BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hayal Kahramanlar

Hayal Kahramanlar

Yardımcı ve dublör oyuncuların anlatıldığı, drama-belgesel niteliğinde olan “Hayal Kahramanlar”ın çekimleri başladı.



İSTANBUL - Yönetmenliğini Mehmet Güleryüz, senaryosunu Feza Sınar’ın yazdığı, “Hayal Kahramanlar” adlı belgesel filmin çekimlerine devam ediyor. Türk sinemasının yardımcı ve dublör oyuncularının drama-belgeseli olan proje, sinemadaki üretimin düşüşüyle yerlerine yenilerinin yetişmediği bir kuşağın öyküsü. Amerikan film endüstrisi düşünüldüğünde, teknik donanımsızlık, parasızlık, zamansızlık gibi tüm engellere karşın, bu oyuncu-dublör kuşağın çekimlerde gösterdiği olağanüstü cesaret ve beceri Türk sinemasının varoluşunun temelini oluşturuyor. Çekimler, yine Türk Sinemasınca çok sık kullanılan, Rumeli Hisarı, Kemerler, Galata Kulesi gibi tipik mekanlarda gerçekleştiriliyor. TRT’nin teknik destek sunduğu proje, “Genç Sinemacılar” programında yayınlanacak. Antalya Altın Portakal Film Festivali’nin Yaşam Boyu Onur Ödülleri gecesinde gösterilecek olan belgesel, yurtiçi ve yurtdışındaki festivallere de katılacak. Renkli simalar “Hayal Kahramanlar”da, Türk Sinemasına emek veren Süheyl Eğriboz, Dündar Aydınlı, Sırrı Elitaş, Faruk Panter, Cihan Alp, Necdet Kökeş, Hakkı Kıvanç, Hasan Yıldız, Mehmet Uğur gibi isimlerin yanı sıra danışman olarak yönetmen Yılmaz Atadeniz yer alıyor. Mehmet Güleryüz ve Feza Sınar’ın daha önceki ortak çalışmalarının ürünleri olan “Kemal Sunal” ve “Türk Sinema Tarihi” belgeselleri kamuoyunda ilgiyle karşılanmıştı. “Hayal Kahramanlar” projesi Türk Sinemasının magazine pek de yansımayan gerçeklerine ışık tutuyor. Yönetmen Güleryüz, “şimdiye kadar özel olarak yaptığımız bu çalışmalarla Türk Sinema Tarihinin, geleceğe taşınması anlamında birbirini tamamlayacak olan projeleri hayata geçiriyoruz. Geniş kapsamlı olarak düşündüğümüz “Hayal Kahramanlar”, belgesel olmanın yanı sıra, kitaplaştırılıp, set fotoğraflarından oluşan sergi ve internette bir web sitesi oluşturulacak şekilde tasarlandı” dedi. “Uçan adam” Sinemamızın en önemli kavgacılarından biri olan Faruk Panter “Kızıl Maske”, “Maskeli Beşler”, “Yedi Dağın Aslanı”, “Yiğit Kanı” gibi 500 kadar filmde irili ufaklı roller oynadı. Onu ayrıcalıklı kılan ise pankras ve judo gibi dövüş sanatlarını iyi bilmesi ve oynadığı kavga sahnelerinin koreografisini yapmasıydı. Zaman içinde, başrol oyuncuların dövüş “hocası” oldu. Ancak 1973 yılında televizyonun sinema seyircisini salonlardan çekmesiyle, Yeşilçam’ın girdiği krize girince Faruk Panter mesleği bırakıp, Almanya’da işçi olarak çalışmaya başlamak zorunda kaldı. Eşini sinemaya tercih etti Süheyl Eğriboz 1927 yılında Gönen’de dünyaya gelmiş. 1952 yılında Ayhan Işık’la İstanbul’un fethi çekimleri için Aydın Arakon’un yönetmenliğinde kamera karşısına geçmiş. Birçok filmde rol alan Eğriboz’a, yeteneği sayesinde Amerikan sinemasının yolu açılmış ancak eşinin rahatsızlığı nedeniyle aldığı teklifi reddetmek zorunda kalmış. 3 ay hastanede yattı 1969 yılında “Ölmek Var Dönmek Yok” adlı filmin hazırlıklarına başlayan İrfan Atasoy, oynayacağı bazı atlama, sıçrama sahnelerinde akrobatik hareketler yapabilecek bir dublör aramaya başlamış. Ekmeğini cambazlık yaparak çıkaran Mehmet Uğur, salon işleten bir arkadaşı sayesinde İrfan Atasoy’la tanışmış. Uğur’un sinemaya başladığı bu ilk filmde, hızla koşmakta olan iki atın arasından atlamasını gerektiren bir sahne vardır. Mehmet Uğur başarıyla atlar, yönetmenin bravo diye haykıran sesi ve başarının sevinci asistanın kameraya akü bağlamayı unuttuğunu açıklamasıyla sonlanır. Sahneyi ikinci kez çekmek zorunda kalırlar. Ancak bu kez Mehmet Uğur’un atlayış sırasında dizi döner ve bu olay üç ay hastanede yatmasına neden olur. Zor sahnelerin ismi 1970 yılında Kara Kartal filminin çekimleri sırasında, tehlikeli bir sahne için ata binmeyi bilen becerikli bir oyuncu aranır. Ancak orada bulunanların hiçbiri senaryonun gerektirdiği biçimde oynamayı göze alamazlar. Filmin jönü Cüneyt Arkın “yok mu yahu bunu oynayabilecek adam” diye bir kez daha sormuş, Kadir Kök “ben yaparım” demiş. Çekim, istenen başarıyla sonuçlanmış. Cüneyt Arkın’la tanışmış olması, Kadir Kök’ün sinemayla da tanışmış olmasını sağladı. Cüneyt Arkın bir daha onu bırakmadı. Yaklaşık 200 filmde rol aldı. Artık zor ve tehlikeli sahnelerin aranılan ismiydi. Gereğinde alevler arasında oynamayı göze alabiliyordu. Bu yüzden, vücudunda ağır yanıklar meydana gelmişti. Yönetimde başarının sırları İSTANBUL - Türkiye Gazetesi’nin sponsorluğunda Büyükada Su Sporları Kulübü üyelerine verilen “Yönetimde Başarının Sırları Konferansı” Büyükada’da yapıldı. Konferans; iş yönetimi alanındaki en son trendler ve Türk şirket kültürünün ve insanının karakteristik yapısı dikkate alınarak bizden ve dışarıdan yaşanmış örneklerle desteklenmek suretiyle; pratik, değer ve çözüm üreten, mizahi ve eğlenceli bir atmosferde bilgi paylaşım platformu olarak gerçekleşti. Konferansta; bir şirketin varoluş sebebi, ulaşmayı hedeflediği yer, izleyeceği yol ve sahip olduğu değerlerden oluşan kültürün bütün çalışanlarca nasıl paylaşılacağı, yönetim anlayışında nereden nereye gelindiği, yeni yönetim akımlarından örneklerle açıklandı. Yaklaşık 2 saat süren konferansa konuşmacı olarak katılan Genel Yayın Müdürümüz Doç. Dr. Resul İzmirli, genel olarak; değişim, şirket kültürü, liderlik, takım çalışması, motivasyon, satış, müşteri konularındaki deneyimlerini katılımcılara aktardı.Konferansın oldukça verimli olduğunu belirten Büyükada Su Sporları Kulübü Başkanı Adnan Demir: “Türkiye Gazetesi’ne ve İDEM’e çok teşekkür ediyoruz. Üyelerimizin ufkunu açan gerçekten enfes bir konferans gerçekleşti” dedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93259
    % -0.47
  • 5.2922
    % 0.09
  • 6.0477
    % 0.42
  • 6.7373
    % -0.07
  • 212.356
    % -0.05
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT