BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Enflasyon hedeflemesi için dış destek aranıyor

Enflasyon hedeflemesi için dış destek aranıyor

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şükrü Binay, yeni sisteme geçişte iç borçlanmanın uluslararası sermayeyle desteklenmesi gerektiğini açıkladı. Binay “Sabit ve dalgalı kur rejiminde yaşanılan hatalardan bunaldık. Yeni bir yanlış tekrarlamak istemiyoruz” dedi.



ANKARA - Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Şükrü Binay, enflasyon hedeflemesi sisteminde, iç borçlanmanın uluslararası sermaye akışıyla desteklenmesi gerektiğini belirtti. ODTÜ Uluslararası Ekonomi Kongresi’nin açılışında konuşan Binay, enflasyon hedeflemesi sistemine yönelik soruları yanıtladı. Binay, sisteme geçiş için gerekli altyapının sağlanıp sağlanmadığının sorulması üzerine, “Biz enflasyon hedeflemesi dışında bütün alternatifleri denedik. Diğer alternatiflerde yapılan hatalardan çok yorulduk. Diğer rejimleri tekrar deneyemeyiz” diye konuştu. Binay, enflasyon hedeflemesi sisteminin şeffaflık ve güvenirlilik gerektirdiğini de belirtti. Nereden nereye? Geçmişteki sabit kur rejiminin, Merkez Bankası’nın para politikası üzerindeki bağımsızlığını ortadan kaldırdığını, spekülatif saldırılar ile dış şoklara maruz bıraktığını belirten Binay, 1999 yılı sonunda uygulanmaya başlanan kur çıpası sistemiyle enflasyonda düşme ve faiz hadlerinde gerileme yaşandığını, mali dengenin önemli ölçüde düzeldiğini hatırlattı. Faiz hadlerinde yaşanan gerileme nedeniyle Hazine’nin iç borç maliyetinin azaldığını belirten Binay, aynı dönemde tüketimin arttığını kaydetti. Faizlerde gerileme, sabit kur rejimi ve özel sektörün yeniden yatırıma yönelmesi ile üretimin arttığını, ekonominin büyüdüğünü hatırlatan Binay, aynı dönemde hızla artan iç talep, enerji fiyatlarının yükselmesi ve TL’nin değerlenmesinin, ithalatın artmasına, cari işlemler dengesininin açık vermesine yol açtığını kaydetti. Ayrıca 2000 yılının Ağustos ayından itibaren Türkiye’ye yönelik sermaye akışında bir azalmanın görüldüğünü, sabit kur rejiminin sürdürülebilirliği üzerinde kuşkular belirdiğini ifade eden Binay, bu durumun önemli ölçüde Hazine kağıtlarını ellerinde bulunduran bankacılık sektörünüm mali yapısını olumsuz yönde etkilediğini bildirdi. Kasım-Şubat krizleri Tüm bu gelişmeler sonrası 20001 yılı kasım ayında yaşanan krizi sadece likidite krizi olarak nitilendirmenin yanlış olacağını kaydeden Binay, ‘’Kasım krizi, likidite krizi olarak ortaya çıktı. Sonra bankacılık krizine dönüştü’’ dedi. Şubat ayında yaşanan ve kur çıpasının uygulanmasının terk edilmesine yol açan krizin de, doğrudan Türk Lirası’na bir saldırı olduğunu belirten Binay, daha sonra uygulanmakta olan dalgalı kur sistemi hakkında bilgi verdi. Binay, enflasyon hedeflemesine geçilmesi konusunda bir konsensus bulunduğunu hatırlatırken, ‘’enflasyon hedeflemesi politikası dışında, sabit ve dalgalı kur sistemi uygulandı. Sabit ve dalgalı kur sisteminde yaşanılan hatalardan bunaldık. Bir daha aynı hataları tekrarlamak istemiyoruz’’ dedi.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT