BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hukuka saygı, Selçuklar’a özlem...

Hukuka saygı, Selçuklar’a özlem...

Ahmet Necdet Sezer iki yıl üst üste Anayasa Mahkemesi Başkanı iken önemli açıklamalar yaptı. Genelde Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümleriydi bunlar. Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasi eksenli açıklamalar genel kamuoyuna “bomba” gibi düştü. İnsanlar hasret kalmıştı bir üst yöneticinin böylesine demeçlerine, tespitlerine ve dikkat çekmelerine.



Ahmet Necdet Sezer iki yıl üst üste Anayasa Mahkemesi Başkanı iken önemli açıklamalar yaptı. Genelde Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş yıldönümleriydi bunlar. Hukuk devleti, hukukun üstünlüğü, insan hakları ve demokrasi eksenli açıklamalar genel kamuoyuna “bomba” gibi düştü. İnsanlar hasret kalmıştı bir üst yöneticinin böylesine demeçlerine, tespitlerine ve dikkat çekmelerine. Belki “akademik” bir araştırma biçiminde referans verilmiyordu ama ufuk açtı, fikir cimnastiğine fırsat verdi. Biranda kamuoyu araştırmalarında Afyonlu Ahmet Necdet Sezer prima oldu. Başa fırladı. İnanır mısınız Cumhurbaşkanlığı’na yükselmesi, sözkonusu açıklamaların yansımasıdır. Tekrarları değil, gerçeği ve yeniliği tercih etti. doğrusu bu tür açıklamalar insanımızı ve ülkemizi de besliyor. Batılı demokratik düzenin yerleşmesine hız kazandırıyor. Sayın Cumhurbaşkanı keşke devam ettirse bu tür açıklamalarını. Nasıl olsa bir fırsat yakalanır. Kendisi 6 Eylül Perşembe Günü (yarın) Adli Yıl’ın açılışı’nda konuşma yapacak mı bilmiyorum ama, birisi var ki aylardır hazırlanıyor. Zihinlerde hızlı değişim Batıdan 20’yi aşkın kitap getirdi. Oturdu başlarına ders gibi çalıştı. Tatilini de böyle bitirdi, döndü Ankara’ya. Yakınlarına göre 247 sahifelik bir metin çıktı oraya. Kendisini demokrasi, insan hakları, örgütlü toplum, hukukun üstünlüğü, demokratik Türkiye’ye endekslemişti. Nedeni de Adli Yıl’ın açılışında yapacağı konuşma. Aman Allahım 247 sahifeyi okumaya kalkarsa bir açılışta “rekorlar tarihi”ne geçebilir. Ama öyle değil, yayıncılar bu çalışmanın peşinde, kendisi bir açılışta ne kadar gerekiyorsa, o kadar konuşmasına zaman ayırdı. Peki kim bu hukukçu?! Doçent Dr. Sami Selçuk.. Yargıtay Başkanı’mız. 4. Ceza Dairesi Başkanı iken de aynı yoğunlukta idi. Ancak geniş kesimlere görüşlerini aktarma fırsatı yeterli değildi. Yoksa hukukçuların el kitabı, demokratların başucu eseri, insan hakları savunucularının göz bebeği “Zorba Devletten, Hukukun Üstünlüğü’ne” o yıllarda yayınlanmıştı. Hızlı değişimi anlatıyordu. Bu değişim özellikle de zihinlerde ortaya çıkıyordu. Ancak Türkiye bu değişime ne kadar hazırdı? Devlet, hukuk ve siyaset felsefesini yeniden irdeledi, temel hak ve hürriyetleri öne çıkardı, hür düşünceli demokrat aydın tipini gösterdi. Alışılmışı ve tekrarı yıktı Sami Selçuk. Çıplak devletten hukuk devletine yol gösterdi. Süregen meşruluk bunalımlarına dikkat çekti. Doğmacılıktan lâik anlayışa geçişi anlattı. Sokrates’in Savunma’sını yeniden gündeme taşıdı. Yanlış Atatürkçüler, ya da gerçek Atatürkçü olmayanları ifşa etti. Atatürk’e saygı istedi. Yurttaş Demirel ve Cumhurbaşkanı Demirel’e mektuplar yazdı. Düşün özgürlüğü ve diyalog çağrısını tekrarladı. Sövüşme değil, tartışma önerdi. Hukukun üstünlüğüne yaslanan demokrasiyi ve nasıl olacağını düşünce laboratuvarına taşıdı. Dikkat çekmez mi bu hukukçu?! Demokrat, özgür, yansız onurlu aydın tipi Bir de baktık ki hukukçular, bu hukukçuyu onurlandırdı ve Yargıtay’a başkan seçti. İşte bu ses, o ses. Gümbür gümbür hukuk ve hukukun üstünlüğü, insan hakları ve özgürlükleri. Alıntıları da şöyle: Alfonso Reyes’ten “Kenetlenmiş dişlerle, özgürlük şarkısı söylenmez.” Daniel De Foe’den “Gerçeği bulan kimse, başkaları ayrı düşünüyorlar diye o’nu söylemekten çekiniyorsa, hem budala, hem haindir. Bir insanın (benden başka herkes yanılıyor) demesi kuşkusuz çok zor. Ama gerçekten herkes yanılıyorsa o ne yapsın?” Nıetzsche’nin dediği gibi “En yanlış düşünceler, en çok vazgeçemediğimiz düşünceler.” Sayın Sami Selçuk bir de Hint Atasözü’nü çerçevelemiş, kendini ele veriyor “Bilgisini artıran, acılarını artırır.” Kars konferansı muhteşem Sami Bey’in. Gaziantep de öyle. Antalya da. Davet üstüne davet geliyor, ardı arkası kesilmiyor ağırlamak isteyip de bu fikir sofrasına oturmak isteyenlerin. Geçen yılki adli yıl açış konuşması bir “demokrasi bildirgesi” gibiydi. Demokrasi, haklar ve özgürlüklerde derinlemesine çözümler ortaya koydu. Ortaya çıkan resim de özgür düşünceli, onurlu, demokrat yansız aydın tipi. O kadar da ihtiyacımız var ki tasavvur bile edilemez. Çünkü Türkiye “ceza sömürgesi” durumundan çıkmalı. “Kimsenin kımıldamama, susma hakkı yoktur. Herkes ayağa kalkmalı, bilimin ışığında düşünceler ortaya koymalı, üretmeli” “Dar ufuklu bir demokrasiyle yetinmenin bunaltıcı dayanılmazlığı”na itiraz ediyor Sami Selçuk. Çağcıl demokrasi özlemini dile getiriyor. Yeni Türkiye Medya Hizmetleri (Abdullah Cevdet Sokak 33/7 Çankaya-Ankara Telefon: 0 312 442 62 42) Yayınlarıyla Sami Selçuk, Özlenen Demokratik Türkiye’yle evlerimize konuk oldu. Özlemlerimizle bütünleşti. Yargıtay Başkanı Selçuk yarın bakalım neler diyecek, kimlere misafir olacak. Kapıların artık aralanması değil, ardına kadar açılması gerek demokrasiye doğru.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT