BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İhracatta hedef: Körfez

İhracatta hedef: Körfez

Toplam ithalatı 86 milyar dolar olan zengin ülkeler iştahımızı kabarttı Kişi başına milli geliri ortalama 10 bin dolar olan Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kuveyt, Bahreyn ve Katar’dan oluşan Körfez Ülkeleri, sahip oldukları ham petrol ve doğalgaz kaynaklarının işletmeye açılmasından sonra hızlı bir kalkınma sürecine girdi. Türkiye’nin bu ülkelere yaptığı ihracat halen yüzde 1 seviyesinde.



İSTANBUL - İstanbul Ticaret Odası, yaptığı bir araştırmayla zengin Körfez ülkelerinin ihracat açısından potansiyeline dikkat çekti. ‘’Körfez Ülkeleri İhracat Pazar Araştırması’’ başlıklı çalışma, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kuveyt, Bahreyn ve Katar’dan oluşan Körfez ülkeleriyle ilgili genel ve piyasa bilgileri ile değerlendirmeleri içeriyor. Türkiye-Körfez ülkelerinin ticari ilişkilerine değinilen araştırmada, Körfez ülkelerinin sahip oldukları ham petrol ve doğalgaz kaynaklarının işletmeye açılmasından sonra hızlı bir kalkınma sürecine girdikleri ve bu sürecin hala devam ettiğine işaret ediliyor. Körfez ülkelerinin iktisadi gelişme sürecinde dışarıdan aldığı aktif nüfusa bağlı olarak dünya ortalaması üzerinde artan nüfusu ve yüksek milli gelir rakamları ile bütün dünyanın hedef aldığı bir pazar konumunda olduğu belirtilen araştırmada, ‘’Bu olgunun iktisadi nedenleri ise pazarın nispeten açık bulunması ve hemen her çeşit mal ve hizmete talep olmasıdır’’ denildi. Dış ticaret Körfez ülkelerinin liberal bir ticaret politikası izlemesi ve bölgesel entegrasyona yönelmelerinin kayda değer bir iktisadi birim ortaya çıkardığı kaydedilen araştırmada, söz konusu gelişmeler sonucunda Körfez ülkelerinin yaklaşık 31 milyon nüfus ve 302 milyar ABD Doları Gayri Safi Yurtiçi Hasıla’ya (GSYİH) sahip önemli bir pazar niteliğinde olduğu vurgulanıyor. Toplam ihracatın 172 milyar ABD Doları ve toplam ithalatın da 86 milyar ABD Doları düzeylerinde gerçekleşmesinin bu bölge için dış ticaretin önemini vurgulamakta olduğu belirtilen araştırmaya göre, Körfez ülkelerinde kişi başına milli gelir ortalama olarak 10 bin ABD Doları civarında bulunuyor. Araştırmaya göre, gerek Türkiye ve gerekse Körfez ülkelerinde birbirlerinin pazarı ve ürünleri hakkında yeterli bilgiye sahip olan firma fazla değil. Bu nedenle Türkiye’den bölgeye ihracat yapanlar esas olarak Ortadoğu’ya dönük çalışan orta boy firmalardan oluşuyor. Körfez firmaları bakımından ise bilgi açığı Türkiye hakkında ne genel düzey ne de malların nitelikleri hakkında yeterli bilgi sahibi olmamak şeklinde kendini gösteriyor. Bunun sonucunda teknoloji yoğun ürünlerin ithalinde çekingenlik oluşurken, ‘’Türk Malı’’ imajının parasal karşılığı ‘’düşük fiyat beklentisi’’ olarak gözleniyor. Körfez ülkelerinde Türk ürünleri, Türkiye’de ise Körfez ülkeleri ürünleri hakkında standart, kalite, içerik gibi unsurlarda bilgi temini problemleri bulunuyor. Ticareti olumsuz etkileyen bir diğer faktör ulaştırma sorunu. Halen ürünlerin çoğunun karayolu ile taşındığı, bunun da bilhassa taze gıda ürünlerinde önemli bir risk yarattığına dikkat çekiliyor. Modern pazara nasıl gireriz? Türkiye-Körfez ülkeleri ticaretinin durağan durumda olduğu vurgulanan çalışmada, bunun nedeni olarak stratejik bir ticaret politikası ile modern bir pazara giriş stratejisi izlenmemiş olması gösteriliyor. Araştırmada, ülkeler arasındaki ticari ilişkilerin geliştirilmesi için sunulan bazı öneriler de şöyle sıralanıyor:-Bilgi açığı/enformasyon problemi giderilmelidir; bu amaçla ABD/AB pazara giriş stratejileri örneğinde Türkiye koşullarına uygun bir pazara giriş stratejisi yürürlüğe konulmalıdır.-Ulaşım sorunu çözülmelidir.-Körfez ülkelerinin altyapılarının geliştirilmesinde Türkiye aktif rol oynamalıdır. Körfez ülkelerine yönelik strateji ve politikalar tek merkezden koordine edilmelidir. Türkiye, Hint Okyanusu havzası için Körfez ülkelerini bir sıçrama noktası olarak kullanmalıdır. Türkiye’nin Körfez ülkelerinin Avrasya bölgesine açılımında bir sıçrama noktası olması önerilmelidir. -Stratejik ticaret politikası kapsamında katma değeri yüksek, pazara hızlı nüfuz edebilecek ürünler belirlenmeli ve WTO/OECD’nin cevaz verdiği destekler tutarlı ve etkin şekilde uygulanmalıdır.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT