BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Askerî Müze’ye gittin mi?

Askerî Müze’ye gittin mi?

Başladım kitapları karıştırmaya. Orada beş cildlik “Şehitlerimiz ansiklopedi serisi (Milli Savunma Bakanlığı 1998)” gözüme ilişti. İçimden “tamam” dedim. Eğer bu kitapta da bir isme rastlamaz isem, artık bir iz bulamayacağım. Ümidime düşen ışık yoksa parlıyor muydu?..



Yozgat’tan Recep Çetinel’in hatırasına kaldığımız yerden devam ediyoruz... Hem bir gezi hem de Çanakkale Savaşına gidip de geri dönmeyen babasının dedesinin mezarını bulabilmek amacıyla Çanakkale’ye giden okurumuz, iki günlük araştırmasında bir netice alamaz. Artık ertesi gün işe gitmesi gerektiği için Yalova’ya gitmek üzere bir minibüse biner. Minibüste şoförden başka yolcu yoktur... “Şoföre durumu anlatınca bana dedi ki: -Çanakkale merkezdeki Askerî Müze’ye gittin mi? -Gitmedim. -Oraya git. Daha da olmaz ise Ankara’ya Milli Savunma Bakanlığı’na dilekçe yaz. Dediği gibi merkezdeki Askeri Müze’ye gittim. Orada dışarıda Osmanlının ilk donanma gemisi, Anadolu tarafındaki kale, askeri kıyafetler, o günün tarihini anlatan video filmler vardı. Onları da seyrettim ancak o baktığım şeyler içerisinde en çok ilgimi çeken şey, havada birbirine çarpıp da aynen çarpı işareti halini alan iki mermi çekirdeği idi. O savaşta havada bu kadar mı mermi yağmıştı. Bunlara baktıktan sonra orada bulunan askeri kütüphaneye girdim. Bir anıt mezar bulamamıştım. En azından yazılı bir kaynak bulabilir miydim? Başladım kitapları karıştırmaya. Orada beş cildlik “Şehitlerimiz ansiklopedi serisi (Milli Savunma Bakanlığı 1998)” gözüme ilişti. İçimden “tamam” dedim. Eğer bu kitapta da bir isme rastlamaz isem, artık bir iz bulamayacağım. Ümidime düşen ışık yoksa parlıyor muydu? 5. cildde “Yozgat” bölümünde 94. Sayfada, yukarıdan aşağı sekiz ya da dokuzuncu sırada ceddimin ismini gördüm. Bir anda içim ürperdi, beni bir heyecan sardı. O gün o kadar gezmeme rağmen ben o odada terlediğim kadar hayatımda o kadar terlediğimi hatırlamıyorum. Savaş: 1. Dünya Savaşı. Cephe: S. Garp, Lakabı: Gökalioğulları. Baba adı: Halil. Adı: Halil. Doğum Tarihi: ... İlçesi: Akdağmadeni, Bucağı: Akçakışla. Ölüm tarihi: 1314, Merkez 1921, Eskişehir, Ilıca. İşte orada o sayfada gördüklerim bu bilgilerdi. Ben, şu an hayatta olan dedemden yani (büyükbabamdan) “Gökalioğulları” lakabını duymamıştım. Zaten dedem de şehit olan babası askere gittiğinde 2 yaşında imiş. Annesi de başkası ile evlenmiş. Akrabası da yok o şekilde kimsesiz büyümüş. Bu ismi bilmiyor. Ben bu ismin şehit olan Halil oğlu Halil isminden dolayı babamın büyükbabası olduğuna inanıyorum. Bizim köyün ismi şu an Ahmet Fakılı. Lakin köyün eski isminin Akçakışla olduğunu bilmesem de, köyün büyüklerinden ve büyükbabamdan köyümüzün kışladan geldiğini duymuştum. Zaten büyükbabam şu an köyümüzün 2. yaşlı bireyi. Bir de sorun şurada. Ceddimin doğum tarihi hicri 1314 olarak yazılı, fakat bu tarih doğru olamazdı. Çünkü benim dedem 1325 doğumlu idi. Yani dedem doğduğunda babası 11 yaşında oluyordu. Bu da olmazdı herhalde. Ben bunu şu an Doğu Anadoluda olduğu gibi nüfus kaydının olmayışı olabilirdi. Hem “O günlerde nüfus müdürlüğü mü vardı?” diye düşündüm. Ceddimin ölüm yeri Eskişehir Ilıca olarak kayıtlı ki bu şu ihtimali gösterir. Zaten ceddim Çanakkale savaşına diye gitti. 7 sene mektubu geldiğine göre bu şunu gösterir. Sekiz ay süren Çanakkale savaşında şehit olmamış. Eskişehir’e henüz gidip bu keşifte bulunmadım ancak ansiklopedilerden elde ettiğim bilgiye dayanarak ceddim olan Halil oğlu Halil Çanakkale veya başka bir cephede hastalanmış veya yaralanmış, tedavi amacı ile Eskişehir Ilıca’ya gitmiş orada da şehit olmuş olmalı. Ben bu elde ettiğim bilgiye ve kaynağa dayanarak bu ismi yazılı şahsın benim ceddim olduğuna %90 kanaat ettim. Zaten Yozgat şehitlerinin isimlerini tek tek okudum, başka bir Halil oğlu Halil isminde bir şehit yok idi. Ceddim de babasız büyüdüğünden babasının ismini takmışlar.Yani bu demek oluyor ki o ansiklopedide o bilgilerdeki zat benim ceddim idi ve ben bir soy ağacı şeması olarak 5. göbekten dedemin ismini de öğrenmiştim. Ben: Recep Çetinel, Babam: İsmail Çetinel, Büyükbabam: Hacı Çetinel, Ceddim: Halil. Büyükbabamın dedesi: Halil, Ceddimin büyükbabası: Gökali. Rabbim tüm şehitlerimize ve ölmüşlerimize rahmet eylesin.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT