BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Evet, bütün bunlar, işaretti. Hocasının, ona Evliya Çelebi Seyahatnamesi’ni vermesi, kendisinin kitaptan, Çelebi ile Er Sultan’ın karşılaşmasını okuması hep işaretti. Başaracağının, umduğuna kavuşacağının, fındık kırma taşını kaldıracağının habercisiydi bütün bunlar.



Evet, bütün bunlar, işaretti. Hocasının, ona Evliya Çelebi Seyahatnamesi’ni vermesi, kendisinin kitaptan, Çelebi ile Er Sultan’ın karşılaşmasını okuması hep işaretti. Başaracağının, umduğuna kavuşacağının, fındık kırma taşını kaldıracağının habercisiydi bütün bunlar. Yusuf, duyduğu bir çıtırtı ile döndü. Baktı ki, Filiz Nurullah, çalıların arkasında gizlenmeğe çalışıyordu. Tebessüm etti. Filiz, o koca vücudunu, gürültü yapmadan gizleyememişti. Gülerek seslendi. -Gel bre Filiz gel. O koca güüdenle saklanmayı da beceremiyersin. Filiz Nurullah, ortaya çıktı. Yüzü kızarmıştı. -Geldim ağam, geldim. Gözünüzden bir şey de kaçmıyeri. Koşarak Yusuf’un yanına geldi ve oturdu. Yusuf sevgiyle Filiz’in sırtına bir şamar patlattı. -Hayda bre Filiz, davran da gidelim. Kalktılar, birlikte tekkeye (spor akademisine) doğru yürüdüler. Filiz, ağasının, üzüntüsünden sıyrılıp neşelendiğini görmekle iyice coşmuştu. Yusuf, fazla konuşmadan, Filiz’i izliyordu. Aklına Filiz Nurullah ile ilk tanıştığı gün geldi. Tekkeye yeni gelmişti. Büyük bir merak içinde sağına soluna bakarken, Filiz’e çarpmış ve daha sonra tekkenin arka kısmında kapışmışlar, kıyasıya güreşmişlerdi. Yenen, yenilenin ağası olacaktı. Yusuf, fazla uzatmadan Filiz’i yenince, Filiz Nurullah, sonraki günler, Yusuf’un ayrılmaz bir parçası olmuştu... Akşam yemeğinden sonraki saatler Yusuf için bir türlü geçmek bilmemişti. Koğuşta, büyük bir sabırsızlıkla herkesin uyumasını beklemişti. Filiz Nurullah’ın horlamaları dayanılır gibi değildi. Bütün pehlivan adaylarının iyice uyuduğuna kanaat getirdikten sonra, Yusuf, usulca yerinden kalktı. Çok heyecanlıydı. Haziran ayının yıldızlı bir gecesiydi. Kurbağalar ve cırcır böcekleri, birbirleriyle yarışıyor. Sanki hepsi Yusuf’a alkış tutup, “Başaracaksın” diyorlardı.  Yusuf, hem türbeye doğru gidiyor, hem de “Sevdikleen, sevip de nimet verdikleen yüzü suyu ürmetine, bana başarmayı nasip et Ya Rabbi” diye için için dua ediyordu. Türbenin önüne geldi. Kapı kilitliydi. Ziyaretçiler kesildikten sonra, akşam saatleri türbe kilitleniyordu. Dışardan, Demir Baba’nın ruhu için bildiği sureleri okuyup, dua etti, Demir Baba’dan kendisine yardımcı olmasını istedi... ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT