BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ahmed ibni Hanbel “rahmetullahi aleyh” -1-

Ahmed ibni Hanbel “rahmetullahi aleyh” -1-

“Ahmed ibni Hanbel” ki, ilmi çok etti talep, Bu uğurda harcadı, kıymetli ömrünü hep. Kendi oğlu Abdullah, der ki; (Babam, her gece, Uyumadan, ibadet yapıyordu öylece.



“Ahmed ibni Hanbel” ki, ilmi çok etti talep, Bu uğurda harcadı, kıymetli ömrünü hep. Kendi oğlu Abdullah, der ki; (Babam, her gece, Uyumadan, ibadet yapıyordu öylece. Yatsıdan sonra biraz, istirahat ederek, Kalkar ve hep ibadet ederdi sabaha dek. Âhiret işlerine, verirdi ehemmiyet, Lakin dünya malına, vermezdi zerre kıymet. Gece namazlarını, kaçırmazdı o asla, Vermezdi ibadete, hiç ara ve fasıla. Hep kolaylık gösterir, incitmezdi kimseyi, Çok zaman, sirkesine banıp yerdi ekmeği. Hızlı adımlar ile, yürürdü ekseriya, Yaptığı beş haccından, üçünü yaptı yaya. Bir gün veriyordu ki, talebeye dersini, İçeri biri girdi ve sordu kendisini. Nereden geldiğini sorunca gelen zattan, Dedi ki; (Geliyorum, dörtyüz fersah uzaktan. Bir Cuma günü idi, rüya gördüm o gece, Nur yüzlü bir ihtiyar, rica etti şöylece: Sen yarın git Bağdat’a ve ibni Hanbel’e var, Ona de ki, “Hızır’ın, sana çok selamı var. Gökte melekler dahi, bilir ve sever seni, Zira sen, düşman bildin içindeki nefsini. Çok sabırlı davrandın Rabbine ibadette, Bu yüzden, sen Cennete gideceksin elbette”) Abdullah bin Mübarek adındaki veliyi, İbni Hanbel, çok sever, çok isterdi görmeği. Adeta yanıyordu onun muhabbetiyle, Geçirdi bir ömrünü, hep onun hasretiyle. Nihayet bu sevgili, geldi bir gün evine, Oğlu, kapıyı açıp, arz etti pederine. Dedi ki; (Babacığım, Abdullah bin Mübarek, Teşrif etmiş, kapıda istiyor sizi görmek.) (Görüşemiyeceğim) deyince evladına, Şaşırdı, çok taaccüb eyledi oğlu buna. Dedi; (Sen yanıyordun, hep onu görmek için, Şimdiyse eve bile almadın, acep niçin? Yıllardır yaktı seni, o zatın muhabbeti, Şimdi görüşmüyorsun, nedir bunun hikmeti?) Buyurdu ki; (Evladım, söylediğin gibidir, Ve lakin şimdi görmek, ayrılık gerektirir. Birkaç gün kavuşsam da, bu fani yerde ona, Korkarım, dayanamam sonra ayrılığına. Zira “Darül firak”tır bu dünya ey evladım, Görüşüp ayrılmağa, yoktur benim tâkatım. Onu, öyle bir yerde görmek isterim ki ben, Hiç ayrılık olmasın, göreyim ebediyyen.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT