BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Başkadır yörük düğünü

Başkadır yörük düğünü

Şimdiki düğünleri biraz sevimsiz ve resmî bulan yörükler hâlâ yıllar evvel sürdürdükleri düğün geleneklerini yaşatmaya çalışıyorlar



Anadolu'nun o zengin kültürel birikimi her alanda olduğu gibi düğünlerimize de yansımış şüphesiz, bırakın illeri komşu köylerde bile bir adet diğer köyün adetlerini tutmayabiliyor. Temelde gençlerin evlenme isteğini ailelerine yansıtmasından başlayıp, düğünle sonlanan bu süreç, prensipte benzer olmasına karşın, özellikle yörük düğünleri diğerlerine göre büyük farklılıklar arz ediyor. Yörüklerde öyle ben evlenmek istiyorum demekten biraz çekinir çocuklar. Her ne kadar klasik görücü usulü yaygınsa da masraflardan kaçınmak isteyenlerin en çok başvurduğu yöntemlerden kız kaçırma hâlâ revaçta yörükler arasında. Zaten kaçırma dediğimiz şey de danışıklı dövüş gibi olur yörüklerde, malum sebep ekonomik olur genelde, böylelikle o kabarık düğün masraflarından bir nebze olsun kaçmanın en güzel yoludur kız kaçırma hikayesi. Kız kaçırma bahanesiyle bir yakın akrabada kalınır bir süre, ortalık duruldu mu her şey güllük gülistanlık olur. Yörüklerde başlık yerine geçen "süt hakkı" isminde bir para alınır, kimi yerlerde bu "ağırlık" olarak da tabir edilir. Tabii sadece kırsal kesimde kalan bu adet bazı düğünlerde geleneksel olarak yaşatılmaya çalışılır. Yörüklerin kına geceleri geneklikle Anadolu'nunkinden farklı olmasa da "Heng" ismini verdikleri gelin ağlatma gelenekleri vardır ki bu, manilerle, ağıtlarla gelin ve annesi ağlatılmaya çalışılır. Nerede eski düğünler Eskiden düğünler 7 gün 7 gece sürermiş eski yörüklerin tabiriyle, şimdileri malum ekonomik kriz... Yaşı 50'nin üzerinde olanlar "nerede o eski düğünler, şimdiki gençlerin düğünleri de düğün mü Allah aşkına" deyip, başlıyorlar kendi düğünlerini anlatmaya, kesilen develeri, günlerce süren eğlenceleri, takılan altınları... Düğün daveti için genellikle oyalı yazmaların içine konan şekerler ki bunlara "oku şekeri" der bazı yöreler, bunlar gençler tarafından dağıtılır. Düğünler, oku şekerinin dağıtılmasına müteakip salı öğleden sonra başlar, bayraklar asılır, hayvanlar kesilir bu kesilen hayvana da "bayrak hayvanı" denir. Gelin almak için gelin atı hazırlanır, tabii at gelin gibi yazmalarla, altın başlıklarla süslenir. Ata, halıdan bir de örtü örtülür ve bir genç tarafından kız evine götürülür. At, gelinin kapısına gelince, kapı tutulur ve gelini kapıdan almak için "bac" olarak tabir edilen bir para alınır. Sonra gelin, baba tarafından ata bindirilir ve sağ ayakkabısının içine para konur. Düğün alayında seğmenler de bulunur ve oğlan evine gelinir. Gelin gelir gelmez genç kızlar başına şeker, mısır bigi şeyler atarlar. Gelini attan indirmek için "indirmelik" verilir. Damat ve tıraş oyunu Düğün öncesi yörüklerin hoş oyunları da olur, bunun için meydanda at arabası yan devrilir, havada kalan tekerleğine zincirlerle damat bağlanır ve teker hızla çevrilerek damadı 360 derece dönmeye başlar. Bu sırada berber eline büyük bir orak ve bilev alır ve elindeki orağı bilemeye başlar. Tıraş köpüğü yerine soba isi ve siyah renklendirilmiş su, badana fırçası ile damadın yüzü simsiyah olana kadar fırçalanır, sonra berber elindeki orak ile damadı tıraş etmeye çalışır. Bu oyundan amaç, damadın sabrını ölçmek ve seyredenleri güldürmektir. Bolluk ve bereket Gelin evinin kapısından içeri girerken çiftlerin iyi geçinmeleri, bolluk ve bereket için koltuğunun altına ekmek verilir, sonra gelin bu ekmekten herkese bir parça verir. Eliyle de kapıya yağ sürer. Kapı eşiğinde gelin bir bardak kırar, kapıdan içeri girer girmez gelinin kucağına 1 yaşlarında erkek çocuk verilir, bu gelinin ilerde bir erkek çocuk sahibi olması içindir. Yeni evlenenlere ilk gece pişmiş tavuk, kuruyemiş gibi şeyler vermek adettir. Çiftlerin bir hafta kapıları çalınmaz. Ta ki kayınvalideyi ziyarete gelene dek.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT