BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gönlümdekiler

Gönlümdekiler

Ey, benim her gizlemediğimi bilen... Benimse, adını bile bilmediğim!..



Ey, benim her gizlemediğimi bilen... Benimse, adını bile bilmediğim!.. § Bir bardak serin su gibi aktığın için içime... Bir bardak serin su gibi aktığın için kızgın günümün ortasına; Doymadığım... Doyamadığım! § Doymadım, ama doyamadığım; bana yazdığın, iltifata kaçan ifadeler değil; sana aktarmaya çalıştıklarımı farkedişlerin, farketmeye olan gayretlerindi... Çünkü ben; Gelmiş geçmiş en etkili hatip olsaydım bir ıssız adada, neye yarar!.. Dünyanın en etkili yazılarını yazsaydım, bilinmeyen bir lisanla!.. Veya; olmasaydı okuyanım!.. § Sen olmasaydın... Eğer, sen olmasaydın, ben; “mektup yazılacak” biri mi olurdum?.. ..... Sen olmasaydın... Sen olmasaydın; kim dinlerdi Üsküdar’ımı... Kim dinlerdi Paşabahçe’liliğimi, veya “susak”larla tanışıyor oluşumu?.. § Tilki ile leyleğin hikâyesini biliyorsun, değil mi?.. Hani dümdüz tabaktaki davet yemeğini yiyemeyen leyleğin, tilkiye; ağzı dar, sadece kendi uzun gagasının girebileceği bir vazo şeklinde yapılmış kabın dibine koyarak sunduğu yemeği... § Biz... Yani sen ve ben... Veya sen gibilerle ben gibiler... Aynı lezzeti alıyor isek aynı lokmaları çiğnerken... Ve bakışıyorsak kalp kalbe, sebebi nedir, biliyor musun?.. .... Bak... Ve gör; “Biribirinin aynı” olan kaplarla “ikram” ediyoruz birbirimize... § Gönlüne selâmı var gönlümün. Ama daha da önemlisi; Gönlüne selâmı var, “gönlümdekiler”in!.. ..... Ve öyle güzel, öylesine güzel ki gönlümdekiler; İnanamazsın!.. Yalnız adam(!) Temel, ne zaman Fadime’yi görse, bir fırsatını bulup; “Evde kimsenun olmadiğu zamani bana söyle da, size gelecağum” diye fısıldıyordu... Uzun zaman geçti böylece. Bir gün, yine karşılaştılar ve yine aynı şeyi söyledi Temel... Ve Fadime ona “inanamadığı” cevabı verdi: “Evde kimse olmayacak, bu gece gel!..” Hava karardı, saatler ilerledi... Ve Temel, gümbür gümbür kalbinin sesini bastırmaya çalışarak Fadime’lerin bahçesine varıp kuş gibi öttü, kedi gibi miyavladı... Uzaktan pencereye taş attı, sonra ıslık çaldı... Cesaretini toplayıp kapıyı tıklattı, sonra yumrukladı, sonra tekmeledi... Ama sonuç değişmedi; Evde gerçekten kimseler yoktu!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT