BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayal kırıklığına uğratmak MHP için en büyük tehlike...

Hayal kırıklığına uğratmak MHP için en büyük tehlike...

Milliyetçi Hareket Partisi, 18 Nisan 1999 erken genel seçimlerinde gayrı resmî sayıma göre toplam reylerin yüzde 18.14’ünü alarak TBMM’ye 130 milletvekili gönderme hakkına kavuştu.



Milliyetçi Hareket Partisi, 18 Nisan 1999 erken genel seçimlerinde gayrı resmî sayıma göre toplam reylerin yüzde 18.14’ünü alarak TBMM’ye 130 milletvekili gönderme hakkına kavuştu. MHP, tarihinde ilk defa elde ettiği bu yüksek başarı ile parlamentoda ikinci büyük grubu kurma şansını yakalamış bulunuyor... Henüz YSK kat’î neticeyi açıklamamıştır. Mümkündür ki nisbetin daha yukarı çıkması ile milletvekili sayısı artabilir. Aslında bu parti, parlamentoda ikinci olsa bile fikriyat bazında birinci partidir. MHP ile BBP birleşselerdi bugün DSP değil MHP ipi göğüslemiş olacaktı. Şimdi her iki tarafın da müteessir olduğunu biliyoruz. Her ne ise bir musibet bin nasihatten evladır. Yirminci asrın son siyasî seçiminde MHP, her ne kadar ikinci parti ise de yirmibirinci asrın ilk seçimlerinde birinci partidir. Bu ihtimal çok kuvvetlidir. Varılması ise hayli zahmetli... MHP’nin önüne daha ilk günden aşması gereken imtihanlar çıkmaya başlamıştır. Bunlar geçilirse büyür, tek başına iktidar olabilir, yoksa kaybeder... Birinci imtihan: MHP Kurmayları neden sayın Devlet Bahçeli’nin Başbakanlığında da bir Hükûmet kurulabileceğine inanmıyor veya o zannı veriyorlar? Daha tuhafı Sayın Ecevit’in Başbakanlığına dünden razı bir manzaraya niçin rıza gösteriyorlar? Bu yönde telkinler olabilir. Yoksa mesele telkini aşıp baskı boyutlarına mı vardı? Baskı varsa nerelerden geliyor? Açıklanmalıdır. Sizi seçen Türk milletidir. Onun her gelişmeden haberi olma hakkı vardır. Yarın birileri karşınıza “Başbakanlık sorumluluğunu almaya cesaret edemediler” diye dikilebilir. Atılacak her adımın kırk hesabı yapılmalı. Ecevit’in Başkanlığındaki kadar ondan fazla Bahçeli’nin Başkanlığında kabine formulü mümkün. Fakat bunlar hiç dile gelmiyor. Evet; DSP+MHP olabilir ama eli mahkûm görüntü verilmemeli. İkinci imtihan: Sayın Bahçeli, “Kutan ve Çiller bir müddet dinlensinler” demiş midir? Şayet dediyse bu sözün isabetliliği tartışılabilir. Zaten seçmen, bu iki sayın lidere ibret alacakları dersi vermiştir. Siyaset, açık kapıları kapama san’atı değildir. Siyaset, kapalı kapıları dahi açma mesleğidir. MHP’nin Ecevit’e karşı teslimiyetçi bir politika güdeceğine asla ihtimal vermiyoruz. Ne var ki ince ayarlarla o yöne doğru çekiliyor. Muazzam ölçülerde dikkatli olunmalı. 35 yılda binlerce insanın malını, canını, gençliğini, mesleğini harcayarak elde edilen zafer saman alevine dönmemeli. Üçüncü imtihan: Başörtüsüdür: 21. Asra ve yeni bir yasama dönemine girerken hâlâ bu mevzuyu konuşma mecburiyetinin doğması fevkalade ayıptır. Bugün yüksek ve orta dereceli okullardaki başörtülü genç kızların ıstırapları öylece dururken buna maalesef yine bazı basın kuruluşlarının kurcalaması ile iki milletvekili de dahil edilmiştir. Bu milletvekillerinden biri MHP’lidir. Diğeri FP’li. FP Genelbaşkanı sayın Recai Kutan “biz açığa kapan, kapalıya da açıl diyemeyiz” diyerek görüşünü ortaya koydu. MHP Genelbaşkanı sayın Devlet Bahçeli de “Biz devleti sıkıntıya sokmayız” dedi. Bu söz, ‘hanım milletvekilinin başını açacağız’ mânâsına gelmez. Nitekim Bahçeli’nin beyanatının devamı “iç tüzüğü bir görelim” şeklinde. Tartışmaya konu kadın milletvekillerine gelince... FP’li Merve Kavakçı, kesin bir dille başını açmayacağını söylerken MHP’li Nesrin Ünal ise şeklin mühim olmadığını ifade etti. Belli ki medyanın üzerine fazla gelmesi ile onları savıp vakit kazanmak maksadıyla böyle konuşmuştur. Şimdi partisinin Nesrin Ünal’ın başını açtırıp açtırmayacağı şiddetle merak edilmekte. Devlet Bey ve MHP yönetimi böyle bir tavize kat’iyyen tevessül etmemeliler. Büyük zül olur. Aday adayı olarak başörtülü bir hanımı kabul etmeselerdi anlaşılırdı. Halbuki bu siyasetçi, seçmenden bu kıyafet ve imajı ve dolayısıyle başörtülü mağdurelerin dertlerini dert edineceğini söyleyerek oy almıştır. MHP’li hatipler, meydanlarda bir başörtüsü istismarı yapmadılar. Ama yeri gelince bu meseleye sahip çıkacaklarını da beyan ettiler. FP’den MHP’ye ciddi oy kayışının temel sebeplerinden biri budur. Eğer MHP kolay yolu seçerek bazı gözlere girmeyi hedef alırsa kendi istikbali ile oynar. Milletin gönlüne girenin başkasının gözüne girmeye ihtiyacı yoktur. Bu çetin ve gereksiz yere çıkmış meseleyi halletme şerefi MHP’ye düşer. MHP ortağını ikna etmelidir. Zaten bizzat Ecevit de Entelektüel Boyut Programında kendi partisinde de başörtülüler olduğunu bunu zaman içinde çözeceklerini söylemişti. Ayrıca yine Ecevit, konunun kılıçla keserek çözülemeyeceğini ifade etmişti. Aynı şekilde Bahçeli de gerek Entelektüel Boyut Programı’nda ve gerekse meydanlarda yasakçılığa karşı çıkarak başörtüsü ile uğraşmanın temel insan haklarına aykırı olduğunu üzerine basa basa defalarca açıklamıştı... Ayıp olan Türkiye gündemine böyle bir pürüz taşımaktır. Türk parası, istiklalimizi gölgeleyecek vahamette kıymet kaybederken konuşulacak olan başörtüsü değildir. 550 kişi içinde iki hanımın başörtülü olması ile Türkiye ne bir şey kazanır, ne bir şey kaybeder. Bu korku, bir eski ümidin tersidir. Sayın Tansu Çiller’in Başbakan olması ile bazı gazeteciler öyle ümidlere kapılıp öyle manşetler attılar ki o yazılanlar, şimdi sadece komedi mevzuu olur. Onlar zannetmişti ki Türkiye’nin açık bir hanım Başbakanı olmakla bütün dertleri bıçakla kesilir gibi âniden kesilecek. Şimdi de zannediyorlar ki iki örtülü hanım yüzünden başımıza gelmedik kalmayacak. Hiç alakası yok. O da hataydı. Bu da hata. Zaten başörtüsü de öylesine yozlaştırıldı ki. İşte bakınız en yakın misal. Tv eğlence programları. Bazı örtülüler de bazı açıklar kadar hafif davranarak kendilerini müziğe kaptırıp zıplayıp duruyorlar... MHP Başörtüsü ve başörtülünün tehlike olmadığını ürkmüş olanlara inandırmalıdır. Kasıtlılara zaten laf anlatılmaz. Onun için daha ilk adımda taviz verirse yarın zorda kalır. İktidar ateşten gömlek. Fırsatçıların, dalkavukların, ahlaksızların, hainlerin... hesaplarına, tuzaklarına düşmeden mertçe, yiğitçe, değerlerinden taviz vermeden yola devam... Radikalliğe hayır; ılımlı tavra evet. Fakat kendisi olmayan her fikir ve harekete de hayır... MHP taze bir ümiddir. Yetti artık!.. Bu millet, hep hayal kırıklığına uğramamalı. Bunları, dönemeçte söylemek borçtu... Tel: 0 212 454 38 04 Faks: 0 212 454 38 29
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT