BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Koca Yusuf

Koca Yusuf

Seyirciler şaşkınlıktan de diyeceklerini bilemiyorlardı: -Te be bu Amed’e nolmuş büle. Önüne kim geldiyse devirdi gitti be...



Ölümlerden dönmüş Seyirciler şaşkınlıktan de diyeceklerini bilemiyorlardı: -Te be bu Amed’e nolmuş büle. Önüne kim geldiyse devirdi gitti be. -Sanki Hızır el veemiş, sırtını sıvazlamış. -İnsan, bu kadaa zamanda da diişemez ki. onbeş gün önce, Karalaa küvündeki düünde, deste boyda daa birinci elde yenilmişti... Bu inanılmaz havadisi, derhal Ahmed’in köydeki babasına yetiştirmişler. ‘Amed, büün ortaya çıkan bütün pelvanları yendi. Üdül olarak aldığı bir sürü ayvan ve bi tayla geliyeri, karşılamaaa çık’ demişler. Adamcağız inanamamış. Hemen tarlaya koşmuş. Tarlaya yaklaştığında bir bakmış ki, üç günde zor bitirilebilecek tarla sürülmüş. Hepten şaşırmış. ‘Bu çucuk, bu taalayı ne zaman bitirdi de güleşe gitti. Gitti de, nasıl bütün pelvanları yendi, yoksa kırklara mı karıştı’ diye düşünüyormuş... Bakmış ki, Ahmed mandaları arabaya koşmuş, önde manda arabası, arkasından da, tay, koyun ve kuzuyla geliyor. Hemen Ahmed’in yanına gitmiş. Heyecanla sormuş. -N’aptın Amed? Taalayı sürdün mü? Ahmed, bir kabahat işlemiş gibi mahçup mahçup cevap vermiş. -Sürdüm buba. -Güleştin mi? Amed, daha da mahçup olmuş, kıpkırmızı kesilmiş. -Güleştim buba. -Yendin mi? Sesi şüüle büüle çıkmış. -Yendim... -Epsini mi yendin? -Çok şükür, Allah yaadım itti, yendim buba. -Breh çucuk. Saa bi görünen mi uldu yoksa.” Yusuf, can kulağıyla Cüce’yi dinliyordu: “Amed, o anda hayatının en büyük hatasını yapmış, hem de geri dönmemek üzere. -Evet, buba, gice yarısı bi dede güründü, sırtımı sıvazladı. Baa ve mandalara yiyecek veedi, ne ulduysa undan soora uldu. Babanın şaşkınlığı geçmiş, aklı başına gelmiş ancak geç olmuş. Ahmed, söyliyeceğini söylemiş. Böyle şeylerin sır olduğunu kimseye söylenmemesi gerektiğini bilen baba, o anda ‘Sus’ diyerek Ahmed’in ağzına bir tokat aşketmişse de, olan olmuş. Sır söylenmiş. Ahmed, bir daha güreşememiş. Güreşmek şöyle dursun, üç ay kendini bilmeden hasta yatmış. Ölümlerden dönmüş.” Cüce, bunları anlatmış ve Yusuf’a seslenmişti: -Ya Yusuf Pelvan işte annattıım gibi. Sırrın açıklanmasının, isana neye mal ulduunu dinnedin. Cücenin anlattıkları(*) Yusuf’un aklını başından almıştı. * DEVAMI YARIN ....... (*)Cüce’nin anlattıkları, Ahmet Davudoğlu’nun “Ölüm Daha Güzeldi” adlı kitabından alınmış, hadiseyi Davudoğlu, birinci şahıslardan ve Ahmed’in kendisinden dinlemiştir. Yazan: HALİL DELİCE
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT