BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Koca Yusuf

Koca Yusuf

Ebe kadın kuvvetli bir tokat vurdu. Ayşe gelinin gözünde şimşekler çaktı ve kendine geldi. “Yavrum yavrum” diye atıldı, ebenin kucağından bebeyi kaptı, göğsüne bastırdı.



Sırtüstü yatmıyordu Ebe kadın kuvvetli bir tokat vurdu. Ayşe gelinin gözünde şimşekler çaktı ve kendine geldi. “Yavrum yavrum” diye atıldı, ebenin kucağından bebeyi kaptı, göğsüne bastırdı. Yavru pehlivan ağlamağa başladı. Gözlerini yavrusundan ayıramıyordu. “Ne kadaa iri. Bunu ben mi duurdum. Duumun bu kada zor olması, bundanmış demek . Aslan gibi. Hey ya Rabbim. Bu ne cilve. Canımdan can kattığım evladım ölümüme sebep olcaktı.” diye geçirdi içinden. Ayşe gelin, doya doya yavrusunu sevdi. Küçük aslan, ana kokusunu almış, ağlamasını kesmişti. Ayşe gelin, gözleri yaşla dolu, minnetle Ebe kadına baktı. -Allah irazı olsun Ebe ana. Ayatımı ve uğlumu size borçluyum. Bunu hiç unutmucam. Akkını nasıl üderim bilemem. Ebe kadın, utandı, ebe kadın telaşlandı: -Ayat da, ülüm de Yüce Rabbimizden a gelin kızım. Ebe anan yalnızca sebep. Ama şu aslan yavrusunun payını da unutmamak ilazım. Ayşe gelin şaşırmıştı: -Şu bebeen mi? -Evet, unun. O bebe diil, yavru pelvan. Eğer o duumayı istemeseydi... -Annayamadım ebem, nasıl... Ebe kadın, anlattı; yaşadıklarını, çocuktan ve Ayşe gelinden nasıl ümit kestiğini, doğumun son anda anlaşılamaz şekilde nasıl gerçekleştiğini. Avucunun içindeki kanı, şamarı yemesine rağmen nasıl ağlamadığını. -Ebe anam. Bu anlattıklaan... İnanılır gibi diil. -İnan kızım inan, ben bu duum gibi bir duum yaşamadım, evladın gibi evlat da gürmedim. Allah nazardan saklasın be gelinim. Ayşe gelin sanki kaybedecekmiş gibi, daha bir sıkı sarıldı tosun oğluna. Köftehor ana göğsünün sıcaklığını ve doyuruculuğunu hissetmiş mırıl mırıl gidiyor, bir taraftan da aç kurtlar gibi annesini emiyordu. Ayşe gelin, göğüsleri kopuyor zannetti. Nasıl bir yiğit olacağı emişinden belliydi... Sevinçten içi kalkar gibi oldu, leğenin yanına gitme ihtiyacı hissetti. Bebeği sırtüstü yatağının üzerine bıraktı. Sırtüstü yatağa bırakmasıyla beraber aslan yavrusu yaygarayı bastı. Hemen kucağına aldı, naralanmayı bıraktı. Annesi güldü: -Ebe anam. Bu tam pelvan ulcak gibi. Baksana sırtüstü yatırınca emen yaygarayı basıyeri. Ebe kadın elini başına vurdu: -A kızım, ne didin? Sırtüstü yatırınca mı aalıyer, didin. Tabi ya. A akılsız kafam. Nasıl da annamadım. Duuru sülersin be kızım. Pelvan bu. Sırtüstü yatırınca aalıyeri. Ben yatırdıımda da aaladı, ne yapcaamı bilememiştim. Hele bir deneyelim. Ebe kadın çocuğu anasından aldı, sağ tarafına yatırdı, hiç sesi çıkmadı. Sırtüstü yatırınca yine yaygarayı bastı. -Aman ya Rabbim. İnanılmaz. Bu nasıl bir evlat ki, sırtüstü yatırılınca aalıyeri. Aman kızım! Gürdükleeni kimseye annatma. Yavrucuu kem gözleeden, nazarlaadan kurtaramayız yoksa. -Aklısın ebe anam, aklısın. Ayşe gelin sevincinden ağlıyordu. Leğende elini yüzünü yıkadı. Yatağına dönüyordu ki, oda sallanmağa başladı. Korktu, bağırdı: -Ebe anam ne oluyeri deprem mi? Ebe kadın da şaşırmıştı. Ayşe geline sarıldı. -Salavat gitir kızım, deprem gibi. Oda zangır zangır titriyordu, ha yıkıldı ha yıkılacak, iki kadın da dehşet içindeydiler. Doğum depreminden sonra şimdi de bu... * DEVAMI YARIN Yazan: HALİL DELİCE
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 86771
    % -0.03
  • 6.0043
    % -0.6
  • 6.7092
    % -0.48
  • 7.6486
    % -0.38
  • 246.92
    % -0.74
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT