BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > RÜYA BİTTİ

RÜYA BİTTİ

ABD vatandaşlığı için başvurular giderek azalırken Bush da, ülkede ‘özgürlükleri kısıtlamaya’ gidiyor “Özgürlükler ülkesi” olarak bilinen ABD’de, Kongre, insan haklarını kısıtlayan ve güvenliği artıran yasa tasarılarını hayata geçirmek için hazırlıklara başladı. Buna göre FBI, şüphelileri takip konusunda, özel hayatın gizliliği ile çelişse de, e-postaları inceleme ve telefon görüşmelerini dinleme haklarına sahip olacak. Uçuşlara özel tedbir Havayollarının güvenliği özel sektörden alınıp devlete verilecek. İç hat seferlerinde de yolcuların bagajları aranabilecek, güvenlik görevlileri, asgari ücretli değil uzman kişilerden oluşacak. Hayat standardını artırmaya yönelik sosyal harcamalardan önce terörle mücadele ve istihbarata daha fazla fon ayrılacak.



Çok kısa bir süre öncesine kadar rüya ülkesi konumunda olan ABD, eski cazibesini kaybetti. Akla hayale sığmayan korkunç saldırılardan sonra Amerikan halkı yaşadığı terör tedirginliğinden dolayı bir türlü normale dönemiyor. Bunun en bariz göstergesi ülkede uçuş yasağının kalkmasına rağmen uçuş görevlilerinin iş başı yapmak istememesinde görülüyor. Öte yandan terör olayları öncesinde herkesin yaşamak istediği rüya ülke ABD’ye gidip yerleşmek isteyenlerin sayısında ise müthiş bir azalma yaşandı. Amerikan İçişleri Bakanlığı yetkilileri, Green kart almak için müracaatta bulunan insan sayısının bıçak gibi kesildiğini bildirdiler. Amerikan Kongresi ise yaşanan bunca olaydan sonra bireysel özgürlükleri kısıtlayan ve güvenliği öne çıkaran bir dizi yasa tasarısını hayata geçirmeye hazırlanıyor. Özgürlükler ülkesi olarak nitelendirilen Amerika Birleşik Devletleri, yaşadığı terör kâbusunun ardından bu niteliğinde ciddi değişikliklere gitmeye hazırlanıyor. Özgürlükler ülkesi bitiyor mu? Güvenlik kavramının ön plana çıkarılacağı bir diğer alan da hava ulaşımı. Massachusets Eyaleti Senatörü John Kerry, Amerikan havaalanları güvenliğinin, havayolu şirketlerinden alınıp federal hükümete verilmesi için tasarı sunacağını açıkladı. Temsilciler Meclisi azınlık liderlerinden Richard Gephart ise, ‘özgürlük ve güvenlik’ kavramları arasındaki dengenin yeniden oluşturulacağını söyledi. İç hat seferlerinde bile yolcuların bagajlarının dikkatle aranacağı, güvenlik personelinin de asgari ücretle çalışanlar değil, uzman kişiler olacağı dile getiriliyor. e-postalara sıkı denetim Gündeme gelen ilk düzenlemelerden biri, Federal Soruşturma Bürosu’na (FBI) şüpheli takibi konusunda daha geniş serbestlik sağlanması. Özel hayatın gizliliği ilkesiyle çeliştiği iddia edilse de, özellikle elektronik posta takibi konusunda FBI’ın daha etkili bir takip sürdürmesi planlanıyor. Dış politikada yeni standartlar ABD Dışişleri Bakanı Colin Powell; terörü destekleyen ülkeler için yeni ölçüler getirdiklerini söyledi. Dünya Ticaret Merkezi ve Savunma Bakanlığı’na düzenlenen terörist saldırıların ardından saldırganlara karşı yeni bir savaş standardı getiren ABD, özellikle Arap ülkelerinden yardım talebinde bulunuyor. ABD, kendisine yardım etmeyen ülkeleri tehdit etmediğini ifade etti, fakat ülkelerin yaptıkları yardımlara göre gelecekteki ilşkilerin belirleneceğini söyledi. “Bir ülkenin terörist eylemlere destek verdiğini tesbit edersek, bu ülkeyle dost olmamız imkansız” diyen Powell, terör eylemlerine tepki göstermeyen ülkelerin askeri ve ekonomik sonuçlara katlanması gerektiğine işaret etti. Bush felaket bölgesinden ayrılmıyor Washington’dan New York’a gelen ABD Başkanı George Bush, salı günü saldırıya uğrayan Dünya Ticaret Merkezi bölgesindeki incelemelerini sürdürüyor. İtfaiye ve kurtarma ekiplerinde çalışan gönüllülerle sohbet eden Bush’a bilgi veren Belediye Başkanı Rudolph Giuliani, enkaz altında kalan 250 civarındaki itfaiyeciden hâlâ haber alınamadığını belirtti. Bush, çalışanlara hitaben “Ulusumuza gurur verdiniz. Hepinize teşekkür ederim” diye konuştu. Bush, daha sonra eline Amerikan bayrağını alarak bir süre salladı. Bu arada Bush’un, ziyaretinin çalışmaları hiçbir şekilde aksatmamasını yetkililerden talep ettiği bildirildi. Bush’a New York senatörleri Charles Schumer ve Hillary Clinton da eşlik ediyorlar. İptal edilen konserler, maçlar, sergiler, filmlerle medya, spor ve eğlence sektörü darbe aldı. Bundan sonra, terörle mücadele ve istihbarat fonlarına daha fazla kaynak aktarılacağını belirten uzmanlar, hem ekonomik hem de sosyal açıdan Amerikan tipi hayat tarzının ciddi değişikliklere uğrayacağını öne sürüyor. İş başı yapamıyorlar Amerikan Havacılık Yönetimi’nin ülke genelinde havaalanlarına koyduğu uçuş ve faaliyet yasağının cuma günü itibariyle kalkması, seferlerin normal düzenine dönmesinde yeterli olmuyor. Ülke genelindeki yaklaşık 460 havaalanına uyulması gereken güvenlik kurallarını bildiren ve yeterli güvenliğin sağlandığından emin olduktan sonra faaliyete geçmelerine izin veren FAA bu planında tam başarıya ulaşamamış gözüküyor. Dün iş başı yapan onlarca uçuş görevlisi ve pilotun güvenliklerini tehlikede gördükleri için uçmayı reddettikleri belirtiliyor. Salı günkü olayların ardından yolcuların hâlâ yeterli derecede aranmadığından şikayet eden uçuş görevlileri güvenliği test etmek isteyen bazı yolcuların ceplerine sakladıkları bıçak ya da kesici aletlerle güvenlikten geçebildiklerini belirtirken bazı yolcuların hiçbir aramadan geçmeden uçağa binmeyi başarabildiklerini ileri sürdü. İki uçak inişe zorlandı ABD’deki saldırıların ardından alınan güvenlik önlemleri çerçevesinde, iki küçük uçağın inişe zorlandığı bildirildi. Pentagon’dan adını açıklamayan bir yetkili, uçaklardan birinin Teksas’ta, diğerinin ise Washington yakınlarında, güzergahları dışında uçtukları gerekçesiyle inişe zorlandığını belirtti. Bu arada Avrupa Birliği Ulaştırma Bakanları, Sivil Havacılık Örgütü’nden (OACI) güvenlik konusunda uluslararası normları güçlendirmesini istedi. ABD’deki terörist saldırılardan sonra yapılan olağanüstü toplantının sonunda yayımlanan ortak deklarasyonda, bakanlar OACI’ya yeni güvenlik önlemlerinin yürürlüğe konulmasını kontrol edecek bir düzen oluşturması önerisinde bulundu. Fransız Bakan Jean-Claude Gayssot, “Bu önlemlerin dünya çapında alınmasını istiyoruz. Bütün ülkelerde ve bütün havaalanlarında güvenlik şartları yerine getirilmelidir” dedi. Çalışma grubunun, bu konudaki ilk raporunu ulaştırma bakanlarının 15 Ekim’deki toplantısında sunacağı belirtildi. “Deprem zannettim” Teröristlerin saldırısı sonucu tarihe gömülen New York’un dünyaca ünlü ikiz kulelerinin 32. katında çalışan Gülay adlı Türk vatandaşı, yaşadığı dehşet saatlerini anlatırken, “Önce müthiş bir sarsıntı oldu. Deprem zannettik. 32. kattan inerken müthiş iniltiler duydum. Kendimi dışarı zor attım” dedi. Sabah 8:45’te işe yeni geldiğini ifade eden Gülay hanım, “Tam masama oturup bilgisayarımı açmıştım ki şiddetli bir sarsıntıyla irkilip büyük gürültü duydum” diyerek olayın ilk anını anlattı. Daha sonraki bağırış çağırışmalarla dolu dehşet dakikalarını ise şu şekilde özetliyor Gülay hanım; “Deprem oluyor sandım. Ama 3-5 saniye içinde hiç aklımdan çıkmayacak iniltiler bağırış çağırışmalar duydum. Dışarı bir bakayım dedim. Patır patır insanlar yere düşüyordu. Yanmış vucutlardan deriler sarkıyordu. Şoka girip merdivenlere yöneldim. Duman her tarafı kaplamıştı. Gözlerimiz yanmaya başladı. Aşağı inerken itfaiyecilere rastladık. Binaya uçak çarptığını söylediler. Binanın girişini ise sular kaplamıştı. Kendimi 45 saniyede 32. kattan dışarı atarak canımı zor kurtardım. Arkama baktığımda ise sanki filmlerde gördüğümüz ateş ve toz bulutu topları peşimizden geliyordu. Ne olup bittiğine bakmadan olanca hızla felaketten kaçmaya çalıştık. Ama bir süre sonra bina çöktü. Merdivenlerde gördüğümüz itfaiyeciler de içerde kalmıştı. Bir anda şoktan kurtulup arkadaşlarımı hatırladım. Dönmek istediğimde polis geçişleri tamamen kapatmıştı.” Amerikalılar savaş istiyor Amerikan haber kanalı CNN ve Time dergisinin yaptığı ankete göre her üç Amerikalıdan ikisi, New York ve Washington’daki saldırıların ardından savaş ilanı istiyor, ancak ABD’nin kimi hedef alması konusunda emin değil. Ankete katılanların yüzde 62’si Washington yönetiminin savaş ilan etmesini isterken, yüzde 61’i misillemenin kime karşı yapılması gerektiği konusunda kesin fikre sahip bulunmuyor. Katılımcıların yüzde 92’si, saldırıların sorumlusu olarak Afganistan’da yaşayan Suudi terörist Usame Bin Laden’i görse de, bunların sadece yüzde 10’u Başkan George Bush’un Bin Laden’i hedef alması gerektiği görüşünü savunuyor. Ankette görüşü alınanların yüzde 65’i, Bin Laden’e düzenlenecek saldırının, ABD ile Ortadoğu ülkeleri arasında daha geniş çapta bir savaşa yol açmasından endişe ediyor. Ankete katılanların yüzde 85’i askeri hedeflere karşı hava harekatlarını desteklerken, yüzde 80’den fazlası, uçaklı intihar saldırılarından sorumlu liderlerin öldürülmesini istiyor. Masum sivillerin öldürülmesini istemeyen halkın yüzde 48’i harekat lehine, yüzde 46’sı da aleyhine görüş bildirdi. Bu arada katılımcıların yaklaşık yarısı uçakla seyahat etmeyeceklerini belirtti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT