BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gel ha bole...

Gel ha bole...

Körün istediği bir göz, Allah vermiş iki göz...



Körün istediği bir göz, Allah vermiş iki göz... Ensesinde nefeslerini hissettiği iki ezeli rakibinin tökezlemesi, G.Saray için lotoda altı tutturmak gibi bir şeydi... Hemen hemen tüm maçlarında fazla gele atmayan lider, lehine çalışan Beşiktaş ve F.Bahçe’nin bu moral desteğiyle Trabzon’un karşısında rastgele dedi... Serde liderlik var... Serde, şen gelip şen dönmek var... Serde, üçüncü şampiyonluk için ant içmişlik var... Ya Trabzonspor?... Başkanın iki maçta bir astığı, kestiği, dağıttığı bordo-mavililer, sonlarının darağacında bitmemesi için G.Saray’dan daha heyecanlıydı... Çünkü M.Ali Yılmaz, elinde tesbihi, omuzunda yan yatmış ceketi ve külhan ağzıyla son noktayı koymuştu... “Ya yenin, ya gidin”... Bunca strese sokulan bir takım, belli ki koca bir şehir için değil, kellelerini kurtarmak için bilenmişti... * * * Daha ilk dakikadan itibaren maçın hem renkli, hem kaliteli geçeceği sinyali dalga dalga yayıldı... Trabzonspor, her ne pahasına olursa olsun ilk golü bulabilmek için G.Saray defansını dört koldan çembere aldı... Ama unuttuğu bir gerçek vardı.... Popescu... Yokluğunda kıymeti daha çok anlaşılan bu usta Rumen, yeniden formasına kavuşunca dünyalar G.Saray’ın oldu... Popescu, müthiş kesiciliği ve süper liberoluğuyla hem rakibi sindirdi, hem arkadaşlarına moral ve hırs enjekte etti... Sarı-kırmızılı takımın orta alanı uzun toplarla geçme inadı, Trabzonspor’u sahasında şaşkın bıraktı... Bordo-mavililer Mehmet İpek, Mehmet Zengin ve Selim gibi dağınık futbolcularıyla asla G.Saray’ı alt edecek güçte gözükmedi... Ne yaptıkları orta ortaya benziyor, ne oynadıkları böyle futbol kitaplarda yazıyor... Bu takıma gönül verenler eğer küsmüşse, bunun sebepleri yanlış transferlerle doldurulan bir Trabzonspor’dur... * * * G.Saray’da dün gece iki isim daha vardı ki; asli görevleri yanında üzerlerine düşmeyen işleri de üstlendiler... Hakan Şükür ve Hagi savunmalarını bir dakika olsun yalnız bırakmadılar... Böylesine enerji yüklü neferlerle dolu G.Saray’ın rahat çıktığı maçta tek şikayeti; rakibin sert futboluydu... Hakem Bülent Uzun, kararlarında tüm zor şartlara rağmen işini aksatmadı... Sonunda, yılın maçı diye vitrine çıkardığımız bir büyük maçta; gerçek büyük bir defa daha ağırlığını koydu ve tereyağından kıl çeker gibi üç puanı yan cebine koydu... Zaten büyüklük de böyle günde belli olurdu... Son sözümüz Trabzonspor seyircisine... Sahaya olmadık maddeler yağdıracaklarına bu takımı bu hale getirenlere lanet yağdırsalar ya... Belki o zaman doğru yolu bulurlar...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT