BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Zil çaldı

Zil çaldı

İlk ve orta dereceli okullarda 2001-2002 öğretim yılı bugün başlıyor. 13 milyon öğrencinin ders başı yapacağı okullarda bu yıl 500 bin civarında öğretmen görev yapacak.



İSTANBUL - Bir aydır okulla ilgili yaşadığınız kayıt, kıyafet ve kırtasiye işlemlerinin nihayet sonuna geldiniz. Minik çocuğunuz bugün ilk olarak okulla tanışacak. Çocuğunuz için günler öncesinden önlüğünü, yakasını, çantasını, suluğunu alıp herşeyi hazırladınız, belki de günlerce okula gidip kayıt çilesi çektiniz. Sadece o, hayatta daha başarılı işlere imza atsın diye beğendiği bütün eşyaları birlikte seçtiniz, hazırladınız. Bugün zil çalacak ve saat 08:30 itibariyle16 milyon öğrenci, 554 bin öğretmen ile 59 bin okul ve eğitim kurumunda öğrencilerin sesleri yankılanacak. Şimdiye kadar yanınızdan hiç ayırmadığınız çocuğunuzu okula götüreceksiniz. Peki çocuğunuz sizden ayrılmaya, yeni bir ortama ve başka çocuklarla ilişki kurmaya ne kadar hazır? Onu sınıfa soktuğunuzda birden ağlamaya başlarsa ne yapacaksınız. Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Psikiyatrist İbrahim Hakkı Şahinler’e göre öncelikle 0-6 yaş arasında ailenin çocukla ilişkisi başka bir ortama rahat girmesini derinden etkilediğini kaydederek, “Sert bir aile içinde yetişen çocuk saldırgan ve karşı çıkma eğiliminde oluyor. İç dünyalarını ebeveynleriyle paylaşmadıklarından yeni bir ortamadan ürküyorlar” dedi. Psikiyatrist İbrahim Hakkı Şahinler, çocuğa yapılabilecek akılsız, beceriksiz, manyak, işe yaramaz, senden adam olmaz şeklindeki yakıştırmaların kesinlikle yapılmaması gerektiğini, aksi halde çocuğun zamanla öyle olduğunu zannetmeye başlayacağını ve ilerleyen dönemlerde de öyleymiş gibi davranma eğiliminde olabileceğini hatırlattı. Zamanla daha az vakit harcayın! Sınıfın kapısına kadar getirdiğiniz çocuğunuz, sizden ayrılmayacağını ve eve gitmek istediğini söylerse bunun toplumun yüzde 5’inde görülen okul fobisi olabileceğine dikkat çeken Şahinler, “İlk gün çocuk okula en güvendiği kişiyle götürülmeli. Eğer buna rağmen çocuğunuz ağlayıp eve gitmek istiyorsa ilk gün ısrar etmeyin ve zamanınızı okul bahçesinde dolaşarak geçirin. Okulun nasıl bir yer olduğu hakkında ona anlayabileceği şekilde bilgi verin. 2. gün okula girmeye başlayın. 2. gün sınıfına girin arkadaşlarıyla tanışmasına yardımcı olun. Ancak bunları yaparken hep ona olan güveninizi hissettirin ve zamanla daha serbest bırakarak okulda daha az süre kalın.” Okula gitmek istemeyen çocukların bedensel olarak ateş, karın veya baş ağrısı, kusma, iştahsızlık, halsizlik gibi belirtileri bile gösterebildiğini dile getiren Şahinler, çocuğa ‘bugün okula gitme’ şeklinde bir telkin sonrasında durumun düzeldiğini kaydediyor. Yetişkinlerdeki pazartesi sendromu gibi çocukların da tatil sonrası rehaveti yaşadığını söyleyen Şahinler, herşeyin okulu sevmekte bittiğini ve kendini rahat ifade edebilen çocukların kısa sürede yeni sınıflarına alıştırabileceklerini belirtti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT