BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sanığın yakalanması

Sanığın yakalanması

Üzeyir Garih cinayeti faili meçhuller sınıfına dahil edilmek üzereydi. Artık Yener Yermez haberleri, “sır”, “muamma” gibi kelimelerle birlikte verilmeye başlanmıştı.



Üzeyir Garih cinayeti faili meçhuller sınıfına dahil edilmek üzereydi. Artık Yener Yermez haberleri, “sır”, “muamma” gibi kelimelerle birlikte verilmeye başlanmıştı. Neyse ki yakalandı...Bu bir başarı mıdır? Bir şey demek zor. Ancak ilk gün Fuat Nalkesen diye 13 Yaşında bir çocuğun katil olarak ilân edilmesi, önceki gün de ismi cinayete karışan 4 kadın olayının yaşanması. Üstelik serbest bırakılanlardan birinin o güne kadar Pınar Konuşkan diye tanıtılmış olması.. Bunlar meselenin üzüntü verici yanları. Onun için medyada polisi haylice hırpalayıcı haberler çıktı. İçişleri Bakanı’nın tatminkâr bir açıklama yapması gerekir. İyi ki mahkemeler var. Üstelik içeri alınıp serbest bırakılan sanık ve şahitler gördükleri muameleleri de çıktıkları canlı yayınlarda tafsilatıyla anlatmaktalar. O arada medya da ayıp etti. ‘Ayıp’ burada en hafif kelimedir. Serbest bırakılan 4 kadından damlardan kaçamayıp da muhabir, kameraman ve şoför eline düşenlerden tutuklarını zorla televizyonlarını götürmeye kalkıştılar. Böylece habercilerle yardımcı hizmet verenler, nezarete alınıp mahkemece serbest bırakılmış bir kısım vatandaşları hürriyetlerini gasp ettiler. Mânevi eza ve cefa verdiler. Eğer habercilik buysa o habercilik orada kalsın. Önce insanlık lazım. Yener Yermez’in yakalanmasına gelince... Şu hususlar dikkat çekmekte. Kaçış şekli kafa bulandırmıştır. Uzunca bir aradan sonra bulunması da şüpheler doğurdu. Cinayetin sadece para yüzünden vuku bulduğunu beyan etmesi de inandırıcı gelmiyor. Bir asker için az sayılmayacak parayla yakalandı. Şu darlıkta tüccarlar bile bu kadar parayı bulmakta sıkıntı çekiyor. Sanıksa 10 gün kaçak yaşadıktan sonra 30 milyon lira ile ele geçmiştir. Cinayetten sonra 4 vilayet değiştirdiği öğrenildi.Yakalandığı ân üzerinde sivil kıyafet vardı. Eğer resmi kıyafetle kaçıp sivil kıyafet almışsa bu zaman zarfında yeme-içme, barınmadan, seyahat giderlerinden başka kıyafete de harcama yaptığı anlaşılmaktadır. Bunlar da haylice yekûn tutar. Üzerinde kalan 30 milyondur? Öyleyse cinayetin bir finansörü mü var? Her nedense Yener Yenmez, bize en baştan beri hep Mehmet Ali Ağca’yı hatırlattı. Dileriz sonraki gelişmelerle benzemesin. Hatırlanacağı gibi O’nun Eyüp Sultan semtine sık gitmesi de bir ayrı şüphe konusudur. Şimdilik Üzeyir Garih’i öldürdüğünü kabul etti. Şimdilik diyoruz belli olmaz. Dışarıdan yönlendirilen biriyse ifadeleriyle zikzaklar çizip her şeyi muammalaştırdıktan sonra bir gün Türkiye firarla uyanabilir. Kaçar veya kaçırtılabilir. Sanık Yener Yermez’in dediğine göre olay bir fuhşa müdahaleden dolayı çıkmamıştır. Garih’ten para istemiş. Alamayınca da bıçağına sarılmıştır. Öyle ıssız bir yerde kendisinden para isteyen bir gözü dönmüşe Üzeyir Garih para vermez miydi? Diğer soru. Hadise hakikaten para yüzünden meydana geldiyse sanık, neden maktulün içinde dolarlar bulunan cüzdanıyla kredi kartları ve kol saatinine ilişmedi? Pınar Konuşkan’ın ifadesi de alındıktan sonra Yener Yermez’in ne kadar doğru söylediği ortaya çıkabilir. Çıkabilir diyoruz. Zira Pınar Konuşkan da -uzak bir ihtimal olsa da- yarın sanık değil de şahit sayılabilir. Diğer kızlar gibi O’nu da hadiseyle ilişkilendiren bir takım semt mensubu vs’dir. Bizde şahitler öyle kolay bulunmazken bu vak’ada yer alanlar, televizyonlara koşarak, hatta hayatlarını bile riske ederek amme adına hizmet vermekteler. Bu taraf da gözden kaçmamalı. Bir senaryo sahneleniyor olabilir. Neler olabilir? Mesele adi bir cinayet çıkabilir. Veya Ağca davasında olduğu gibi 20 yıl da geçse esrarını koruyabilir. Sorulması gereken son soru şudur. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ali Müfit Gürtuna, İstanbul mezarlıklarının güvenlik işlerinin de kendilerine devri için defalarca müracaatta bulunduğunu söylemektedir. O müracaatların her defasında geri çevrildiğini iddia etmekte. Hal böyle ise bunu yapan makamlar bu cinayete dolaylı olarak iştirak etmemişler midir? Bu ihmalin hesabı verilmeyecek midir? Bütün mesele Üzeyir Garih gibi bir iş adamını kaybetmemekteydi. Kaybettikten sonra ne çıkar? Zaten cezaların ibret unsuru da ortadan kalkmış durumda. Yoksa o öldürmüş veya diğeri. Şurada ölmüş veya diğer tarafta.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT