BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye’nin olimpiyata değil Olimpiyatın Türkiye’ye ihtiyacı var...

Türkiye’nin olimpiyata değil Olimpiyatın Türkiye’ye ihtiyacı var...

Olimpiyat çalışmalarını sürdürdüğümüz günler, bir televizyonda halk ropörtajları vardı... “Olimpiyat İstanbul’a verilsin mi” sorusuna kimi, “Evet verilsin, kralını yaparız”, kimi de “Verilmesin, biz her şeyi hor kullanıyoruz. İki günde kırıp atarız” diyerek; gecenin bir yarısı televizyonlarda çıkan kas geliştirici aletlerden söz edildiğini sanıyordu...



Olimpiyat çalışmalarını sürdürdüğümüz günler, bir televizyonda halk ropörtajları vardı... “Olimpiyat İstanbul’a verilsin mi” sorusuna kimi, “Evet verilsin, kralını yaparız”, kimi de “Verilmesin, biz her şeyi hor kullanıyoruz. İki günde kırıp atarız” diyerek; gecenin bir yarısı televizyonlarda çıkan kas geliştirici aletlerden söz edildiğini sanıyordu... Bazısı da işin gırgırında, “Ne gerek var abi?... Fatih Ürek, Doktor Bilal ve Aldo’nun arasına iki tane Lassa at; olsun sana olimpiyat”... ... Maçlara, “Olimpiyat İstanbul’a yakışır”la çıkıyor, şarkıları “Kız sen aday kentin neresindensin” şeklinde söylüyorduk... Şehrin merkezi yerlerine birkaç bilboard ve pankart salladık mı tamamdır... Oldu mu şimdi?... Hiç Sultançiftliği’nde “60 milyon olimpiyata hasret” diye bir pankart gören var mı?... Ya da Bayrampaşa’da “Biçki Dikiş Kursumuz açılmıştır”dan başka bir yazı gören?... Yılmaz Abi kızacak ama hiç Rami’de “Olimpiyat bizimdir, bizim olacak” diye tezahürat yapana rastlamak mümkün mü?... Siz “Halkalı”nın da ismine bakıp, “Olimpiyat Köyü” sanmayın sakın... Gidip bakın kapı önlerinde konuşan teyzelere, hepsi Hülya’nın kararını bekliyor... O zamanki gündemden bahsediyorum... Mehmet Ali Erbil en sakin yazını geçiriyor da, şişman güzellik yarışmaları konuşuluyor bu aralar... ... Sporun içinde olan bir adama gidip sorun, “Olimpiyat çalışmalarından bahseder misiniz biraz” diye... Jean Cloude Van Damme’ın gelişinden ve üniversiteli dansözlerimizle eğlenişinden başka bir şey söyleyemez... Eğer Televole kültürünü bilmeyen bir spor adamına sorarsanız, onu bile bulamazsınız... Bizim Bilgehan’a sordum “Olimpiyat olayları hakkında ne düşünüyorsun” diye, “Greenpeace diye bir şey duydum ama olimpiyat bilmiyorum, nasıl bir şey” dedi... Anlayacağınız Laila’nın kurallarını ezberlediğimiz kadar, olimpiyat kurallarını öğrenemedik... Amaaan boşverin... Atı alan Çin Seddi’ni geçmiş, bize ne?... Kadınlar & Erkekler... * Bennettsville’de sağır bir adam, “Sürekli işaret diliyle başımın etini yiyor” diye karısını boşadı... * Canon City’de kadının biri, “Kız arkadaşının evinin önünden arabayla geçerken başımı kontrol panelinin altına itiyor” diyerek kocasını boşadı. * Los Angeles’te adamın biri çok sevdiği filmleri seyrederken, durmadan evin meseleleri hakkında başını şişirdiği gerekçesiyle karısını boşadı. * Georgia’da kadının biri, evde çok oturduğu ve sevgisini çok yoğun gösterdiği gerekçesiyle kocasını boşadı. TEMEL’İN YERİ Temel’le Dursun Sultanahmet’te gezerken bir turist kendilerine yaklaşmış ve bir adres sormuş... İngilizce, Almanca ve Fransızca’yı denemiş ama bir türlü anlaşamamışlar... Turist gittikten sonra Dursun yakınmış; -Temel, bir yabancı dil öğrenemedik gitti... “-Neye yarayacak ki?... Baksana adam üç dil biliyor, yine derdini anlatamıyor...” BİZİMKİLER * Gazeteciliğe yeni başlayan Hüseyin merak etti, “Abi Bizimkiler’de ismim çıkan gazeteleri kesip saklasam, basın kartı alırken faydası olur mu?...” * Halı sahanın büfecisi Muzaffer Abi, kül tablası şeklinde telefon almış... Bazen karıştırıp telefonda sigara söndürüyor, bazen de kül tablasına “Alo” diyormuş... * Arkadaşlar... Reklam servisinden Selçuk ve Aziz’in Fenerbahçe bayrağını alanlar lütfen geri versin... İşler aksıyor... HAFTANIN HATIRLATMASI “Sahip olmak için can attığın fırsatlar, önüne çıkan zorlukların içinde saklıdır”... * (Ralph Ralston) Ecevit 6 gözlük aldı Birincisi: Rahşan’a bakış... İkincisi: Ülkeye bakış... Üçüncüsü: IMF’ye bakış... Dördüncüsü: Dolara bakış... Beşincisi: Ortaklara bakış... Altıncısı: Toprağa bakış... Estetik... Harika Avcı’nın başından aşağı saçılan dolarlar sahte çıkmış... Eee... Sahte Harika’ya, sahte dolar... Kasa... Faruk Süren, ailesinden çaldığı her dakikayı telafi edecekmiş... G.Saray’dan çaldıkları için bir özür bile dilemedi... Meclis TV’nin yarışma programı; Koltuğa en uzun süre temas eden kazanıyor....
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT