BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Efendim aslında ben...

Efendim aslında ben...

Özel tv’ler sayesinde mahkemelerimizdeki yargılama sahnelerini görmeyen kalmadı.



Özel tv’ler sayesinde mahkemelerimizdeki yargılama sahnelerini görmeyen kalmadı. Davacı azarlanıyor, Davalı azarlanıyor, Avukat azarlanıyor. Emir komuta düzeni içinde en aklı başında adamların ifadeleri bile ikinci ağızdan zapta geçiyor. -Anlat! -Kısa kes! -Soruma cevap ver! -Sus! -Yaz kızım, sanığa soruldu, sanık cevabında... -Efendim aslında ben... -Sus, sorulduğu zaman konuşursun. ....... Hakimlerimizi bu kadar sert davranmaya zorlayan ne? Biliyoruz, mahkeme sayısı yetersiz, kadrolar sınırlı, hakimler her gün onlarca dosya ile boğuşuyor. Ama mahrumiyet şartları herkesi azarlama hakkı vermez ki. Hepsinin, “Bu şartlarda bu iş yapılmaz!” deyip gitme hakkı var, bu hakkı kullanan çıkmıyor. Azarlama meselesinin hatırlattığı birşey daha var: Savcı da nihayetinde iddia sahibi olarak taraflardan biri olduğu halde sanık avukatı ile aynı safta oturmuyor, aynı muameleyi görmüyor. Not : Diyarbakır cezaevindeki tutuklulardan bazıları aylardır mahkemeye götürülemiyor. Araç yok, tahsisat yok, benzin parası yok vs. Bu insanlar yarın bir gün “Bizi makul sürede yargılamadılar” diyerek AİHM’ye müracaat ederler ve kazanırlarsa ödeyeceğimiz tazminat kaç cezaevi aracı, kaç ton benzin parası eder. Yargılamak üzere tutukladığı insanları mahkemeye götüremeyenlerin başka konularda konuşması ne kadar inandırıcı olur. Adalet bakanımız bu mahkumları makam arabası ile mahkemeye göndersin. 7 MİLYAR DOLAR Mecburi Tasarruf Fonu’ndaki paranın geçen sene yaklaşık 4.5 katrilyon lira olduğu söylenmişti. O zamanki kurdan dolara çevirdiğiniz zaman 7 milyar dolar eder. Fona para girişi durduruldu, tasfiyesine karar verildi ama tasfiye edilemiyor. O tarihteki resmi açıklama şöyleydi: Efendim bu kadar parayı bir anda ödersek ekonomik istikrar tedbirlerimizi baltalamış oluruz. Tercümesi ise şöyleydi: Kusura bakmayın para yok. Kamu yönetimi, herhangi bir özel sigorta şirketi, topladığı fonu enflasyonun altında nemalandırırsa müdahale ediyor. Diyor ki, bu işte ya bir üçkağıt var ya da beceriksizlik. Üstelik toplanan fonun ne kadarının nerede değerlendirileceğine bile karışıyor. Maksat sigortalının hakkını korumak. Peki Tasarruf Fonu’na para yatıranların hakkını kim koruyacak. Bu paralar bugüne kadar enflasyon oranında değerlendirildi mi? Hayır. Bu paranın nerede olduğu biliniyor mu? Hayır.. Çalışanlar zaman zaman bilgilendiriliyor mu? Hayır. Kağıt üzerinde bir para.. Bu işi özel bir kuruluş yapsaydı ne sahtekarlığı kalırdı ne de hortumculuğu.. Kamu yapınca bankalarda karşılığı görev zararı oluyor onu biliyoruz. Fonda ne oluyor?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT