BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İnternet - cafe alır mıydınız?

İnternet - cafe alır mıydınız?

Hâlâ o adet var ya, köylerde ip çekecek gençleri ya da atları yarıştırmak. Ama bundan daha da ilginç olan; aynı marka, beygir gücü ve model traktörleri arka arkaya zincirlerle bağlayıp yarıştıran insanları seyretmek.



Hâlâ o adet var ya, köylerde ip çekecek gençleri ya da atları yarıştırmak. Ama bundan daha da ilginç olan; aynı marka, beygir gücü ve model traktörleri arka arkaya zincirlerle bağlayıp yarıştıran insanları seyretmek. Hiç rastladınız mı bilmem? Bendeniz gençliğimde Ziraat Fakültesinde çalışırken yüzlerce köy dolaştım. Türk insanını biraz daha yakından tanıma imkânı veren o günlerden kalma çok güzel hatıralarım vardır. Hadi bir tanesini sizlerle paylaşalım, Pazar çeşnisi olsun: Yıl 1978; doktorayı bitirmiş ve Almanya’ dan dönmüşüm. Büyük bir heyecanla, uzmanı olduğumu zannettiğim kooperatifçilik konusunda sosyolojik bazlı bir araştırma için bir köydeyim. Bir dede soruyor “Hayrola evlat, hizmat?” Dedeye kooperatifçilik konusunda araştırma yaptığımı söylüyorum. Sakince “Oğul sana kopretifi tarif edeyim mi?” diyor ve devam ediyor “Kopretif demek, bi gantarın başında dokuz memur demektir, daha diyeceğin bişeyler vaa sa dinleyelim”. Bendenizin o anki durumunu tahmin etmişsinizdir. Neyse söz nerelere uzandı. İki traktörü çektiren anlayıştan bahsediyorduk. Ve herhalde bu durumu pek akıllıca bulmuyorduk. İnsan unsurunu eğitip yetiştirmeyen bir şirket ya da topluma teknolojinin pek fazla katkısı olmayacağını da pek düşünmüyorduk herhalde. “Günümüzde de bu anlayışın zararları var mıdır?” diye akla geliyor. Bu soruya bu yıl İnsan Kaynakları Zivesinde dinlediğim Bayan Cenevia Feraud’ dan duyduklarımla cevap vermeye çalışayım. Şöyle diyordu Feraud: “.com şirketlerin hızlı çöküşünün sebebi, bunların teknolojik alt yapıya gösterdikleri özeni, bilginin kaynağı olan insana göstermemeleri ve insana sahip çıkmamalarıdır.” Traktörlerini yarıştıran köylülere özenir tarzda şirketin ya da kuruluşun her yerini en son model bilgisayarlarla donatan ve yalnız bunu yapmakla kalan zihniyetin sonucu belli. Bu anlayış ülkeye yeni “İnternet-Cafe” ler kazandırıyor. Ya da Anadoluda bir kuruluşta rastladığım şekliyle “İnternet-Kıraathaneleri”.. Bayan Feraud, bu tehlikeyi ortadan kaldırmak için şu sloganı haykırıyordu, “Elveda eğitim, merhaba öğrenme”. Nasıl mı? Ya proaktif, ya da reaktif öğrenme. Veya “Bir musibet, bin nasihat” hesabı. Proaktif öğrenenleriniz bol olsun. İyi haftalar efendim.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT