde genel seçimlere de yansıdı ve parti, birinci oldu. Bu başarının temelinde halkla bütünleşmek yatıyor. İdarenin devralındığı zamanda İstanbullu soluyacak hava, içebilecek ve kullanabilecek su bulamıyordu. Şehrin her yanı çöp dağları ile dolu idi. Çarpık kentleşmeyi önlemek şöyle dursun, yeni yeni varoşların meydana gelmesine bile bile fırsat veriliyordu. Belediye, bütün kurum ve kuruluşları ile borç batağına gömülmüş, bankalar bunların çeklerini kabul etmiyordu. Rüşvet, suiistimal, adam kayırma gırla gidiyor, İstanbul tek kelime ile Kerbela’ya döndürülmüştü. Eski Başkan Tayyip Erdoğan önce kendisi gibi adam gibi adamları buldu ve işlerin başına getirdi. Başarı tamamen bu ekibindir ama, bu ekibi bulup işlerin başına getiren de Tayyip Erdoğan’dır. Tayyip Erdoğan, Ali Müfit Gürtuna’yı Başkan Vekili olarak önerdi, Belediye Meclisi kabul etti. Hapse girince de, Gürtuna resmen Belediye Başkanı oldu. Gürtuna’nın mütevazı kişiliği aday olması konusunda bazılarınca sürpriz oldu. Çok medeni ve alışılmadık bir seçim kampanyası yürüttü. Alçak gönüllü, emin, kararlı ve politikanın çirkin yüzüne bulaşmadan, bileğinin hakkıyla İstanbullunun teveccühünü kazandı. Bütün adaylar 3-5 hayali proje ile kampanyalarda şov yaparken o, müşahhas (somut) 500 projenin hayata geçirilmesi için sabırsızlanıyordu. Seçim yasaklarına girdiği için, bunlardan, hizmete amade birçoğunun açılışını yapamadı bile. Her seçim öncesi, İstanbul’u biraz daha köhneleştiren varoş oluşumuna ve kaçak yapılaşmaya müsaade etmedi. Şu anda İstanbul’un en büyük sorunu ulaşımdır. Çaresi raylı sistemdir. Köprüler ve otoyolları, insan yerine otomobil taşımaktadır. Ali Müfit Gürtuna bütün bunların bilincinde ve bir an önce hizmete sunabilmenin heyecanını yaşıyor. Ali Müfit Gürtuna çileli ve bir o kadar da onurlu bir görev için, dünya kenti İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı makamına liyakatla oturmaktadır. Kendisini kutluyor, başarılarının devamını diliyoruz. Tel: 0 212 454 38 00 Faks: 0 212 454 38 29
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT