BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hazine arazilerinde satış yetkisi Maliye’nin

Hazine arazilerinde satış yetkisi Maliye’nin

Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kadastrosu, askı ilanı hariç, diğer ilanları yapılmaksızın fiili kullananlara, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından öncelikle yapılacak...”mış.



Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin kadastrosu, askı ilanı hariç, diğer ilanları yapılmaksızın fiili kullananlara, Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından öncelikle yapılacak...”mış. 1. Orman sınırları dışına çıkarılmayan belediye mücavir sahalardaki bina ve bahçe tasarrufçuları, 20-30-40-50 yıldır milyarlarca ecrimisil cezaları ödeyenler ne olacak? 2. 2981 İmar Affı hak sahiplerinin hakları ne zaman verilecek? 3. Şimdi çıkarılan “Hazine Arazilerinin Satış Kanunu” da 2981 İmar Affı Kanunu gibi birkaç kişiyi kurtaracak, kalanlar sürünecek. 4. 2981 İmar Affı Kanunu’nda orman engeli yok. Anayasa’da varsa, -ki “var” deniyor- neden değiştirilmiyor ve şimdiki değişikliklere bu da eklenmiyor? 5. 2981, sahilleri, değerli yerleri peşkeş çekmek, diğerlerini süründürmek için mi çıkarıldı? 6. Belediye mücavir alanda hazine yeri orman gösterilip, dışına çıkarılması Anayasa’nın eşitlik ilkesine aykırıdır, çifte standarttır. Siyasetçilerimiz biz ahaliyi sadece seçim zamanında değil, bu gibi zamanlarda da hatırlasınlar!.. * Tahsin Koloğlu (E. Malmüdürü- Mali Müşavir ) - SAMSUN Bu haksızlık değil mi? Adalet Bakanlığı’nın dikkatine; Cezaevlerimizde çok sayıda mahkum bulunmaktadır. Bunların bir kısmı hasbelkader bir suça bulaşmış ve oralara girmişlerdir. Ve bunlar işledikleri suçtan dolayı pişmanlık duymaktadırlar. Çıkan af da beklentilere tam olarak cevap veremedi. Hem tarih hem de muhteva itibarıyla adaletli olamadı. Mesela 23 Nisan 1999’dan önce suç işleyenler 2 kerre aftan yararlanırken, bu tarihten sonra aynı suçu işleyenler cezalarını çekmektedirler. Bazı suçlar dışındaki suçlar için, hasbelkader cezaevine düşmüş mahkumlar unutulmamalı, adaletli bir düzenleme ile bunlar da topluma kazandırılmalıdırlar. * Ayşe Gevrek - KONYA “Bir Işık da Biz Yakalım” Bakırköy Belediye Başkanı Ahmet Bahadırlı, gönüllülerle ihtiyaç sahiplerini bir araya getirerek, dar gelirli ailelerin çocuklarına burs sağlamayı amaçlayan “Bir Işık da Biz Yakalım” kampanyasını başlattı. Yaşamakta olduğumuz kriz sebebiyle işini kaybetmiş ve geçim sıkıntısı çeken vatandaşlarımızın çektikleri bu ıstırapların çocuklarına da yansımaması, onların eğitimlerine sirayet etmemesi için başlatılan bu kampanyaya beklenenin üzerinde talep geldiği belirtiliyor. Özellikle dar gelirli vatandaşlarımızın oturduğu semtlerdeki pırıl pırıl çocukların yoksulluktan dolayı öğrenim hayatlarının yok olmasına göz yummamak için başlatılmış bu kampanyanın önemi daha da iyi anlaşılıyor. Duyarlı vatandaşların kayıtsız kalmamasını isteyen belediye yetkilileri, bu gibi teşebbüslere şimdi her zamandan daha çok ihtiyaç olduğunu hatırlatarak, kampanyayı şu şekilde açıkladılar: Belediyede “Bir Işık da Biz Yakalım” kampanyasının yürütülmesi için bir birim oluşturuldu. Okullardan ve muhtarlıklardan alınan belgeleri bu birimimize getiren çocuklarımıza ilköğretim için 30 milyon TL., lise için 40 milyon TL, üniversite için de 60 milyon TL. aylık para verilecek. Hayırseverlerimiz çocuklar adına açılan banka hesap numaralarına paraları yatıracaklar. Belediye olarak biz, bu işte köprü rolü oynayacağız.” Katkıda bulunmak isteyenlerin 543 50 53 numaradan Fatma Kadem’e ulaşmaları yeterli. Sokakta mı kalayım? Sayın Hasan Gemici’nin dikkatine; Ben bu sene ÖSS’yi kazanan şanssızlardan biriyim. Yetkililer her gün “kaliteli eğitim, gençlerimizin geleceği için seferber oluyuruz” diyorlar. Benim maddi durumum iyi olmadığı için dersanelere falan gidemedim. Kendi çabalarımla ÖSS’yi kazandım ve Erzincan Eğitim Fakültesi Sosyal Bilgiler Öğretmenliği bölümüne yerleştim. Şimdi benim gidip okumam için para lâzım. Geçen sene babam ile birlikte zor şartlar altında ve borç ile bir ev yaptık. Şimdi benim gidip okumam için ve lâzım olan parayı bulmak için babam, borç ile yaptığımız evi satmayı düşünüyor. Düşünüyorum da benim için evi satacak olan ailem nereye gidecek. Devlet büyüklerimden bana yardımcı olmalarını istiyorum. Her gün “gençliğimiz sokaklarda kalmasın, okusunlar, adam olsunlar” diyen büyüklerimize; işte okuma fırsatını yakaladık. Gidip okuyamıyorum. Gereken yardımı bulamazsam mecburen kayıt yapmayacağım. Her geçen gün binlerce Türk genci sokaklarda süründüğü gibi, ben de sokaklarda işsiz kalacağım... Benim de okumaya hakkım yok mu? “Eğitime hizmet” diyen büyüklerimize sesleniyorum; yalvarırım çok zor durumdayım, elime geçen okuma fırsatını değerlendirmek istiyorum, bunu da yapabilmem için siz büyüklerime ihtiyacım var... * M. G. - VAN Arka bahçedekiler! Tarihin cilvesine bakın ki; daha birkaç yıl öncesine kadar, mesleki eğitim veren okullara siyasi partinin arka bahçesi gözüyle bakıp, böyle telaffuz edenler, siyasetin arka bahçesine de düşememiş, düştükçe düşmüş, halk nazarında itibarları kalmamıştır. Şahsım olarak hiçbir vakit kimsenin arka bahçesinde bulunmadım ve bulunmayacak yüzlerce insan tanıyorum. Hal böyle iken, mağduriyetimiz yanımızda kar kalmıştır. Siyasi ihtiraslara, yüreği vatana hizmet aşkıyla yanan binlerce genç kurban edilmiştir. Gecesini gündüzüne katıp, istikbaldeki güzel günlerin hevesini sinesinde taşıyan gençlerin vebalini kim, nasıl taşıyacak, bilmiyorum... * Bir Grup İ.H.L Mezunu - ERZİN YÖK’ün sınav engeli Sayın Cumhurbaşkanımızın dikkatine; Size, N. Nerimanov adına, Azerbaycan Devlet Tıp Üniversitesi Eczacılık Fakültesi öğrencileri adına yazıyorum. Üniversitemiz YÖK’ün uluslararası kataloğunda yeralmakta, fakat diplomalarımıza direkt denklik verilmemekte, sınav engeli konulmaktadır. Öğrenciliğimiz MEB tarafından tasdiklenmiş, pasaportlarımıza “öğrencidir” ibaresi işlenmiş, öğrenciler için çok giriş-çıkışlı vize verilmiş, askerliğimiz tecil ettirilmiştir. Ancak bugün YÖK, tanınan üniversitelerden mezun olanların MEB tarafından tasdiklenmiş diplomalarına, hukuken direkt denklik vermesi gerekirken, kazanılmış olan haklara sınav engeli koymaktadır. Ayrıca yedek subaylık imkanından faydalanamadan, 18 ay er olarak askerliğe sevk edilmemiz kayda değer bir eşitsizlik olarak gözükmektedir. YÖK, Anayasamızdaki eşitlik ilkesini, hukuku, uluslararası eğitim anlaşmalarını, yönetmelikleri “yok” sayıyor. Biz gençler, göreve geldiğiniz günden beri, hukuk devleti adına yaptığınız çalışmaları takdirle karşılıyoruz. Aynı duyarlılığı YÖK’ün bu uygulamasına karşı da göstereceğinize, diplomalarımızın direkt denkliği için bize yardım edeceğinize inanıyoruz. * Özgür Günal - KARS
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT