BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kanım dondu!..

Kanım dondu!..

Doğrusu ya, Galatasaray’ın Lazio’yu yenişine sevinemedim! Ben, “yazımın başlığına koyduğum ibareyi, yazımın içinde kullanmayı pek sevmem”, ama bu defa “daha ilk satırlarda” tekrarlayacağım! Zira, “kanım donmuştu!”



Doğrusu ya, Galatasaray’ın Lazio’yu yenişine sevinemedim! Ben, “yazımın başlığına koyduğum ibareyi, yazımın içinde kullanmayı pek sevmem”, ama bu defa “daha ilk satırlarda” tekrarlayacağım! Zira, “kanım donmuştu!” Maçın başında “saygı duruşu yapılıyor” ve o sırada “insanlıklarından şüphe edilecek” bazı kişilerin tahriki ve teşviki ile “bir grup insan”, bağırıp çağırmaya ve sonra da “hep beraber” bir ülke için “kahrolsun” demeye başlıyorlardı! İşte “kanımı donduran” ve bir maç boyu “Lazio’yu yenmenin lezzet ve keyfini bana doya doya tattıramayan” olay buydu! “Kahrolsun Amerika!” Olabilir; “bazı insanlar böyle düşünebilir”, hatta sokaklara, caddelere, meydanlara çıkıp “böyle bağırabilir” de! Ama “siyasetin, ideolojinin spor sahalarında işi ne?” Ondan da önemlisi: “Saygı duruşu, Amerika için yapılmıyor ki!.” Saygı duruşu, “tarihin en hunharca planlanmış, en gaddar, en insanlık dışı terör olayında ölen binlerce insan” için yapılıyor! İçinde Türkler’in de olduğu binlerce insan için!. İçinde belki yüzlerce müslümanın da olduğu binlerce insan için!. İçinde kadınların, çocukların, değerli ve iyi insanların binlercesinin bulunduğu “Allah’ın kulları için” yapılıyor!. Bu nasıl bir “cinnettir” ki, saygı duruşunun mânâsını bile kavrayamayan “sözüm ona bazı insanlar”, spor sahalarını, spor tribünlerini böylesine kirletebilirler? Ne işleri var böylelerinin “spor tribünlerinde, sahalarında?” Ama, “tribünlerdeki insanlarımız” bu noktaya “birdenbire gelmediler!.” Hoş görüle görüle, medyadan “Bırakınız insanlar içlerini döksünler, rahatlasınlar” fetvaları verile verile, tedbir alınmaya alınmaya, kısacası “kulüpçülük, popülizm, goygoyculuk ve dalkavukluk” adına tribünlerimiz ve spor sahalarımızın bu hale gelmesine adeta yeşil ışık yakıldı! “Küfür yağmuru altında oynanan” maçlardan sonra, “bu seyirci” alkışlar arasında “12’nci, 13’üncü adam” olarak göklere çıkarıldı! Her lig maçından önce çalınan ve söylenen İstiklal Marşımız sırasında bile “yapılan büyük saygısızlıklara göz yumuldu!” Nihayet federasyon uyandı, geç uyandı; hakemlere “küfürlü tezahüratta, hatta maçı durdurma ve iptâl yetkisi bile verildi!” Ama, “bir hakem de çıkıp”, hemen her tribünde dakikalarca süren küfürlü tezahürata tepki ve tavır koymadı! Bilinçaltlarına, “mavi boncukçu” Şenes Erzik Federasyonu’nun Serdar Çakman’a yaptıkları “adeta kazınmıştı!” Evet kanım dondu! Donmaya da devam edecek! Seyircimiz “böyle oldukça”, Galatasarayımız ya da Fenerbahçemiz, mesela Real Madrid’i yenerek, Şampiyonlar Ligi şampiyonu olsa ne yazar? Tribünlerimiz, “güzelim” sporu hançerledikten sonra!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT