BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sakatlık indirimi uygulaması

Sakatlık indirimi uygulaması

Özürlü kişilerin, vergi kanunlarımızla tanınmış olan “sakatlık indirimi” müessesesinden yararlanabilmeleri için yapacakları başvuruya ilişkin usulü, geçen haftaki yazımızda aktarmıştık.



Özürlü kişilerin, vergi kanunlarımızla tanınmış olan “sakatlık indirimi” müessesesinden yararlanabilmeleri için yapacakları başvuruya ilişkin usulü, geçen haftaki yazımızda aktarmıştık. Bu haftaki yazımızda ise, söz konusu usule göre sakatlık durumunu tespit ettiren ve derecelendiren kişilerle ilgili yapılacak uygulamayı aktaracağız. Ücretlilerde uygulama Özürlü Hizmet Erbabı ile Bakmakla Yükümlü Olduğu Özürlü Kişi Bulunan Hizmet Erbabına ilişkin uygulamada, Maliye Bakanlığı Merkez Sağlık Kurulunca tespit edilen çalışma gücü kayıp oranının asgari; * %80’ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece, * %60’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece, %40’ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı üçüncü derece sakat sayılacaklar ve buna göre sakatlık indiriminden yararlandırılacaklardır. Sakatlık indirimi * Birinci derece sakatlar için, o yörede uygulanan özel indirim tutarının sekiz katı, * İkinci derece sakatlar için, o yörede uygulanan özel indirim tutarının dört katı, * Üçüncü derece sakatlar için, o yörede uygulanan özel indirim tutarının iki katı, olarak uygulanacaktır. Sakatlık indiriminden yararlanacak birden fazla kişinin bulunması halinde, bu hesaplama her biri için ayrı ayrı yapılacak ve indirim uygulanmasında toplu olarak dikkate alınacaktır. Özel indirim tutarları ise günlük, 730.000,- TL., aylık 21.900.000,- TL., ve yıllık 262.800.000,- TL.’dir. Ancak bu tutarlar, Adıyaman, Batman, Bingöl, Bitlis, Diyarbakır, Elazığ, Hakkari, Mardin, Muş, Siirt, Şırnak, Tunceli ve Van illerinde günlük 1.020.000,- TL, aylık 30.600.000,- TL., ve yıllık 367.200.000,- TL’dir. Bu hesaplamaya göre birinci derece sakat bir kişi, aylık ücretinin vergilendirilmesinde 175.200.000,- Lira, eğer bu kişi ayrıca saydığımız illerden birinde, örneğin Diyarbakır’da çalışıyorsa aylık ücretinin 244.800.000,- Lirası vergi dışı olacaktır. Bu şekilde hesaplanan sakatlık indirimi aylık tutarının, hizmet erbabının aylık ücreti vergilendirilirken, tevfikat matrahından indirilmesi gerekmektedir. Özürlü hizmet erbabı ile bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan hizmet erbabı, sakatlık indiriminin yanı sıra, tutarlarını yukarıda verdiğimiz özel indirim tutarından da ayrıca yararlanacaktır. Serbest meslek erbabı ile basit usulde mükellef olanlarda uygulama Özürlü serbest meslek erbabı ile serbest meslek erbabının bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunması halinde, yukarıda açıklanan şekilde hesaplanan sakatlık indiriminin yıllık tutarı, serbest meslek erbabının beyan edeceği serbest meslek kazancından düşülecektir. İndirimden yararlanma hakkına sahip basit usülde vergilendirilen özürlülere uygulanacak sakatlık indiriminin yıllık tutarı ise, vergi tarhına esas kazançlarından indirilecektir. İndirim, beyan edilecek serbest meslek kazancı ve basit usulde vergilenen kazanç tutarı ile sınırlı olup, kazancın yetersiz olması halinde, kazancı aşan indirim tutarı sonraki yıla devredilmeyecektir. Değerlendirmemiz Yukarıdaki hususları daha önce de özürlü okurlarımız için aktırmış ve yazımızın sonunda bir değerlendirmede bulunmuştuk. Hâlâ geçerli olduğunu üzülerek gördüğümüz bu değerlendirmemizi de tekrar yayınlıyoruz. Maliye Bakanlığınca yukarıda açıkladığımız uygulama, acaba özürlüleri korumaya mı yoksa koşturmaya mı yönelik olduğunu anlamak kolay değildir. Özürlü önce vergi idaresine başvuracak, formlarını alacak, sonra tam teşekküllü bir hastanede poliklinikler arası koşturacak, sonra gün alıp sağlık kuruluna başvuracak, sonra alınan rapor Merkez Sağlık Kuruluna gönderilecek. Son olarak da, bu kurulun Raporu beklenecek. Acaba bunun klay yolu yok mu idi. İşyeri bazında, belki mükellef bazında bir doktor gönderip bunu tespit etsek de, özürlü vatandaşlarımızı bu kadar yormasak olmaz mıydı? Mükellefimize, doktorumuza bu kadar az mı güveniyoruz. Evet belki, biraz az vergi ödemek için hile yoluna başvuranlar olabilir. Ancak, denetim örgütlerimizi bunları yakalamaya sevketmek veya buna özgü oto-kontrol mekanizmaları ve cezalar geliştirmek yerine, faturasını bütün özürlülere çıkartmak doğru mu?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT