BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İş yapanla çalanı ayırın

İş yapanla çalanı ayırın

Her şeyin devletten beklenmemesini isteyen Devlet Bakanı, “Bir toplumda parçalı siyasi yapıya rağmen istikrarı sağlamak mümkün. Partiler de hükümetler de değişir. Ama istikrar sürer. Önemli olan kimsenin dürüstlük ve şeffaflık konusunda taviz vermemesidir” dedi.



İZMİR - Devlet Bakanı Kemal Derviş, Türkiye’de ekonomik ve siyasal güveni birbirinden ayırmanın olanaklı olmadığını söyledi. Derviş, her şeyi siyasal çözümlere bağlamamak gerektiğini vurguladı. İzmir’de Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Sanayi Odaları Konseyi Toplantısı’na katılan, Devlet Bakanı Kemal Derviş, “Bağımsız kurumlar güçlenirse belirli bir siyasal istikrara kavuşmamız olanaklı görünüyor. Toplumsal dayanışmayı sağlayabilmek için suçlama ve suçlanma psikozunu aşmamız gerekiyor. Herkes dürüstlük konusunda taviz vermemeli ve suç işleyenle, hata yapan insan ayrılmalı” diye konuştu. Türkiye’de parçalanmış bir siyasal yapının varolduğuna dikkat çeken Derviş, parçalanmanın giderek artacağınına ilişkin verilerin de görüldüğünü de ifade ederek, parçalanmış bir ekonomik yapıya karşın bir toplumda isitikrarı sağlamanın da olanaklı olduğunu belirtti. Derviş, “Türkiye’de bazı sivil toplum örgütleri, bürakrasideki üst yönetim ve bağımsız kurumlar yerine oturursa siyasal yelpazedeki toparlanma belli bir toplumsal istikrara kavuşabilir” görüşünü savundu. Devlet Bakanı Derviş, toplumun suçlama ve suçlanma psikozu içinde olduğunu ileri sürerek, “Yolsuzluklar olmuştur. Bazen bu yolsuzluklara göz de yumulmuştur. Toplumda zor durumda olan, daha dar gelirli kesim, özellikle buna büyük tepki duyuyor. İmzasız mektuplarla soruşturmalar açılıyor. Bunun mutlaka önüne geçilmeli. Toplumsal dayanışma için de bu psikoz aşılmalı” dedi. 1980’li yıllar başarılı geçtiğini ancak, 1990’li yıllarda ülkeyi çıkmaza götüren bir süreç başladığını belirten Kemal Derviş, Gümrük Birliği, Asya ve Rusya krizinin özel sektörü zor duruma soktuğunu ifade etti. Derviş, “Şubat ayındaki ve 2000’deki kuru büyümemiz için gerekli bir kur olarak görürsek bugünkü hesaplarda yanlış yaparız. Program çalışmasında 2001 kaynak dengesini belirlemek gerekti. Kaynak dengesindeki ilk hedef 12 katrilyonluk faiz dışı fazla verilmesiydi. İkinci olarak 18 katrilyonluk bir dış kaynak sağlandı. Dört ay içinde finans sektörü büyük ölçüde rehabilite oldu” diye konuştu. Bankacılık sektöründe yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmede de bulunan Bakan Kemal Derviş, “Bankaları batıranları değil, vatandaşın mevduatını kurtardık. Kamu bankaları ya bağımsız olacak, ya da çalışmayacak. Kamu bankaları yönetimi artık bağımsız olarak çalışıyor. Özel bankalarda da çok büyük değişiklikler oldu. Piyasa ekonomisi sağlam bir bankacılık sistemi olmadan çalışamaz. Finans sistemi 5-6 ay öncesine göre çok daha sağlıklı hale geldi” dedi. Derviş, iyi işleyen serbest kurlarda çok büyük iniş-çıkışlar olmayacağını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Serbest kurun istikrara kavuşması, piyasanın kendisinin istikrara kavuşmasına bağlı, Merkez Bankası müdahalelerine değil. Serbest kurun kendiliğinden dengelendiğini görüyoruz. Normal olarak olaylar seyretmeye devam ederse çok önemli iniş-çıkışlar olmayacaktır. Uzun vadede dalgalı kur en iyi sistemdi anlamına gelmez ancak, şu anda başka seçeneğimiz yok. Herhangi bir kur hedefi gösterirsek büyük bir tehlikeye gireriz. Serbest kurdan başka çaremiz yok. Sabit kurdan, serbest kura geçiş hiç bir ülkede kolay olmamıştır” diye konuştu. Ekonomi güçlenirse TL’nin daha az değer kaybedeceğini vurgulayan Derviş, “Daha dengeli bir duruma geldik, bu da önemli ve olumlu bir gelişme. Reel sektör için ucuz döviz politikası, pahalı döviz politikasından çok daha zararlıdır. Ancak, bilançolar için kurun yükselmesi zararlıdır. Bankaların açık pozisyonları minimuma indi” dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT