BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Yanlış ve yersiz alınan primlerin iadesi

Yanlış ve yersiz alınan primlerin iadesi

Yanlış ve yersiz alınan primlerin iadesi konusu Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 84. Maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde ile yanlış ve yersiz alınan primlerin iadesini ve bunun süresini, ayrıca primleri geri vermenin Kurumca yapılacak yardımlara etkisini düzenlemektedir.



Yanlış ve yersiz alınan primlerin iadesi konusu Sosyal Sigortalar Kanunu’nun 84. Maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde ile yanlış ve yersiz alınan primlerin iadesini ve bunun süresini, ayrıca primleri geri vermenin Kurumca yapılacak yardımlara etkisini düzenlemektedir. Yanlış ve yersiz olarak alınmış olduğu anlaşılan primler, alındıkları tarihlerden itibaren on yıl geçmemiş ise, hisseleri oranında işverenlere ve sigortalılara verilir. İşverenlere geri verilecek primler için Kurumca kanuni faiz de ödenir. Bu faiz, primin kuruma yatırıldığı tarihi takip eden aybaşından iadenin yapıldığı ayın başına kadar geçen süre için hesaplanır. Kurumun yanlış ve yersiz alınan primleri geri verme yükümü, nedensiz zenginleşmenin özel bir çeşididir. Prime esas kazançların fazla hesaplanması, 506 sayılı yasa yönünden sigortalılığı iptal edilen kişilerden alınan primler, işyerinin tabi olduğu tehlike sınıf ve derecesinin yanlış belirlenmesi (fazla hesaplanması) gibi benzer durumlar prim iadesi nedenini oluşturmaktadır. Kanun işverenlerden alınan ve iadesi gereken primlerin işveren hisselerini geri verirken faiz ödeme zorunluluğu da getirmiştir. Madde belirli bir faiz oranını değil, yasal faiz oranının uygulanmasını öngörmüştür. Bu nedenle faizin yürütüldüğü tarihte yasal gecikme faiz oranı ne ise onun uygulanması gerekecektir. Kanunun prim iadesini düzenleyen 84. Maddesi sigortalıya geri verilecek olan primler için faiz uygulamasını öngörmemiştir. Ama bizim görüşümüze göre sigortalıya kendi hissesi oranında yapılan prim iadesinde de, iade tarihinde geçerli olan yasal faizin uygulanması gerekmektedir. Kanunun işverenler için öngördüğü bir hakkı sigortalıdan esirgediğini düşünmek mümkün değildir. Aksi halde sigortalılar aleyhine haksız bir durum meydana getirilecektir. Sosyal Sigortalar Kurumu’nun yapılan talebe rağmen iade yükümünü yerine getirmemesi halinde, sigortalı ve işverenin ayrı olarak kurum aleyhine dava açmaları gerekmektedir. İşveren kendi payının yanında, sigortalının payının da geri verilmesi için dava açma hakkına veya kendi açtığı davada sigortalı hissesini de isteme hakkına sahip değildir. Primleri geri verilenlere, primleri iptal edilen çalışmaları dolayısıyla, Kurumca iş kazalarıyla meslek hastalıkları sigortasından yapılmakta olan yardım ve ödemeler durdurulur. Hastalık, analık, malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarından yapılmakta olan yardımlar ile verilmekte olan ödenek ve aylıklar ise, ilgililere bu sebeple gerekli yardım, tahsis ve ödeme şartlarını yitirmiş olurlarsa durdurulur. Ancak, daha önce sağlanan yardımlara ait ilgililerden geri alınmaz. Örnek Yargıtay Kararı Prim borcu, gecikme zammı-borçlu olmadığının tespiti, eski ve yeni işverenler, müteselsil sorumluluk, hile ve muvazaa. Esas No: 1992/11117 Karar No: 1993/693 Karar Tarihi: 13.04.1993 Karar özeti: 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasasının 82. Maddesine göre, bir işyerinin devir ve intikal etmesi durumunda; yeni işveren eski işverenin Kuruma olan prim borçlarıyla eklentilerinden müteselsilen sorumludur. Bu sorumluluğun alanının, daha önceki veya daha sonraki işverenlere yüklemek kısaca sorumluluk haklarını uzatmak mümkün değildir. Ne var ki, hile veya muvazaa halleri bu kuralın dışındadır. Salt prim borçlarından kurtulma veya üçüncü kişileri yanıltma amacına yönelik arada yeni şirketler kurulması veya işyerinin bunlara devir veya satış gösterilmesi yasanın amacına uygun düşmez ve kanuna karşı hile yapan yeni işverenleri sorumluluktan kurtarmaz. Biçimsel olarak şirketler arasındaki, mali ve hukuksal ilişkiyi belirlemek, şirketlerin sermayelerinin kimler tarafından oluşturulduğunu saptamak, delilleri toplayarak birlikte sonuca gitmek gerekir.(Kartal’dan Ahmet Yıldız’ın sorusuna cevaptır) Kısa soru ve cevaplar Bahri Gençgül-Bartın: Bağ-Kur yaşlılık aylığı bağlama şartlarında SSK’da olduğu gibi sakatlık nedeniyle özel bir aylık bağlama sistemi yoktur. Normal sigortalılar gibi en az 25 tam yıl prim ödeyerek aylığa hak kazanacaksınız. Verilerinize göre 22.5 yıl hizmetiniz var. Doğum tarihinizi yazmamışsınız. Yaş durumunuz uygun ise 2.5 yıl sonra aylık almaya hak kazanacaksınız. Sakatlık nedeniyle aylık tutarınızda da bir değişiklik olmayacaktır. Bulunduğunuz basamak üzerinden aylık hesabı yapılacaktır. Makbule Tunç-Ordu: Tarım Bağ-Kur sigortasına en az 15 tam yıl prim ödeyerek yaş haddinden emekli olabilirsiniz. 25 yıl ödeme zorunluluğu yaşınız 63 olduğu için sizin için geçerli değildir. Ancak sigortalı olmak için çok geç kalmışsınız. M.S.-Erbaa: Emekli Sandığı’na yapılan intibak işlemlerinde SSK ve Bağ-Kur hizmetleri arasında bir farklılık yoktur. Emekli Sandığı yasasına göre, bulunduğu kadronun ek göstergesinden maaş bağlanabilmesi için en az 6 ay bu kadroda çalışma mecburiyeti vardır. Arkadaşınız 1. dereceden aylık alırken emekliye ayrılmıştır. SSK hizmeti birleştirildiği için bir ayrıcalık olamaz. Hizmet birleştirmesine dair 2828 sayılı yasada veya 5434 sayılı Emekli Sandığı yasasında böyle bir hüküm yoktur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 102657
    % -0.63
  • 5.4598
    % -0.17
  • 6.2134
    % 0.06
  • 7.1829
    % 0.41
  • 230.417
    % 0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT