BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Hedefe doğru

Hedefe doğru

Uluslararası destek sağlayan ABD, şimdi ‘vurma’ hazırlıkları yapıyor ABD, NATO’nun 5. maddeyi işleterek, “Birimize yapılan saldırı hepimize yapılmış sayılır” kararını almasının ardından büyük ölçüde rahatladı. Başkan Bush, bütün gün dünya liderlerini arayarak, bazı ülkelere yapacağı müdahaleler için destek sözü aldı. Terörü kazıyalım Çin, Suriye ve “Taliban’ı koruduğu” ileri sürülen Pakistan da dahil, birçok ülke Bush’a, “terörün kökünün kazınması” konusunda tam destek verdi. Ülkede “terörist avı” başlatan FBI ise, 50 şüphelinin ismini belirledi. Almanya’da da saldırıyla ilgili bir kişi tutuklandı. Bush: Kesin Laden’in işi Bir senatör, “Başkan, bu işi Laden’in yaptığına inanıyor” diye konuştu. ABD’li istihbarat birimleri de “Laden” yönünde hükümete bilgi verirken, İtalyan gizli haber alma servisi, “Bizdeki deliller de Laden’i gösteriyor” açıklamasını yaptılar. Tehlikeli tahrik Texas’ta bir İslami komplekse ve camiye ateş edildi. Georgia eyaletindeki İslam merkezinin camları taşlandı, birçok şehirde Müslümanlar marketlere sokulmadı. Herkesi sağduyuya çağıran Başkan Bush, “Müslümanlara saygılı olmalıyız” dedi. Afganistan panik içinde ABD’nin Afganistan’ı vuracağı beklentisi ve Pakistan’ın sınıra askeri yığınak yapması üzerine, Afganlı işadamları dahil yabancıların ülkeyi terkettiği bildirildi. Afgan halkı ise, hızla sığınak kazmaya başladı.



ABD hükümeti; Dünya Ticaret Merkezi ve Pentagon’a yönelik saldırıların ardından, terörizme karşı, müttefik ülkeler, Rusya, Çin ve Müslüman devletlerin dahil olduğu bir küresel ittifak kurmaya çalışıyor. NATO ise; saldırının ittifakın kuruluşuyla ilgili beşinci madde kapsamına girdiğini belirterek ABD’ye yapılan saldırının müttfekilere yapılmış bir terör gibi değerlendirildiğini açıkladı. ABD’nin dünya genelindeki çok sayıda büyükelçiliğine çiçekler ve sempati notları bırakılırken birçok yerde de anma törenleri ve dayanışma yürüyüşleri yapıldığı kaydedildi. Bu arada saldırganları yakalamak için dünya seferber oldu. 50 kişinin isminin tespit edildiği bildirildi. İsimler ve ipuçları İslam ülkeleri ve Usame Bin Laden üzerinde yoğunlaşıyor. Hava korsanlarının 10 ila 24 arasında oldukları tahmin ediliyor. ABD dışında Almanya ve Fransa’da operasyonlar yapıldı. Şüphelilerin çoğunluğunun Arap kökenli olması dikkat çekiyor. NATO ve AB öfkeli NATO üyesi ülkeler, en büyük dayanışma göstergesi olarak ‘bir müttefike yapılan saldırının ittifakın bütün üyelerine yapıldığını varsayan kolektif savunma’ maddesine işaret ederek, milletlerarası terörizme karşı savaşta, ABD’ye eşi görülmemiş askeri destek teklifinde bulundu. NATO, ittifakının beşinci maddesinde; “İttifakın Avrupa veya Kuzey Amerika’daki üyelerinden birine veya birden fazla üyesine yapılan silahlı bir saldırı, ittifakın tamamına yapılan bir saldırı olarak kabul edilecektir” ifadesinin yer aldığı Avrupa Birliği, (AB) New York ve Washington’daki terörist saldırıların arkasındakilerin kim olduğunun tespiti ve cezalandırılmaları konusunda ABD’ye yardım vaat etti. AB dışişleri bakanları, yaptıkları acil toplantıda, “Teröristler ve onların hamilerine güvenli bir yer olmayacak” dediler. İslam devletleri Pakistan’daki askeri yönetimin lideri General Pervez Müşerref, terörle mücadelede ABD’ye tam bir işbirliği sözü verdi. Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad, ABD’deki saldırıların ardından dünyada terörizmin ‘kökünün kazınması’ için ortak çaba harcanması çağrısında bulundu. Teröre karşı işbirliği çağrılarına destek olan Suudi Arabistan da ABD’ye azami işbirliği önerisinde bulundu. Küresel destek ve dayanışmaya istihbarat örgütünü devreye sokan Rusya da katıldı. Avustralya ise bu saldırıyı kendi ülkesine yapılmış kabul etti. Çin Devlet Başkanı Jiang Zemin, uluslararası terörizmle mücadelede yer almaya hazır olduğunu açıkladı. 50 kişi belirlendi CNN televizyonu, 11 Eylül’de New York ve Washington’daki saldırılarda 50 kadar kişinin parmağının bulunduğunu ileri sürdü. CNN’de Federal Soruşturma Bürosu FBI’dan bir kaynağa dayanarak yayınlanan haberde, ABD’deki saldırılarda 50 kadar kişinin parmağının bulunduğu ve hava korsanlarının sayısının 12 ila 24 arasında olduğu belirtildi. Bu saldırganların bir kısmının kimliklerinin belirlendiği de açıklandı. New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’ne ölüm dalışı yapan iki uçağın kaçırılmasını soruşturan güvenlik görevlilerinin, uçaklarda bulunan Arap isimli 12 kişi üzerinde odaklandığı bildirili. Boston Globe gazetesinin haberinde, tamamı erkek bu kişilerden Velid ve Marvan El Şehri kardeşlerle Muhammed Atta’nın ABD’de uçuş eğitimi aldığı öne sürüldü. Şüpheliler Arap kökenli Öte yandan saldırıya katıldığı tahmin edilen Birleşik Arap Emirlikleri pasaportlu iki teröristin bir süre önce Almanya’nın Hamburg kenttinde yaşadığı bildirildi. Bu arada Hamburg’da düzenlenen operasyonda da olayla ilgisi olduğu tahmin edilen bir kişi tutuklandı. Fransa’da da pilot eğitimi alan Cezayir uyruklu bir kişi gözaltına alındı. Amerikan televizyonları, resmi kaynaklara dayanarak verdikleri haberlerde, uçakları kaçıran hava korsanlarının önemli bir kısmının Mısır ve Suudi Arabistan uyruklu olduğunu duyurdular. Sis perdesi aralanıyor Haberde, FBI’ın saldırılardan 36 saat sonra sis perdesini yavaş yavaş aralamaya başladığı, hava korsanlarının büyük bir bölümünün kimliklerinin tespit edildiği kaydedildi. Bu arada FBI Başkanı Robert Müller, başkent Washington’da düzenlediği basın toplantısında, uçak kaçırma eylemlerine ‘şöyle ya da böyle’ karışmış birçok kişinin de kimliklerinin tespit edildiğini açıkladı. Tehlikeli tahrik New York’taki Dünya Ticaret Merkezi ile Washington’daki Pentagon binasına yapılan uçaklı intihar saldırılarının arkasında uluslararası terorist Usame bin Laden’in bulunduğu şüphesi, ABD’de yaşayan Müslümanlara yönelik düşmanca hareketleri arttırdı. Pentagon ve Dünya Ticaret Merkezi’nin bulunduğu gökdelenlere yapılan saldırıların ardında “Fanatik İslami Düşünce”nin yattığına inanan halk, camileri bombaladı, kurşun yağdırdı, duvarlarına şiddet çağrıştıran yazılar yazdı ve çirkin pankartlar astı. Ayrıca, ABD’de bulunan Müslüman organizasyonlara tehdit telefonlarının yağdığı, Ortadoğu asıllı oldukları eşkalinden anlaşılan şahıslara ve baş örtülü bayanlara yönelik tacizler yapıldığı bildirildi. Müslümanlar’ın yoğun olarak yaşadıkları yerlerde polis güvenlik önlemlerini arttırırken, Başkan Bush da Amerikan halkını önyargılı olmamaya davet etti. Cami kurşunlandı Texas’taki bir caminin camları kurşunlanırken, New York eyaletinde Araplar aleyhinde tehditlerde bulunan bir kişi gözaltına alındı. Washington eyaletindeki bir hapishanede ise, İslamiyet sözcüğünün hakaret amacıyla kullanılması sonucu olay çıktı. New York eyaletinin Suffolk County kasabasında Araplar aleyhinde hakaret dolu sözler sarfeden ve bir benzin istasyonu görevlisine tabanca çeken bir kişi polis tarafından tutuklandı. Texas’ın İrving kentinde bulunan İslam merkezine ise tabancayla ateş açıldı. Merkezin camlarına 6 kurşun isabet ettiği bildiriliyor. Georgia eyaletinin Carrollton kentindeki İslam merkezinin camlarının da taşla kırıldığı öğrenildi. New Jersey’in Asbury kasabasında yaşayan Ramandeep Singh adlı bir Hintli, başına sardığı türban nedeniyle arabasının taşlandığını ve üzerine çöp döküldüğünü, korkudan işe gidemeyerek evinde saklandığını söyledi. Virginia’daki Manassas camiinin telesekreterine de hakaret dolu mesajlar bırakıldığı bildiriliyor. Türk camii ablukada Dallas’tan başka New York Brooklyn’de de üzücü olaylar oldu. Türklere ait Fatih Camii polis kordonu altında tutulurken, Atlantik Caddesi üzerinde bulunan Yemenlilere ait Mescid El Faruk Camii’ne giden bayan Müslümanlara sözle saldırıda bulunuldu. Korkulu bekleyiş İslami merkezden Abdül Rauf adlı bir kişi, ABD’deki ve tüm dünyadaki Müslümanların bu saldırıları kınadığına dikkat çekerek, “Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Aynı acıyı paylaşıyoruz” dedi. New York Belediye Başkanı Ruddy Giuliani başta olmak üzere, tüm üst düzey yöneticiler, halkı yatıştırıcı, sakin olmaya davet eden konuşmalar yaptılar. ABD’li Müslümanların bundan büyük memnuniyet duymalarına rağmen huzursuzluklarının devam ettiği bildiriliyor. Öfke ABD dışına taştı ABD’deki Müslümanlara yönelik düşmanca hareketler Kanada ve Avustralya’da da benzer saldırılar ve tahriklerle devam ediyor. 6 şüpheli ABD’de pilot eğitimi almış WASHINGTON (İHA) - ABD’deki saldırıları düzenleyen teröristlerden bazılarının ABD’de pilot eğitimi aldıkları ortaya çıktı. ABD’deki saldırıların 6 zanlısının Florida’da pilotluk eğitimi aldıkları ve isimlerinin intihar uçaklarının yolcu listesinde bulunduğu iddia edildi. Miami Herald gazetesinin haberine göre, Amerikan Federal Soruşturma Bürosu (FBI) ajanları uçuş okullarının yöneticilerini sorguladılar. Drucilla Voss isimli bir kadın, zanlılardan Coral Springs’te oturan ve intihar uçaklarından birinin yolcu listesinde ismi bulunan 33 yaşındaki Muhammed Atta’nın, kiracısı olduğunu anlattı. Gazete, bu kişinin ve bir başkasının adına kayıtlı bir kiralık otomobilin Boston havaalanında bulunduğunu yazdı. Florida’da yaşayan ve American Airlines şirketine ait uçaklardan birinde ölen 3 kişinin de FBI tarafından araştırıldığını yazan gazete, bu kişilerin isimlerini Abdüllatif El Ömeri ve 28 yaşındaki Vail El Şehri ile 25 yaşındaki Velid El Şehri olarak açıkladı. El Şehri kardeşlerden küçük olanın pilot belgesi bulunduğu belirtildi. Öte yandan Afganistan Havayolları’nın eski bir pilotunun, bazıları Avrupa pasaportu taşıyan 14 dinci militana sivil uçakları kullanma eğitimi verdiğini açıkladığı ileri sürüldü. Pilot, söz konusu “öğrencileri”nin eğitimlerini tamamlamalarının ardından yaklaşık bir yıl önce Afganistan’ı terk ederek bilinmeyen bir yere gittiklerini kaydetti. Afganistan’da panik KABİL - Afganistan’daki Arap militanların, muhtemel bir ABD saldırısı endişesiyle askeri kamplarını terk etmeye başladığı bildirildi. Merkezi Londra’da bulunan ve Arapça yayınlanan El Hayat gazetesinin, Afgan kaynaklara dayandırdığı haberinde, “BM görevlilerinin, ülkeden ayrılmasının ardından Arap militanlar, askeri kamplarını terk emeye başladı” denildi. Afganistan’daki Kızılhaç yetkilileri, tutuklu yardım görevlilerinin aileleri de ülkeden ayrıldı. Bu arada, Arap ülkeleri vatandaşlarının da başkent Kabil’den ayrılmaya, ülkede kalanların ise muhtemel bir ABD saldırısına karşı siper kazmaya başladığı belirtildi. Görgü tanıkları, hemen hemen tüm Arapların başkenti terk ettiğini söyledi. Türk elçi ülkeyi terketti ABD’deki saldırıların ardından şüphelerin Usame Bin Laden üzerine yoğunlaşması üzerine muhtemel bir saldırı tehlikesi altında bulunan Afganistan’da Türk bulunmadığı bildirildi. Kısa süreli ziyaretler çerçevesinde Afganistan’da bulunan Türkiye’nin İslamabad Büyükelçiliği 3. Katibi Ramis Şen de ülkeyi terketti. Dışişleri Bakanlığı’nın, kısa bir süre sonra Afganistan’ı zaten terkedecek olan Şen’e, bir an önce Pakistan’a dönmesi uyarısında bulunduğu öğrenildi. Bu arada, Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, Türk vatandaşlarına Afganistan’a gitmeyi tavsiye etmiyorlar. Pakistan diken üstünde Pakistan Cumhurbaşkanı Pervez Müşerref, Amerika’da yaşanan saldırılardan dolayı bir kez daha üzüntü duyduğunu belirterek, Pakistan’ın teröre karşı mücadelede her türlü desteği vermeye hazır olduğunu söyledi. Bu arada Pakistan’ın Afganistan sınırındaki birlikleri olağanüstü hal durumuna geçirilirken, Deniz Kuvvetleri askeri bir tatbikat başlattı. Karaçi yakınlarında düzenlenen tatbikatın son gelişmelerle ilgisi olmadığı ve daha önceden kararlaştırıldığı kaydedildi. Öte yandan; ABD ve diğer bazı ülkelerin Pakistan’da terör kampları olduğu yönündeki suçlamaları da Müşerref’in başını iyice ağrıtacağa benziyor. Laden ŞÜphesİ Amerikan istihbarat kaynakları, New York ve Washington’daki terorist saldırıların başlıca sanığının büyük ihtimalle Usame bin Laden olduğu görüşünü savunuyorlar. Amerikalı bir milletvekili, saldırının arkasında Usame bin Laden’in bulunduğundan “yüzde 95 emin” olduğunu söyledi. Başkan George Bush ile önceki gün başkanlık uçağı Air Force One’da bir arada olan Cumhuriyetçi milletvekili Dan Miller, o sırada kendisine, Beyaz Saray’ın, saldırıların sorumlusu olarak yüzde 95 Usame bin Laden’i gördüğünün söylendiğini belirtti. Bu arada, Miller’in açıklamasıyla ilgili görüşü sorulan bir Amerikalı yetkili, ABD’nin, saldırıların arkasında bin Laden’in bulunduğuna dair “parça halinde” kanıtlara sahip olduğunu, ancak bunların, kesin sonuca ulaştıracak nitelik taşımadıklarını ifade etti. Taliban yalanlıyor Taliban yönetimi, Batılı istihbarat birimlerinin, ABD’deki saldırılarla Usame Bin Laden arasında bağlantı kurmalarını sağlayan istihbarat verilerini reddetti. Taliban’ın Dışişleri Bakanı Vekil Ahmed Mütevekkil, AFP’ye verdiği demeçte, “bu istihbaratların inanılırlıktan uzak olduğunu” savunurken, “sağlam ve inandırıcı kanıtlar toplamaları halinde Bin Laden’i iade edebileceklerini, ancak şu ana kadar ABD’nin gerekli kanıtları toplayamadığını” söyledi. Mütevekkil, “İstihbarat birimleri bir şeyler söylemeli, çünkü halkı ve Kongre önünde sorumlular. Başarısızlıklarını örtmek için kim olursa olsun suçlamaya hazırlar. Eğer telefon konuşmalarını dinleyebiliyorlarsa, neden büyük saldırıları önlemekte yetersiz kalıyorlar” diye konuştu. Boston’da güçlü bağları var Öte yandan ABD’deki saldırılarda baş şüpheli konumuna gelen Usame Bin Laden’in, Boston’da güçlü aile bağları ve desteği olduğu açıklandı. Amerikan Federal Soruşturma Bürosu FBI’ın Boston’daki biriminde eskiden yöneticilik yapan Robert Fitzpatrick, Suudi kökenli milyarder terörist Bin Laden’in Afganistan’da olduğu, aile üyelerininse son 10 yıldır Boston civarında yaşadığını söyledi. İngiltere’de üs kurdu Londra’da yayınlanan The Daily Telegraph gazetesi, İngiltere’nin, birçok terör örgütü gibi Bin Laden’in El Kaide adlı terörist organizasyonu için de “güvenli bir örgütlenme ve finans gücü oluşturma” merkezi olduğunu bildirdi. Bu arada FBI, Hindistan’dan, Laden hakkında bilgi istedi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT