BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sonbahar sendromu, Derviş ve ötesi...

Sonbahar sendromu, Derviş ve ötesi...

Türkiye ekonomisi alışılanın aksine, bu yaz dönemini çalkantılar ve tedirginlikle geçirdi. Piyasalar, canlanma şöyle dursun, büyük bir durgunluk içine girdi. Yaz biterken, ekonominin aktörleri, sonbaharda çıkabilecek yeni bir krizden, döviz cephesinde bir sıçramadan ve ekonomide ciddi bir daralmadan tedirgin olmaya başladılar. Kargaşası bitmeyen güzel yurdumuzda, ihtiyaçları olan güven ve istikrarı bulamayan insanlar, doğal olarak karamsar olmaya devam ediyorlar.



ŞENOL GÜNDAY Yaz boyunca, dövizdeki dalgalanma ve aşırı yükselmenin şoku, bunlara ilave olarak da ardı arkası kesilmeyen siyasi krizler, piyasalara nefes aldırmadı. Durgunluk arttı, ancak maliyetler azalmadı. Nitekim, son açıklanan rakamlar, karamsarlığın boyutlarını arttırdı. Türkiye ekonomisi, Cumhuriyet tarihinde, 2. dünya savaşının kıtlık dönemlerinden beri en yüksek oranda (% 11,8 ) küçüldü. Yani ekonomi, yılın yarısında, varlığının dokuzda birini kaybetti. Üstelik bu küçülmeye ve daralmaya rağmen enflasyon (özellikle çekirdek enflasyon) umulandan yüksek seyretti. Yani üretim maliyetleri yükseldi. Bunun iktisat bilimindeki tanımı stagflasyon dur. Yani, durgunluk içinde enflasyondur, ve ekonomistlerin korkulu rüyasıdır. Türkiye, alınan tüm tedbirler ve dış desteklere rağmen, ekonomisine ivme kazandıramadığı için, bu tablo ile karşı karşıya kaldı. Para, ancak güven duyduğu ortamda tedavül eder. Yyatırım, ancak istikrar varsa ortaya çıkar. Bu iki unsur sağlanmadan uygulanan tedbirler de buz üstüne yazı yazmaktan farklı değildir. Türkiye, ekonomi odaklı bir lider arıyor. Belki, Kemal Derviş'in şahsında bunu bulur gibi oldu. Ancak Sn. Derviş, belki Türkiye şartları kendisini yıldırdığı için, belki kurmaylarından yeterli katkı göremediği için, piyasaların moral anlamda motor gücü olamadı. İlk zamanlar, her demeci veya yorumu piyasalar tarafından dikkatle izlenirken, sonradan, bu etkiyi sağlayamaz oldu. Şunu unutmamak lazım ki, Türkiye gibi, ağır bir bürokratik ve siyasi tahakküm altında olan bir ülkede, ekonomik sisteme işlerlik kazandırmak için, teknokrat özelliklerin yanında, karizmatik bir birikim de gerekiyor. Nitekim, dövizin aşırı değerlendiği, tüm ekonomi yönetimince defalarca dile getirildiği halde, hala döviz talebinin olması, insanların Türk lirasına yatırım yapmaktan kaçınıyor olmaları, bunun açık bir göstergesi. Dış piyasalarda da, global bir durgunluğun sinyalleri ortaya çıkmaya başladı. ABD Merkez Bankasının, defalarca faiz indirmesine rağmen, Amerikan ekonomisinin canlanmadığı işsizlik oranının artması bu endişeleri körüklüyor. Bunun sonucu olarak, son günlerde, ABD ve Avrupa Borsalarında önemli düşüşlerin yaşandığı müşahade ediliyor. ABD ve AB ekonomilerinde bir durgunluk sürecine girilirse, kırılgan Türkiye ekonomisi , bundan kaçınılmaz olarak etkilenecektir. Piyasa'da yaşanan kaynak sorununa karşı IMF yetkilileri, yastık altı tabir edilen, güvensizlikten dolayı ekonominin dışına çıkmış olan tasarrufların ekonomiye kazandırılmasını öneriyorlar. Ancak çelişkilerin ülkesi olan Türkiye'de, ekonomi yönetimi, bu tasarrufların ekonomiye dönmesinin yegane şartı olan güven ve istikrar ortamını sağlayamadıkları gibi, bu kaynakların ekonomiye aktarılmasında aracı vazifesini görecek kuruluşların önünü açamıyorlar. Başka hiçbir ülkede karşılaşılmayacak, garip gerekçelerle bu kanalları da örseliyorlar. Türkiye ekonomisi, sonbaharda, önemli bir dönemeçten geçecek. Hazinenin yoğun borç ödemeleri, azalmayan döviz talebi, reel sektörün yaşadığı durgunluk ve düşürülemeyen enflasyon , bu süreçte önemli handikaplar olarak görülüyor. Temennimiz, piyasaların, kendi iç dinamikleri ile bu dönemi, kriz boyutuna varmadan, ufak sıkışmalarla atlatması. Ve tabii, hangi gün ve saatte çıkacağı belli olmayan politik krizlerin yenilerinin yaşanmaması. Şunu unutmamak gerekiyor; vatandaşların da, reel sektör firmalarının da, bankaların da yeni bir buhranı taşıyacak güçleri kalmadı. Ekonomi yönetimi, umarız daha güven telkin edici ve proaktif bir üslupla bu hassas dönemin atlatılmasını sağlar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT