BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Amerika'dan mektup

Amerika'dan mektup

Ekonomik krizden sonra iki Türk bankacı Amerika’ya gitmişler, orada kendilerine yeni bir hayat kurmuşlar. Şaşkınlıklarını, intibalarını yolsuzluk com’a bir mektupla aktarmışlar. Bu uzun mektuptan size kısa pasajlar aktaracağım ...



Ekonomik krizden sonra iki Türk bankacı Amerika’ya gitmişler, orada kendilerine yeni bir hayat kurmuşlar. Şaşkınlıklarını, intibalarını yolsuzluk com’a bir mektupla aktarmışlar. Bu uzun mektuptan size kısa pasajlar aktaracağım: “...... hiç sıra beklemeden, Amerikan yasalarının tek satırını dahi bilmeden, danışmanlık, evrak takip paraları vermeden bir şahıs şirketi kurduk. Bu şirket, özünde ithalattan ihracata, mal alımından, toptan mal satışına kadar aklınıza ne geliyorsa her türlü işte aktif olabilecek bir şirketti. Bu şirketi ne kadar dolara kurduk dersiniz ? ¥ 20 Amerikan dolarına, sıra beklemeden, kimseye para vermeden, karışık bürokratik işler yapmadan ve bir günde yaklaşik 15 dakikada. .............. ¥ İki yil önce makinada yıkayıp kırdığım ehliyetimi değiştirmek bir türlü fırsat olmamıştı. Amerika’ya geldiğimiz ilk gün ehliyetimizi aldık. Bir form doldurttular. Bu aynı zamanda okumayı yazmayı bildiğim, gözlerimin sağlam olduğu anlamına da geliyormuş. Hemen ardından bir test verdiler yanlarındaki sandalyede çözdüm, bitince aynı memura verdim, kontrol etti, dışarı çıkıp bir tur attım ve bitti. Ne sekiz fotoğraf, ne ikametgâh ilmühaberleri, ne tasdikli nüfus cüzdanı örnekleri. Arabanın devir işlemlerini de noterde yaptırdığımızı ve bunun da 1 dolar tuttuğunu söylemeye gerek kalmadı sanırım. .... ¥ Daha ne kadar örnek verebilirim, sokakta karşılaşan ve birbirini tanımayan insanların içtenlikle selamlaşmasından mı bahsedeyim, yoksa Chicago gibi bir dev metropolde ilk geldiğimiz gün bindiğimiz otobüsün şoförünün otobüsü durdurup bagajlarımızı taşımasından mı? ¥ Şu ana kadar birine ne sorduysak, iki eli kanda olsa bize yardıma çalıştı, işini bırakıp bize yardım etmeye uğraştı. ¥ Haa her şey güllük gülistanlık mı? Tabii ki değil buraya yanına geldiğimiz ve bizi Amerika’da ilk karşılayan, evinin bir odasını bize 300 dolara kiralayan ve hiçbir konuda yardım etmeyip bizi yüz üstü bırakan bir Amerikalı da tanıdık. Kim mi bu Amerikalı? Maalesef Amerikalı ile evlenmiş bir Türk. “ .... Belki Amerikalılar da bundan sonra Türkiye’yi örnek alır, vatandaşlarına biraz çekidüzen verirler. Önemli olan devlettir, vatandaştan bol ne var? YOK DEVENİN PABUCU Geçen gün gürültü yapan iki kişiyi polise şikayet ettik. Telefonu açar açmaz memur bize evimizin adresini verip, “Bu adresten arıyorsunuz değil mi?” diye teyit istedi. Adamlar otomatik ekranda aradığın adresi görüyor. 5 dakika sonra adamları yakalayan polis, durumu bildirmek için aradı. Evime gelmek istediklerini, bir sakıncası olup olmadığını sordu. Kapıma kadar gelip yardımlarım için teşekkür etti. Bundan sonra toplum huzuru için daha aktif çalışacaklarının sözünü verdi. Bir de benden özur dileyip gidince ...ne diyeyim bu cümlenin devamında. Bunun alınan maaşlarla, içinde bulunulan şartlarla ilgisi yok sanırım.40 yıldır kayıp kuşaklar yetiştiriyoruz, insan kalitemizi düşürdük. Biz haklı ve doğru olanları, suçlu ve güçlü olanlarla yalnız bırakmayı tercih ettik. Her ne kadar Boğaz’da oturup çay içmeyi özlesek de, canımız Ankara simidi çekse de, keşke demekten öteye de gitmiyor...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT