BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ahmed ibni Hanbel “rahmetullahi aleyh” -3-

Ahmed ibni Hanbel “rahmetullahi aleyh” -3-

“İbni Hanbel”, alırken en son nefeslerini, “Olmaz, olmaz” diyerek, kovdu sanki birini. Oğlu, görüp dedi ki; (Ne oldu baba size? Kime “Olmaz” dediniz bu, merak verdi bize.) Buyurdu ki; (Evladım, tehlike var şu zaman, Çok kritik bir ânı yaşıyor şimdi baban.



“İbni Hanbel”, alırken en son nefeslerini, “Olmaz, olmaz” diyerek, kovdu sanki birini. Oğlu, görüp dedi ki; (Ne oldu baba size? Kime “Olmaz” dediniz bu, merak verdi bize.) Buyurdu ki; (Evladım, tehlike var şu zaman, Çok kritik bir ânı yaşıyor şimdi baban. Şeytan geçmiş karşıma, bana der ki, “Ey Ahmed, Gel, sen de Hıristiyan dini üzre vefat et.” Ben “Olmaz, olmaz” dedim, o kaçıp etti firar, Son nefeste, şeytandan çok büyük tehlike var. En mühim hilesini o yapar böyle işte, Aldananlar, mâzallah kalır sonsuz ateşte.) “Şehadet”i söyleyip, vefat etti nihayet, Bağdat halkı işitip, üzüldü buna gayet. Cenaze namazını kılmak için o zaman, Geldiler grup grup onbinlerce Müslüman, Yüzbinden fazla kişi, namazını kıldılar, Kuşlar tabut üstünden, geldiler kabre kadar. Gayri müslimlerden de, gördü bunu çok insan, Duygulanıp, birçoğu o gün oldu Müslüman. Sevenlerinden biri, gördü onu rüyada, Cennette, salınarak yürüyordu orada. Onu böyle görünce, o kimse şaşırdı pek, Dedi ki; (Ey efendim, bu nasıl bir yürümek?) Buyurdu; (Şu kullar ki, dine hizmet verirler, Cennette, işte böyle salınarak yürürler.) Birisi sordu ona; (Tevekkül nedir?) diye, Buyurdu; (Hiç güvenme Allahından gayriye. Rabbin ile arana, sokma başka kimseyi, Terk eyle insanlardan bir nesne istemeyi. Sana her ne gelirse, “ni’met” veya “musibet”, Hepsini Allahtan bil, O’nundur güç ve kuvvet. Sende hiç bulunmıyan bazı meziyetleri, Söyleyip, methederse eğer ki seni biri, Unutma ki o kimse, sende hiç bulunmıyan, Bazı vasıflarla da, kötüler başka zaman. “Kibir” olan bir başta, akıldan olmaz eser, “Ahmak” dahi odur ki, övülmeyi pek sever. Kim kusursuz arkadaş ararsa kendisine, Arkadaşsız kalır o, arasa da bin sene.) Kendisine dedi ki bir gün oğlu Abdullah; (Zühd ile fütüvveti lütfedin bize izah.) Buyurdu; (Zühd odur ki, haram korkusu ile, Terk etmektir, bilcümle mübah şeyleri bile. Fütüvvet de şudur ki, korktuğun bir şey için, Sevdiğin pek çok şeyi, terk edebilmelisin. Yani yakmamak için, Cehennemde kendini, Terk etmendir nefsinin heva ve hevesini.)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT