BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Nato ve Demirel

Nato ve Demirel

50. yılını kutlayan NATO’nun Washington’daki zirvesinden gelen haberlere göre Cumhurbaşkanı Demirel ilgi odağı.



50. yılını kutlayan NATO’nun Washington’daki zirvesinden gelen haberlere göre Cumhurbaşkanı Demirel ilgi odağı. Öyle ki İngiliz ve Yunan Başbakanlarına bile 25 dakika ayırabilen ABD Başkanı Clinton o yoğunlukta Demirel’le tam 40 dakika beraber oldu. Dahası, Avrupa Birliği ülkelerinin inşasına çalıştığı Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliği isimli kurumun yapılanmasında Türkiye’nin karar mekanizmasında yer almaması yaklaşımı da bertaraf edildi. Demirel, Clinton ve Blair’le yaptığı görüşmelerde ABD ve İngiltere’yi Türkiye’nin safına çekti ve Türkiye’nin dışlanmasını ters yüz etti. Demirel, Avrupa Birliği’nin NATO imkanlarını kullanarak ancak Türkiye’yi karar mekanizmasının dışında bırakan ve adeta yeni bir kimlik ya da kurum olan EDSİ yani Avrupa Güvenlik ve Savunma Kimliğinin ortak deklarasyonunu bu yapılanış şekliyle imzalamayacağını söyleyerek durumun düzeltilmesini talep etti. Türkiye’nin kararlılığını gören AB’nin NATO üyesi ülkeleri, ABD ve İngiltere’nin de Türkiye’ye verdiği destekle geri adım attı ve bildiri metni Türkiye’nin isteği doğrultusunda yeniden kaleme alındı. Bu şekilde Türkiye bu önemli zirvede ciddi bir çelme ya da dışlanmayı ters yüz etmiş oldu. DUAYEN DEMİREL NATO liderler zirvesinin gözdesi olan Demirel adeta NATO’nun da “Babası” konumunda, Demirel siyasi yaşamı boyunca pek çok başkan ve başbakanı eskitmiş. Kimleri mi? Nixon’dan Ford’a, Carter’dan Reagan’a ve Bush’dan Clinton’a kadar pek çok ABD Başkanı’nın Demirel’le yolları kesişmiş ve çeşitli vesilelerle bir arada olmuşlar. Aynı şekilde Thatcher’den Major’a, Papandreu’dan Gonzales’e, Andreotti’den Craxi’ye, Kohl’dan Martens’e kadar pek çok başbakan da Demirel’le ya da sonrasında siyasete başlayıp bugün olmayanlardan. İşte Demirel bu özelliklerinden olacak ki Washington’da ilgi odağı oluyor ve büyük bir alaka görüyor. NATO zirve salonundan bu alakaya bir mini örnek: ABD first lady’si Hillary Clinton uzaktan fark ettiği Demirel’in yanına gider ve aynen şunları söyler: “Sizin Türk Amerikan ilişkilerini geliştirme yönündeki çabalarınızı burada her zaman takdir ve ilgi ile izliyoruz.” Hayır, bu sözler nezaket gereği söylenen basit kompliman sözcükleri değildir. Bu sözcükler ABD’nin first lady’sinin uzaktan görüp yanına gittiği Cumhurbaşkanımıza özellikle dillendirdiği hayranlık ve saygı ifadeleridir. İşte bu mini misal bile her şeyi ortaya koyuyor. Bizim ısrarla Demirel bu ülkeye Cumhurbaşkanı olarak bir dönem daha; hava kadar, su kadar, ekmek kadar gereklidir tezimizin altında yatan bu hakikattir. Sayın Demirel bugün Türkiye için sadece menfaat ve hakların korunması bağlamında değil, prestij markası olarak da gereklidir. TAÇ GİYEN BAŞ Bugün değineceğimiz bir başka ayrıntı da NATO üyesi ülke başkan ya da başbakanlarının geçmiş siyasi seyirleri ve bugünkü konumları olacak. Tam bir ibret vesikası olan şu tabloya bakın: NATO Genel Sekreteri Javier Solana İspanya Sosyalist Partisinin eski ateşli NATO karşıtı militanı. NATO’nun ağır toplarından Alman Başbakan Gerhard Schroeder keza Solana gibi eski ateşli bir NATO muhalifi. Hele Alman Dışişleri Bakanı Fischer NATO karşıtı eylemleriyle ünlü bir politikacı. Bitmedi... İngiliz Başbakanı Tony Blair ve Dışişleri Bakanı Robin Cook da aynı kervanın yolcularından. Devam ediyoruz: Polonya Cumhurbaşkanı Aleksander Kwasniewski, Walesa’yı deviren Komünist Partisinden seçildi ve o da bugün NATO’nun en hararetli savunucusu. Peki ya Yunan Başbakanı Simitis? Adam seçim kampanyasını NATO’dan çıkmaya kurmuştu. İtalyan Başbakan Massima d’Alema bir diğer örnek. Vietnam’a karşı olduğu için savaşa gitmeyen Clinton da bu çerçevede mütalaa edilebilir. Ama Clinton bugün NATO patronu, diğerleri de patron yardımcıları. Kuşkusuz bunun tek izahı var: Taç giyen baş akıllanır. Sol bakış ancak icra sürecinde hakikati fark edebiliyor ve akıllanıyor. Bu realite de solun uçukluğunu gözler önüne seriyor...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT