BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ruhun değişikliği!..

Ruhun değişikliği!..

Ruhun değişikliği de iki yöndendir: Birincisi, gözü, kulağı, dili, el ayak gibi diğer organların; aile, çoluk çocuk, dost ve ahbablarının mal, emlâk ve diğer eşyalarının da kendisiden ayrılması demektir.



Ruhun değişikliği de iki yöndendir: Birincisi, gözü, kulağı, dili, el ayak gibi diğer organların; aile, çoluk çocuk, dost ve ahbablarının mal, emlâk ve diğer eşyalarının da kendisiden ayrılması demektir. Zâten kendisinin bunlardan ayrılması ile bunların kendisinden ayrılması arasında bir fark yoktur. Çünkü her iki şekilde de hasret aynıdır. Şu hâlde ölüm demek, insânın başka bir âleme intikali ile buradaki varlıklarından ayrılması demektir. Dünyada heves edip ünsiyyet ederek zevklendiği şeyleri var idiyse ölümü ile onlardan ayrıldığı için onların hasret ve elemini çeker. Malına, mevkiine ve giydiği elbiseye varıncaya kadar... Şâyet yalnız Allah ile ünsiyyet eder, onun emirlerini yapmaktan zevk alırsa, ölümü ile nîmeti çoğalır, saâdeti kemâle erer. Çünkü ortadan bütün engeller kalkmış ve sevgilisi ile başbaşa kalmıştır. Zîra dünyanın bütün sebebleri onu Allahtan alıkorlardı. İşte ölüm ile hayat arasındaki ayrılığın yeri budur. İkincisi, uykuda görmediklerini uyanık hâlde iken gördükleri gibi, hayatta iken görmediklerini ölümünde kendisine gösterirler. Aslında insanlar uykudadır, öldükleri vakit uyanırlar, denilmiştir. İlk olarak keşfedilen iyilik ve kötlüklerinden kendisine kâr ve zarar veren şeylerdir. Çünkü bunlar kalbinin gizliliğinde dürülmüş olan kitâbında yazılı idiler. Ancak dünya meşgaleleri onları bilmesine engel oluyordu. Dünya meşgalesi kesilince bütün amelleri kendisine açıklanır. Günahına baktığı vakit, onun hasreti, kendisine öyle te’sîr eder ki, o hasretten kurtarmak için Cehennem’e atılmağı bile göze alır. O vakit kendisine, “Bugün sana karşı, iyi hesab görücü olarak kendi nefsin yeter” (İsrâ: 14) denir. Bütün bunlar can bedenden ayrılır ayrılmaz daha mezara girmeden keşfedilirler ve hasret âteşi ile yanar. Yâni dünyaya bağlandığı hususlar için hasret çeker. Tabiî âhiret azığı için hâzırladığına üzülmez. Çünkü âhiret için azık alan, maksadına ulaştığı vakit buna sevinir. Bu, dünyalıktan ancak zarurî ihtiyacını alıp ondan da müstağnî olmak için zarûretten kurtulmak isteyenler içindir ki, istediği de olmuştur. İşte adamın bu durumu, elem ve azâbın büyük bir nevidir ki, mezara konmadan daha ölümü ile başlar. Mezara konduğu vakit, bâzan başka bir azâbı tatmak için bir nevi o azâbı tadacak şekilde ruh bedenine döner. Af edilenleri de olur...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT