BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lise sonda tek dersten kalanlara bir şans yok mu?

Lise sonda tek dersten kalanlara bir şans yok mu?

Lise birinci sınıfta okuyan bir kısım öğrencinin; bazı anlamsız engellerle yıl kaybetmeleri, feryatları duyup hatalarından dönen sağduyulu yetkililer sayesinde önlendi. Ama şimdi benzer bir sıkıntı daha var. Üstelik bunun sonuçları daha ciddi. Üniversiteyi kazandığı halde, lise sondan tek derse takılan gençlerden sözediyorum...



Lise birinci sınıfta okuyan bir kısım öğrencinin; bazı anlamsız engellerle yıl kaybetmeleri, feryatları duyup hatalarından dönen sağduyulu yetkililer sayesinde önlendi. Ama şimdi benzer bir sıkıntı daha var. Üstelik bunun sonuçları daha ciddi. Üniversiteyi kazandığı halde, lise sondan tek derse takılan gençlerden sözediyorum... Yıllarca bir hayal kuruyorsunuz. Çalışıyorsunuz, değişik kurslara devam ediyorsunuz, bunun için bir servet harcıyorsunuz. Zamanı gelince sınava giriyorsunuz, bir milyon genci geride bırakıp üniversiteye girme hakkını elde ediyorsunuz. Tam adımınızı atmak üzereyken, tüm hayallerinizi yıkan bir engel çıkıyor. Belki de bir daha elinize geçmeyecek olan bir fırsat kaçmak üzere. Lise sondan, belki de başkalarının hataları yüzünden takıldığınız bir ders, geleceğinizi karartıyor... Bunlar başarısız ise, ÖSS’de nasıl başarılı oldular? Bunun hiç mi önemi yok? Bu gençleri harcamak, hayallerini karartmak bu kadar mı basit? Bu gençlerimiz çırpınıyor, yetkililere seslerini duyurmaya çalışıyor. İşte Sayın Bengü Bilik’ten gelen mektup: “Dün bir grup genç bana çok ciddi bir görev verdi. Küçük yaşlarından itibaren tanıdığım bir çocuk, arkadaşıyla eve ziyaretime geldi. Önce ‘Işık Ü. İktisadi-Ticari İlimler Fakültesi’ni kazandım’ diye müjde verdi.; hemen boynu bükük vaziyette St. Benoit Lise sonda tek dersten kaldığını söyledi. Beraberindeki arkadaşlarıyla sıkıntıları aynıydı; tek dersten lise sonda kalmışlardı. Üniversiteye kayıt olamıyorlardı. Yani istedikleri yerleri de kazanmışken kaybedecekler. Seneye tekrar... Koskoca bir öğrenim yılını bomboş geçireceklerdi. Bunca diplomalı ve kariyer sahibi işsizler ordusu varken, kimse onlara ‘boş durmasınlar’ diye, iş değil, staj imkanı dahi vermez. Ayrıca soruyorlar: Sayın Bakan neden sadece Lise Birinci sınıftakilere yardımcı olmuştu? Ankara’ya gitseler onları kim dinlerdi? Kendilerine; sorularının cevaplarını bulabilmeleri için yine medyadan yardım isteyelim dedim, bu konuda yardımcı olmaya söz verdim. Türkiye’nin bunca karmaşası içinde mutlaka pek çok Melis var. Bu çocuklara, üniversite kayıt süresi bitmeden bir şans daha verilemez mi? Ülkemizde herşey çok hızlı değişirken, karışırken, açılırken... daima birşeyler olurken, hazır üniversiteyi kazanmışken bu çocukların hayal kırıklıkları mutlu bir hevese çevrilemez mi? Onlar kaldıklarını ve kazandıklarını öğrendikleri sürede zaten hayat derslerini aldılar. Bundan sonra ‘ipin ucundan dönmenin’ ne denli zor olduğunu da böylece öğrenmiş olacaklar. Belki de sizin desteğinizle mutlu başlangıca adım atabilecekler.” Sayın Milli Eğitim Bakanım, bu gençler için yapılabilecek birşeyler olmalı, hepsi de sabırsızlıkla bekliyor. Yeni bir şans tanınsa ne olur? Eğitim dedikleri bu mu? Milli Eğitim Bakanlığı’nın dikkatine; Herkes ÖSS’de Meslek Lisesi mezunlarının ne kadar mağdur edildiklerini ve acz içinde bırakıldıklarını görüyor. Ama yetkililer duyarsız kalıyor. 15 yaşındaki bir genç, meslek seçiminde ne kadar isabetli karar verebilir ki? Bunun cevabını yetkililer ve eğitimciler çok iyi biliyor. Meslek Lisesine giren bir insan, artık o mesleği ömür boyu yapmak zorunda mı, başka bir mesleğe yönelme imkanı ve hakkı olmamalı mı, eğitim dedikleri bu mu? Ben de Meslek Lisesi mezunu olarak Açoköğretim Lisesi birinci sınıfına kaydımı yaptırmak istedim. Geçen yıllarıma sünger çektim. Ama yönetmelik gereği beni kaydetmediler. Ortaokul mezunları ve liseden terk olanlar kayıt yaptırabiliyor iken, benim kaydım yapılmadı. Bu şekilde önümüzü tıkamaları, bizi bir çaresizlik içinde çırpınmaya mahkum etmeleri adaletli midir? ¥ Alaaddin Zevkli - K. MARAŞ Halkın çektiklerini biliyor musunuz? Saygıdeğer, kıymetli Devlet büyüklerim; yapılan zamlarla halkımızın ne kadar perişan duruma düşürüldüğünden bahsetmeyeceğim. Sizden sadece şunu istiyorum; orta halli bir ailenin evine bir yemek vakti lütfen uğrayın, yemeklerine habersizce misafir olun; ne demek istediğimi anlayacaksınız. Ya da, gelen faturalara karşılık, evde aile reislerinin yüzlerinin aldığı şekli lütfen bir görün. Veya pazara giden bir ailenin pazar filesine bir bakın. Sizden ricam sadece bu, başka hiçbirşey yapmanızı beklemiyorum. O zaman acı hakikatle yüzyüze kalacağınıza eminim... ¥ Sade bir vatandaş - ANKARA
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT