BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > HASRET

HASRET

Çocuklar, zil-zurna sarhoş alkolikler gibi zoraki kalkıp sallana sallana bahçeyi terkettiler. Hüseyin arkalarından acıyarak bakıyordu bu zavallı çocuklara. Bunların anası babası yok muydu? Bu küçük yaşta nerden alışmışlardı bu illete...



Hapishaneye düşen uyuşturucu müptelası mahkumları düşündü. İlk günler ne zorluklar çekerler, önüne kim gelirse saldırırlardı. Bu çocuklar küçük yaşta bu belaya nasıl bulaşmışlardı böyle. Kendi varlığını hissettirmek için hafifçe öksürdü. Kimse oralı olmamıştı. Ufak tefek seslenmeyle uyanacak gibi değillerdi. - Çocuklar ne yapıyonuz burda? Diye seslendi. Esmer bir çocuk gözlerini zoraki açarak cevap verdi: - Sana ne be! Bu çocuğun verdiği cevaptan Hüseyin utanmıştı. Demek ki bu çocukların ar damarı çatlamış diye düşündü. - Ne demek bana ne, burası benim evimin bahçesi ne işiniz var burda? - Nerden senin evin oluyormuş burası Hanzo, dağdan gelip bağdakini mi kovuyorsun?.. Hüseyin sinirlenmeye başlamıştı. Sesini yükseltme gereği duymuş sertçe seslendi: - Çıkın burdan be! Haydi yürüyün... Bu esnada ukalaca cevap veren esmer çocuğun yakasından tutarak kaldırmıştı. O da: - Tamam be ne çekiyorsun gidiyoruz işte, dedi... Çocuklar, zil-zurna sarhoş alkolikler gibi zoraki kalkıp sallana sallana bahçeyi terkettiler. Hüseyin arkalarından acıyarak bakıyordu bu zavallı çocuklara. Bunların anası babası yok muydu? Bu küçük yaşta nerden alışmışlardı bu illete. Bir müddet onların sokakta yürüyüşünü seyretti. Yarın oğlu Cemal geliyordu. Bir ara bu çocukların yerinde onu düşündü. Düşünmek bile kahrediyordu insanı. Abuzer’in yağlı kurşununu yemek bu zillete düşmekten evla değil miydi? Eve tekrar girdiğinde beyninde karmaşık fikirler vardı. Bir çocuğu doğurmak bir şey değildi. Önemli olan onu yetiştirip topluma kazandırmaktı... Cebindeki filtresiz sigarasını çıkarıp bir tane yaktı. Hapishanede kazandığı volta atma alışkanlığını terkedememişti. Küçük odanın içinde uzun müddet dolandı durdu. Sabah yakını otogara gidecekti. Erkenden yatması gerekiyordu. Pantolonunu çıkardı. Sigarasından son bir nefes daha çekip, pencereden dışarı attı. Yatağına uzandı. Uzun müddet sağa sola dönerek uyumaya çalıştı. Bir türlü gözlerine uyku girmiyordu. Tekrar kalktı birkaç kez daha volta attı. Düşünceli olduğu zaman uyku tutmazdı eskiden beri. Gene yatağa uzanmıştı ki bahçe tarafındaki pencerede bir şangırtı kopmuştu. Geçici bir tedirginlik yaşadı, cama taş atılmıştı, bu taşı kim atabilirdi. Acaba Abuzer izini mi bulmuştu. Bu ihtimal dahilinde değildi. O zaman o çocuklardı mutlaka camı taşlayan. Yan odaya geçti odanın içinde kocaman bir taş duruyordu. Hemen dışarı çıkıp kimin attığını belirlemeye çalıştı, sokağın sonunda birkaç çocuk gidiyordu. Bu saatte gidip onlara bulaşmak iyi olmazdı. Tekrar içeri girip odadaki cam kırıklarını temizledi. Yarın çocukları geldiği zaman cam kırıklarını görmemeliydiler. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT