BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > KOCA YUSUF

KOCA YUSUF

Yollar arabalarla doludur... Bunlar, çevreden gelen misafirlerdir. Ağaların kimisi, bir sırığa on onbeş metre basma bağlamış, bayrak gibi dalgalandıra dalgalandıra alay yerine gelir. Birtakımları, beraberlerinde hediye olarak koç, koyun, dana gibi hayvanlar getirirler. Böylece, düğün sahibinin yaptığı masraflar, fazlasıyle hediyeden çıkmış olurdu.



Yollar arabalarla doludur... Bunlar, çevreden gelen misafirlerdir. Ağaların kimisi, bir sırığa on onbeş metre basma bağlamış, bayrak gibi dalgalandıra dalgalandıra alay yerine gelir. Birtakımları, beraberlerinde hediye olarak koç, koyun, dana gibi hayvanlar getirirler. Böylece, düğün sahibinin yaptığı masraflar, fazlasıyle hediyeden çıkmış olurdu. Başyürüklerin koşacağı mesafe, ekseriya 25, başaltılar 20, büyükortalar 15, küçükortalar 10, desteler 5 kilometre olurdu. Pehlivanlara ne ödül verilirse, yürüklere de o verilir. Mesela, başpehlivana üç yaşında bir dana verilirse, başyürüğe de o yaşta bir dana verilir. Deliorman’daki at yarışlarında, Yusuf’un katıldığı yarışta olduğu gibi çok güzel bir uygulama vardır. Deste yürük yarışlarında, atlara ancak deste boyda güreşebilecek çocuklar binip yarışabilir. Diğer boylarda da aynıdır. Başta güreşecek irilik ve yaştaki bir yarışçı da ancak başyürük yarışına katılabilir. Atlar için de aynı sınıflama vardır. Taylar, deste yürükte yarıştırılır. Atların yaş ve ustalığına göre, yarışacağı boylar da yükselir. Bir defa büyük boyda yarışan, daha sonra altboyda yarışamazdı. Adaletin ve güzelliğin, böylesine mükemmel terazilendiği başka yarış yoktur herhalde... Güreşler desteden başlar. Deste pehlivanları kıran kırana boğuşurken, bakarsınız deste yürükleri alay (düğün) yerine gelir. Millet, bu hayvanları görebilmek için birbirini kırar. Gerçekten görülmeğe değerdir. Aylarca idman görmüş deste yürük tayların üzerlerine, tayların renklerinde, beyaz ata beyaz, kırmızıya kırmızı elbiseler giymiş 8-10 yaşlarında çocuklar bindirilir. Hayvanın üzeri çıplaktır. Eyer filan yoktur. Çocuk bir kolanla dizleri üstünden taya bağlanır. Alayın bulunduğu alana, yarışı önde bitirerek girenleri seyretmek ayrı bir âlemdir. Küçük deste binicileri, çalımla kamçılarını savurarak, “Ha Duru” diye nara atarak dağdan kopmuş bir taş gibi düğün yerine girerler. Bir taraftan pehlivanların hayda naralarını, öte yandan da yürüklerin sürücülerinin hoydalarını ve kamçı seslerini, at kişnemelerini duyan, akıncıların torunları Deliormanlı seyircilerin çoğu, gözyaşlarını tutamıyarak ağlarlar. Belli aralıklara, küçük orta, büyükorta, başaltı, yürükleri seyircilerin sevinç çığlıkları, teşvikleriyle alaya (düğün yerine) ulaşırlar. Nihayet öğleye doğru baş yürükler gelirler. Bunların geç kalması yarışın başlangıç yerine yavaş yavaş gitmesindendir. İşte yine bugün, renk renk elbiseleriyle atlara bağlanmış desteyürük atların binicileri çocuklarla birlikte diğer boylardaki atlar ve sürücüleri de yola çıkmıştı. Yusuf, başyürükte yarışacaktı. Yarışçılar ve yarışı düzenleyenler, ormanda kayboldular. Güneşin ormanda yükselip, düğün yerini ısıtmağa başlamasıyla beraber ortalık iyice şenlendi. Sünnet çocuğu, sünnetlik elbiselerini giymiş misafirlerin arasında dolaşıyordu. Bulgar ve Türkler iç içe oturmuş, sohbetin koyusuna dalmışlardı. Kimsenin aklına birbirlerinin milliyeti ve dini gelmiyordu. Bulgar çocuklarıyla Türk çocukları, çelik-çomak oynuyorlardı. Çocuklar, Bulgar-Türk ayrımının farkında değillerdi. Şu yakın zamana kadar yetişkinler de farkında değildi. Bulgar-Türk ne demek, onlar Osmanlı’ydı! Koçlar, kesilmiş kazanlar altındaki odunlar tutuşturulmuş, sular ısınmak, koçlar parçalanmak, yarış atları yürükler ve binicileri hedefe varmak üzereydi. Birileri daha hedeflerine varmak üzereydi. Ancak, onların hedeflerine varmaları, yürük atların ve binicilerinin hedeflerine varmaması demekti. ¥ DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98455
    % 1.69
  • 5.3279
    % -0.7
  • 6.0542
    % -0.85
  • 6.8869
    % -0.64
  • 220.305
    % -0.61
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT