BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Cüce gülümsedi: -Pelvan, kim olduum çok mu ünemli? Beni gönderenin Demir Buba olduunu bil. Bunun nası ulduu sırdır. Dilerin bu sırra sen de erişiisin. Dün, beenle karşılaştıında, kavga ederek, sabretmeyip imtaanı kaybetseydin, Demir Buba’yı güremezdin.



Cüce gülümsedi: -Pelvan, kim olduum çok mu ünemli? Beni gönderenin Demir Buba olduunu bil. Bunun nası ulduu sırdır. Dilerin bu sırra sen de erişiisin. Dün, beenle karşılaştıında, kavga ederek, sabretmeyip imtaanı kaybetseydin, Demir Buba’yı güremezdin. Yusuf, şok olmuştu. Yaşadıklarına mana veremiyordu. Cüceye korkuyla karışık bir saygıyla bakıyordu. O’na hitabı da değişmişti. -Efendim. Bu imtan nedir? Ben ne için seçildim? Kimlee seçti? Yusuf’un art arda sualleri cüceyi gülümsetti: -Cüvapsız suallee, ademuulunu yoraa. Şu kaa bil. Urumelini Türkuuluna vatan kılanlaa, Urumeli’nin vatan kalması için çalışmalaana devam ediyerlee. Ayrıca, bu alperenlee tarafından kurulmuş ve günümüze kadaa gelmiş günül ocakları vaa. Demir Buba Dergahı bunlardan biri. Bu günül ocakları, bugün de faaliyette. Nesilden nesile vasiyet şeklinde intikal iden diişmez düsturları vaa. Devleti elinde tutanlaa, gaflet veya ihanet içinde olduklanda, bu gönül ocaklarına daa fazla gürev düşee. Yaşadıımız günlee, Urumeli için zor günlee. Günül ocaklaana, Urumeli’nin gerçek sapleene ve burda yaşayanlara büyük vazifelee düşmekte. Yusuf, bir anda, büyüdüğünü, Osmanlı mülkünün omuzlarına yüklendiğini, göğsünün genişlediğini, bütün canlıları kuşatır hale geldiğini hissetti. Ancak, bu kutsal işte, kendisine düşen görev neydi, anlayamamıştı: -Efendim, bu işte baa düşen vazife ne? Cüce iç geçirdi, tatlı tatlı Yusuf’a baktı. -Merak ediyersin diil mi? Büle bi işe seçildiin için ne kaa sevinsen az. Vazifen, Urumeli ile Dersaadet (İstanbul) arasında küprü olmak. Sana emanet edilenleri yerleene ulaştırmak. Dünya, Avrupa ve Osmanlı mülkü çok büyük bi diişim içinde. Umulur ki, nice ülkelee görüsün. Diişimin Urumelini nasıl etkiliceeni anlamaa çalışırsın... Bu diişimle birlikte Urumeli’nin, Türk ve Müslüman nası elimizde kalır, bunun cevabını araasın... uyarılması gerekenleri uyarısın. Yusuf, son 24 saatte yaşadıklarıyla taşacak hale gelmişti. Gördüklerini, işittiklerini birine anlatmazsa, çıldıracağını zannediyordu. Doğumunda yaşanılanları Çavuş Ninesi ona anlatmıştı. O günden bugüne hep birşeylerin olmasını beklemişti. İşte beklediklerine kavuşmağa başlamıştı. Cüce, sanki Yusuf’un aklında geçenleri okumuştu: -Yusuf Pelvan, sakın ola, göödükleeni, yaşadıklaanı kimseye annatma. Mutlaka birine annatman gerekirse hocan İsmayıl Pelvan’a annat. Vazifeleeni sana o sülücek. Eer yaşadıklaanı hocandan başkasına annatırsan, mahrum kalıısın. Kaçırdıklaanın asretiyle bir ömür boyu yanaa, kavrulursun. Sana annatayım mı? Yusuf boş bulundu? ¥ DEVAMI YARIN
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT