BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Neron lâzım mı?

Neron lâzım mı?

NERON’U bilirsiniz... Hani şu gaddar, Roma’yı ateşe veren, en yakınları dahil annesini bile işkence ile öldürten, sırtlan tabiatlı lânet imparator.



NERON’U bilirsiniz... Hani şu gaddar, Roma’yı ateşe veren, en yakınları dahil annesini bile işkence ile öldürten, sırtlan tabiatlı lânet imparator. İşte bu şifâsız ve merhametsiz çılgının âdet hâline getirdiği, kendini zorla beğendirme huyu bendenize en berbat işkencelerin en tahammül edilmezi gibi görünür. Neron, elinde lir’i, zorla bir araya getirilmiş beşbin kişiye karşı bilinen cırlak sesiyle şarkılar söyler, sonunda, “Böyle güzel bir şarkı duydunuz mu?” diye bağırırdı. Çâresiz ve yalaka kalabalık bir ağızdan cevap verirdi: - Hayııırr! Yalnız senden dinledik! ¥¥¥ Zannımca, bu manzarada iki çirkef yanyana duruyor. İlki, çirkinliği güzellik diye satmak; ikincisi, toplumun bed ve iğrenç bir fiili alkışlaması. Böyle Neron’a böyle seyirci. Böyle seyirciye böyle Neron. ¥¥¥ Dünya tarihinde Neron’lara çokça rastlanır. Kepâze kabulcülerin de köküne kat’iyyen kıran girmemiştir. Hitler, Stalin, Mao, Miloşeviç birer Neron değil de ne idi? Onların etrafında boğaz pahasına fır dönen, her söylenende hikmetler arayan iki yüzlü ve korkak zihniyet, insanlığın zift suratlı yüz karası değil de ne idi? Hayır... Ne Neron’ların aşağılayıcı tavrı özlenebilir, ne de onlara alkış tutan kepâze tıynet. ¥¥¥ Demokrasiler en ufak fırsatta halkı aşağılayıcı, halk da yukarıdakilerin gönüllü yardakçısı olabiliyorsa, onurlar ânında ölür. Ve ölü onurlar önünde aydınlıklar yeşeremez. Tahammül edilmeyecek. Eğriliğe, sapkınlığa, büyüklenmelere, başarısızlığa, kat’iyyen sessiz kalınmayacak. “Türkiye benden ibaret” diyenlere hoşgörü yok. Öylelerine: “En iyi, en büyük, en erişilmez sensin” demeğe alışır iseniz, her kapının ardında hunhar bir Neron semirtirsiniz. Sonra eline def alır Neronlar da, Sizi bir güzel oynatır. ¥¥¥ Kör kabullere hayır. Üç kuruş etmez kabulcülere de hayır. Dikkat!.. Neron’ları bizler büyütürüz. Alkışladıkça vehimleri depreşir, günün birinde ansızın “Böyle güzel şarkı duydunuz mu?” diye soruverirler. Artık kaçacak yeriniz yoktur ve, “Hayır! En güzelini sen söylersin” demek zorunda kalıverirsiniz. Siz dürüst, hakşinas ve cesur oldukça, Neronlara ancak bostan beklemek yakışır. ¥¥¥ Merhaba şeref, merhaba irfân!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT