BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Yusuf, tekkeye geldiği ilk gün, fındık kırma taşını görüp efsanesini dinledikten sonra içinden birşeyler kıpırdanmış ve bundan çok daha fazlasını başarmaya karar vermişti. (*) Bunu başarmak için gizli gizli çalışmaktaydı.



Yusuf, tekkeye geldiği ilk gün, fındık kırma taşını görüp efsanesini dinledikten sonra içinden birşeyler kıpırdanmış ve bundan çok daha fazlasını başarmaya karar vermişti. (*) Bunu başarmak için gizli gizli çalışmaktaydı. Demir Baba’nın menkıbeleri, Yusuf’un çok hoşuna gitmekteydi. Taşı kaldırmak için her fırsatta idmanlar yapmaktaydı. Tekkenin etrafındaki taşlardan ilk önce en zor taşıyabildiğini her gece üçyüz adım taşımış. Bunu kolayca taşımağa başladıktan sonra, daha büyüğünü taşımak için çalışmış. Ve sonra daha büyüğü şeklinde idmanlara devam etmişti. Yusuf, bu şekilde ağırlık taşımağa daha üç yaşındayken başlamıştı. Babası ona bir erkek kuzu hediye etmişti. Yusuf, bütün gün kuzuyu kucağından indirmiyordu. Aradan aylar geçti. Kuzu, epey büyüdü. Ama aynı şekilde Yusuf kuzuyu kaldırmağa devam ediyordu. İki yıl sonra, o kuzu, kocaman bir koç olmuş, Yusuf da beş yaşına girmişti. Yusuf, kocaman koçu, kuzu gibi kaldırıyordu. Bu, Deliorman’da günlerce söylenmişti. Hatta darbı mesel haline gelmiş, “İnsanın küçük yaştan başlayarak, çalışa çalışa inanılmaz şeyleri başaracağını” anlatmak için “Yusuf ile kuzusu” anlatılır olmuştu... Yusuf, kararlıydı, başaracaktı. Kayanın tepesinde, türbeye gidip gelenlere bakan Yusuf, gözlerini fındık kırma taşından ayıramıyordu. Bu taşı kaldırmalıydı. Hedefe çok yaklaşmıştı. Daha birkaç ay çalışırsa taşı mutlaka kaldırırdı. Ancak, Yusuf’un bu kadar bekleyecek hali yoktu. Yusuf çok bunalmıştı, bu gece mutlaka o taşı kaldırmalı ve Demir Baba’yla görüşmeliydi. Yarın, kendisi için çok önemliydi. İmtihanın sonucu açıklanacaktı. Bu imtihanı mutlaka kazanmalıydı. Bunun için de Demir Baba’nın yardımına ihtiyacı vardı. Taşı kaldırabilirse, bu gece Demir Baba ona gözükürdü. Yusuf’un aklı ve gönlü, çare; Demir Baba’da diyordu... Yusuf, her fırsatta, Demir Baba’nın türbesine koşar, türbeyi temizler, ruhuna Kur’an-ı Kerim okurdu. İdeali, onun gibi bileği bükülmez bir yiğit, hem madde, hem de mana eri, alperen olmaktı... ¥ DEVaMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT